Selma Irmak: Kalıcı barışın yolu Öcalan'ın özgürlüğünden geçer
12:25
JINHA
AMED - DTK genel kurulunda konuşan DTK Eşbaşkanı Selma Irmak, kalıcı bir barışın yolunun PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın özgürlüğünden geçtiğine işaret ederek, "Mandela olmasaydı Afrika'da hiç kimse halklar arasında barışı sağlayamazdı. Aynı şekilde Abdullah Öcalan olmadan da hiç kimse Türkiye'de kalıcı bir barışı sağlayamaz" dedi.
Demokratik Toplum Kongresi (DTK), 6-7 Eylül tarihinde gerçekleştirdiği 7. Olağan Kongresi'nde kabul edilen "Demokratik toplumu ve özgür yaşamı inşa" sözleşmesinde karar altına aldığı 3 aylık Genel Kurul Toplantısı Diyarbakır Büyükşehir Konferans Salonu'nda başladı. DTK Eşbaşkanları Hatip Dicle ve Selma Irmak ile 501 delegesinin yanı sıra HDP ve DBP'li siyasetçilerinde katıldığı ve 2 gün sürecek olan kurul, özgürlük ve demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına yapılan saygı duruşuyla başladı. Kurulda ilk olarak konuşan DTK Eşbaşkanı Selma Irmak, 3 aylık genel kurullarını seçim süreci nedeniyle ertelediklerini söyleyerek, "Yürütülen mücadele dünyanın her yerinde meşru görülüyor. Çünkü biz halkların sahip olması gereken hakların mücadelesini yürütüyoruz" ifadesine yer verdi.
'HDP zaferi Rojava devriminin devamıdır'
Rojava devrimiyle beraber Kürtlerin önüne konulan duvarların yıkıldığını söyleyen Selma, "Menfaatleri uğruna Kürdistan'ı tarumar eden güçlerin önü kesilmiştir. Kürtler Ortadoğu'da çözümün merkezi haline gelmiştir. Kürtlere dönük yapılan saldırılar nedenini buradan alıyor. Ortadoğu'da barış ve özgürlüğü istemeyen tüm kesimler, bunu Kürtlere saldırarak sağlamaya çalışıyor. HDP'nin zaferi Rojava devriminin bir devamıdır. Nasıl ki Kobanê'ye DAİŞ'in eliyle saldırılar yöneltiliyorsa, Kuzey Kürdistan'da da HÜDA-PAR gibi yapılanmaların eliyle saldırılar yönetildi. Kuzey'deki bu saldırılar Diyadin, Diyarbakır gibi yerlerde karanlık güçlerin devreye sokulmasıyla devam etti. Kürtler, saldırılardan sonra gülmeyi bilmiştir. Bunu da engellemek için seçimlerden sonra HÜDA-PAR'a yüklediği saldırılar baş göstermiştir. Kimse bizleri çocuk yerine koymasın. Bu saldırıların arkasında AKP'nin, DAİŞ'in ve İran'ın da bulunduğunu çok iyi biliyoruz" diye konuştu. Rojava'da elde edilen zaferin DAİŞ'in belini büktüğünü, Kuzey'de HDP başarısının da AKP hükümetinin belini büktüğünü söyleyen Selma, "Kürt siyaseti artık Türkiye ve Ortadoğu'da halklara dayalı değiştirici bir rol oynuyor" sözlerine yer verdi.
'Kalıcı barış için Öcalan özgür olmalıdır'
PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın özgürlüğüne yönelik başlatılan kampanyaya değinen Selma, "Türkiye ve Kürdistan halkları için önemli kazanımların mimarı Sayın Öcalan, halen tutuklu bulunuyor. Sayın Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması için bir kampanya başlatıldı ancak bu çok yetersiz bir istektir. Bir tutuklunun avukatı ve ailesiyle görüşmesi en doğal hakkıdır zaten. Kalıcı bir barışın sağlanması için sayın Öcalan'ın özgür olması gerekir. Mandela olmasaydı Afrika'da hiç kimse halklar arasında barışı sağlayamazdı. Aynı şekilde Abdullah Öcalan olmadan da hiç kimse Türkiye'de kalıcı bir barışı sağlayamaz" dedi.
'Katliamın azmettiricileri insan hakları mahkemelerinde yargılanmalı'
Selma'nın ardından konuşan DTK Eşbaşkanı Hatip Dicle, emperyalist güçlerin Kürtlerin tüm kazanımlarını yok etmek için her türlü saldırıyı meşru gördüğünü ancak Kürt savaşçılarının tüm bu saldırılar karşısında dünyanın hayranlıkla izlediği bir direniş sergilediğini söyledi. Hatip, "Ortadoğu ve Kürdistan 1990'lı yıllardan bu yana 3. Dünya Savaşı diye nitelendirdiğimiz kavurucu bir ateşin içine atıldı. Bu ateş 1. ve 2. dünya savaşlarında olduğu gibi 4-5 yıl içerisinde bitmeyecek. 25 yıldır devam eden bu savaşın daha 25 yıl daha devam edeceğini göz önünde bulundurmak zorundayız" diye belirtti. DAİŞ çetelerinin sınırdan geçerek Kobanê'ye saldırıp saldırmadıklarının ortaya çıkacağını belirten Hatip, "Güneş balçıkla sıvanmaz. Şimdi kesin olan Türkiye, bu katliamın azmettirici suçunu işlemiştir. Bu katliamları kınamak yetmez. DAİŞ'e kim destek verdi, hangi ülkeler besliyor? Bunun ortaya çıkarılması gerekiyor. Bu katliamın azmettiricileri insan hakları mahkemelerinde yargılanmalıdır" diye belirtti.
'Kürtlere yönelik saldırıların merkezinde AKP vardır'
Konuşmasına Kobanê'deki saldırıları kınayarak başlayan Halkların Demokratik Kongresi Eşözcüsü Sebahat Tuncel de Rojava halkının tüm saldırılara rağmen halklara yeni bir umut vermeye devam edeceğini ifade etti. 7 Haziran seçimlerinde yeni bir dönemin ortaya çıktığını söyleyen Sebahat, HDK'nin yeni dönemin ruhuna uygun bir şekilde şekilleneceğini belirtti. Ortadoğu'da Kürtler olmadan yeni bir denklemin kurulamayacağını kaydeden Sebahat, "Kürtlerin denklemin tam ortasında bulunması başta Erdoğan olmak üzere AKP hükümetini tarafından kabul edilmek istenmemiştir. O yüzdendir ki Kürtlere dönük bu saldırıların merkezinde AKP hükümeti yer almaktadır" sözlerini ifade etti. Ortadoğu ve Türkiye'de kalıcı bir barışın sağlanmasının yolunun Abdullah Öcalan'ın özgürlüğünden geçtiğini vurgulayan Sebahat, "İmralı'da sadece Öcalan tutulmuyor. Sayın Öcalan'ın şahsında tüm Kürdistan halkları İmralı'da tutuluyor" dedi.
Kurul, delege üyeleri arasında yürütülen tartışmalarla devam ediyor.
(bc-pz/gc/mg)
