Kadınlar katliamların son bulması için yasa istiyor

09:11

Beritan Canözer/JINHA

AMED - Seçimlerin ardından koalisyon ve erken seçim senaryoları tartışılırken genç kadınlar milletvekillerinin seçim sürecinde verdikleri sözleri unutmamasını istiyor. Öncelikli talepleri kadın katliamlarının son bulması olan kadınlar, yargının erkekleri aklayan kararlarının ortadan kalkmasını, bu yönlü yasal düzenleme isterken, eğitim alanında düzenlemeler yapılmasından yoksulluğun, işsizliğin çözülmesine kadar taleplerini dile getirdi.

7 Haziran seçimlerinin ardından 4 parti yüzde 10 barajını aşarak Meclis'e girdi. Milletvekilleri teker teker TBMM'de kürsüye çıkarak yemin etti, 25. yasama dönemi başladı. Ancak seçim sonrasında en çok tartışılan "Koalisyon olacak m", "Erken seçim mi olacak" soruları oldu. Siyasi partiler, 'kırmızı çizgilerden', 'yeniden seçimden' bahsederken halkın isteği ne oldu? Genç kadınlara bu yeni dönemde ne istediklerini sorduk. Tüm kadınların ortak talebi öncelikle kadın katliamlarının son bulması.

'Kadın katliamları durdurulsun'

Diyarbakır'da bir kafede çalışan genç kdınlardan Deniz Altın, parti liderlerinin ve seçilen vekillerin verdikleri sözleri unutmamalarını umduğunu belirterek, milletvekillerinden bundan sonra istediğinin kadın cinayetlerinin durdurulması için çalışmalar yapmaları olduğunu vurguladı. Deniz, şunları söyledi: "Bundan sonra Meclis'te tüm kadınların eli ve kolu olmalılar. Bizim sesimizi duyuramadığımız yerde onların bizim sesimize ses olmaları gerekir. Kadınlar her yerde bastırılıyor ve eril zihniyetin dayatmalarına maruz bırakılıyor. Kadın cinayetlerine ya da kadına yönelik şiddete karşı yürüyüşler yapıyoruz, açıklamalar yapıyoruz ama bunlar yeterli değil. Doğru yasal düzenlemelerine gitmeleri ve caydırıcı cezalar vermeleri gerekir. Seçim öncesi bunların önüne geçmek için Meclis'e gideceklerini söyleyen vekillerimiz olmuştu. Umuyorum ki vekillerimiz verdikleri sözleri unutmazlar" diye konuştu.

'Sokakta yürürken yüreğim ağzımda olsun istemiyorum'

Deniz, özellikle çalışan ve kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan kadınlara destek olunması gerektiğini söyleyerek, "Genç kadınlar için daha fazla çalışma alanı oluşturulmalıdır. Çalışmak isteyip doğru ve düzgün bir çalışma alanı bulamadığı için çalışamayan bir çok üniversite öğrencisi var. Ne yazık ki ülkedeki tüm gençler zengin değil ve ailelerine destek olmak için de kendi okul masraflarını kendileri çıkarıtıyorlar. Bu anlamda kadınlara da erkeklere de öğrencilik döneminde destek olunmalı. Açıkçası ben bir kadın olarak sokakta gündüz vakti yürürüken yüreğim ağzımda yürümek istemiyorum. Şuradan biri saldıracak diye ürkmek istemiyorum. Benim gibi düşünen yüzlerce kadın vardır. Kadınların sokakta, evde, çalıştığı iş yerinde daha özgür olabilmesi için kadın haklarına daha fazla önem verilmelidir" sözlerine yer verdi.

'Eğitim sisteminde değişiklikler istiyoruz'

Genç kadınlar olarak vekillerden ve oluşacak yeni düzenden beklentilerini dile getiren Hatice Dağ ise, "HDP'nin bundan sonraki Meclis çalışmalarında bir genç kadın olarak özellikle genç kadınlar üzerindeki feodal dil ve zihniyeti kıracağına inanıyoruz. Bize vaat ettiği Kürdistan ve Türkiye sahasındaki özgür kadın modelini oluşturacağına inanıyorum. HDP Meclis'e daha fazla kadın kazandırmış bir parti olarak zaten kadınlara verdiği önemi göstermiştir. Özellikle kadınların eğitim sisteminde yok sayılması, son eğitim değişikliğinde 36 bine yakın kadın öğrencinin açıkta kalması ile beraber eğitim sisteminin değişmesi için adım atılmasını bekliyoruz. Bugün üniversitelerde kadın üzerindeki baskı, zorbalık ve yıldırma politikasına son verilmesi niçin partilerin adım atmasını bekliyoruz" ifadelerine yer verdi.

'Omuzlarımızda katledilmiş kadın cenazesi taşımak istemiyoruz'

Hatice, son zamanlarda artan kadın katliamları ve kadına yönelik şiddeti ele alarak, bunların devlet zihniyeti tarafından gerçekleştiğini belirtti. Hatice, kadınlara yönelik her türlü şiddetin son bulması için çözüm üretilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Biz artık omuzlarımızda eşi ya da ailesi tarafından katledilmiş bir kadın cenazesi taşımak istemiyoruz. Kadınların rahat bir nefes alabildiği, yaşamına müdahale edilmediği bir anayasa istiyoruz. Kadın katillerine nefsi müdafaa diyerek beraat getiren bir yargı istemiyoruz ve bundan sonrakilerin de buna yönelik gerekeni yapmaları gerektiğini söylüyoruz. Özellikle çocuk işçiliği bölgede gün geçtikçe artıyor. Çocuklar okullara gitmek yerine sokaklarda dilenerek, mendil satarak para kazanmaya çalışıyor. Bunun da önüne geçilmesi için çalışmalar yapmalıdırlar. Umuyoruz ki seçilmişlerimiz sesimizi duyarlar ve yapmaları gerekeni yaparlar" sözlerini dile getirdi.

'Halkının davası için mücadele etsinler'

Bugüne kadar verilen sözlerin tutulmadığını ve bu ülkede yaşayan halklar için her geçen gün yaşamın daha zorlaştırıldığını dile getiren Sabriye Kassap, "Ülke büyükleri 'biz halkımız için oturuyoruz bu koltuklarda' deyip saraylarda yaşamaya başlarken, onlar için oturuyoruz dedikleri halklar da açlık sınırında yaşıyor. Henüz 7-8 yaşında olan çocuklar yoksulluktan sokaklarda can güvenliği olmadan çalışıyorlar. Kadınlar eve bakabilmek için sigortasız çalışarak evlere temizliğe gidiyorlar. Kürt, Türk, Ermeni fark etmeksizin her gün bir annenin gözyaşları sel oluyor evladının arkasından. Ailelerin aç ve açıkta kalarak üniversite kazanmasını sağladıkları gençler üniversite masraflarını ödeyemedikleri için okulu bırakıp farklı illere çalışmaya gidiyorlar. Sanırım bundan sonrası için ne istediğimi kısaca dile getirmiş oldum. Ben saraylarda yaşayan, aylık 23 bin lira maaş alan vekiller ve liderler istemiyorum. Halkını aç bırakmayıp, halkının davası için mücadele eden seçilmişler istiyorum" diye ifade etti.


(gc/mg)