Pervin Buldan: Kobanê katliamının sorumlusu AKP'dir

14:27

JINHA

İSTANBUL - Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması için adalet arayışlarını sürdüren Cumartesi Anneleri'nin bu haftaki eyleme katılan HDP İstanbul 3.Bölge Milletvekili Pervin Buldan, DAİŞ'in Kobanê'ye yönelik saldırısını kınayarak, Türkiye devletinin ve AKP'nin Kobanê'de gerçekleştirilen katliamın sorumlusu olduğunu belirtti.

Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması amacıyla sürdürdükleri adalet arayışlarının 535'inci haftasında Galatasaray Meydanı'nda bir araya geldi. "Failler belli, kayıplar nerede?" yazılı pankartı açan Cumartesi Anneleri, kayıplarının fotoğrafları ve kırmızı karanfiller taşıdı. HDP İstanbul Milletvekili Pervin Buldan'ın da katıldığı Cumartesi Anneleri'nin bu haftaki eyleminde, gözaltına alınarak katledilen Selahattin Akbulut dosyasının akıbeti soruldu.

'Bu mücadele ruhu bize mirastır'
Eylemde ilk olarak söz alan Baba Ocak'ın oğlu Hüseyin Ocak, babasının Dersim katliamının tanıdığı olduğunu ve sonrasında da birçok kez işkence gördüğünü belirterek, gözaltında kaybedilen devrimciler için mücadele yürüttüğünü ifade etti. Babasının zulme karşı her zaman direndiğinin altını çizen Hüseyin, bu mücadele ruhunu kendilerine miras olarak bıraktığını söyledi. Hüseyin, askerde kaybolan Osman Karadeniz'in bulunması talebinde de bulundu.

'Bizler adalet arayışçılarıyız'

HDP İstanbul 3.Bölge Milletvekili Pervin Buldan, Türkiye'de yaşanan toplu katliamların benzerinin Kobanê'de yaşandığı vurgusu yaparak, Kobanê katliamını Halepçe katliamının tekrarı olarak nitelendirdi. Kobanê'de gerçekleştirilen saldırılara ilişkin olarak, "Bu olaylarda Türkiye'nin Saddamlarının parmağı olduğu gerçek. Dolayısıyla biz Türkiye devletine ve AKP hükümetine Kobanê'de gerçekleştirilen katliamların sorumlusu olduğunu hatırlatmak isteriz" diye konuşan Pervin, AKP hükümetinin IŞİD'in terör örgütü olduğunu söylemediğine ve IŞİD'ın yaptığı eylemler karşısında olumlu söylemlerde bulunduğunu dile getirdi. Bu söylemlerin Türkiye'nin IŞİD'i desteklediğine gösterge olduğunu belirten Pervin, "Bizler adalet arayışçılarıyız" dedi. Pervin, barış ve müzakere sürecinin derhal başlaması gerektiğini de dile getirdi.
Selahattin Akbulut'un yeğeni Hatice Baran, Selahattin Akbulut'un 1995 yılında zorla kaçırılarak gözaltına alındığını söyledi. Selahattin Akbulut'un gözaltına alınırken "Gidişim olacak ama dönüşüm olmayabilir" dediği bilgisini paylaştı.

'Annelerin gözyaşlarını dindirecek politikalar hayata geçirilmeli'

Ardından basın metnini okuyan Aylin Hacaloğlu, meclisten hak karşıtı söylemler yerine ülkenin sorunlarıyla yüzleşen, barış ve çözümden yana bir siyasete geçmelerini talep ettiklerini belirtti. Annelerin gözyaşlarını dindirecek politikaların hayata geçirilmesinin önemini belirten Aylin, partilerin annelerin gözyaşlarının sorumluluğunu kabullenmesi gerektiğini vurguladı. Aylin, hükümetin çatışmacı politikalarının insanlık suçlarından biri olduğunun altını çizerek, Selahattin'in gözaltında kaybedilmesi gerçeğine dikkat çekti.

'Koruculuğu kabul etmediği için baskı altındaydı'

60 yaşında olan ve Diyarbakır'ın Bismil ilçesine bağlı Kenhizirkan (Tatlıçayır) köyünde yaşayan Selahattin'in koruculuğu kabul etmediğini ve sonrasında baskı altında olduğunu ifade eden Aylin, Selahattin'in işkence gördüğünü, defalarca gözaltına alındığını ve ölümle tehdit edildiğini kaydetti. Aylin, Selahattin'in köylerine yapılan baskın sonucu işkence ile gözaltına alındığını söyleyerek, gözaltına alınanlar arasında sivil giyimli kişilerin yanında uzman çavuşların da olduğunu dile getirdi.

'Failler cezasızlıkla ödüllendirildi'

Selahattin'den 8 ay boyunca haber alınamadığına vurgu yapan Aylin, 26 Şubat 1996 tarihinde ailenin Kuruçay'da bulunan bir ceset teşhisi için çağrıldığı bilgisini paylaştı. Aylin, savcılığın ceset üzerinde araştırılmalar yaptığını ve sonucunda Selahattin'in 6 ay önce ateşli silahla öldürüldüğünü söyledi. Selahattin'i gözaltına alanların ve vahşice öldürenlerin bilinmesine rağmen hukukun işletilmediğini belirtti. Aylin, faillerin ise cezasızlıkla ödüllendirildiğini ekledi.

'Selahattin Akbulut'un failleri yargılansın'

Selahattin'in kaybedildiği dönemin cumhurbaşkanının Süleyman Demirel olduğunu söyleyen Aylin, Tansu Çiller'in başbakan, Nahit Menteşe'nin İçişleri Bakanı olduğu 50.hükümet'in Selahattin'in kaybedilmesindeki failler ve faillere bu ortamı sağlayan sorumluların yargılanması gerektiğinin altını çizdi. Aylin, Selahattin'in dosyasındaki 20 yıllık cezasızlığın son bulması ve adalet sağlanması çağrısında bulundu. Açıklamanın ardından eylem sona erdi.

(en-fm/dc/mg)