Figen Yüksekdağ: AKP DAİŞ'i desteklemiyorsa operasyon düzenlesin

15:06

JINHA

RIHA - Suruç'ta sınır hattına gelen HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, AKP'nin DAİŞ'i desteklediğini ve katliamdan sorumlu olduğunu belirterek, "Eğer bu barbar çeteleri desteklemiyorsanız, arkalarında durmuyorsanız, her gün insanları karakollara, hapse dolduruyorsunuz ya bir tane DAİŞ elemanına karşı operasyon gerçekleştirin. Bir sorumluyu açığa çıkarın. Aksi halde 'DAİŞ'i desteklemiyoruz' iddiaları bizim nezdimizde geçerli değildir" dedi.

DAİŞ çetelerinin 25 Haziran'da Kobané'de gerçekleştirdiği saldırıların ardından yaşananları yerinde izlemek amacıyla HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ ve HDP'li vekillerden oluşan grup Urfa'nın Suruç ilçesine gelerek bir takım incelemelerde bulundu. Yapılan görüşmelerin ardından Kobané sınırında bulunan Newroz tepesinde basın açıklamasında bulunuldu. Basının yoğun ilgi gösterdiği açıklamaya, yüzlerce Kobanéli ve Suruçlu yurttaş katılım gösterirken, açıklamaya ayrıca HDP Urfa milletvekillerinden Osman Baydemir, Dilek Öcalan, Leyla Güven, İbrahim Ayhan, Ziya Çalışkan HDP Mardin Milletvekili Gülseren Yıldırım, HDP İstanbul milletvekillerinden Hüda Kaya, Filiz Kerestecioğlu, HDP Adana Milletvekili Meral Danış Bestaş ve DBP Suruç yöneticileri katıldı. Açıklamadan önce demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler adına bir dakikalık saygı duruşu yapıldı. Açıklamaya katılan halk sık sık, "Kürdistan faşizme mezar olacak", "Şehit namirin", "Biji berxwedana YPG" sloganlarını attı.

'Saldırılar Kürt halkının kazanımlarına yöneliktir'

Atılan sloganların ardından konuşmasına başlayan HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, gerçekleştirilen saldırıların Kürt halkının kazanımlarına yönelik olduğunu, zaferleri hazmedemeyenlerin planlı saldırılar yaptığını belirterek, 7 Haziran'da da HDP'nin başarısına dikkat çekti. Figen "Bizlere kanı, gözyaşını yaşatan, sinsice ve kalleşçe arkadan dolanan, dolaşan, siyasi saldırılarla yaklaşanlara karşı biz açık, dürüst, şeffaf ve meşru mücadelenin yolundan giderek zafer kazandık. Halkımız bu zaferi hak etti. Bu zaferler bize anamızın ak sütü kadar helaldir. Ama bize bu zulmü yaşatanlara bu siyasal yaşam ve gelecek haram olacak" dedi.

Kobanê'de ve Rojava kantonlarında halkın ve direnişçilerin meşru mücadele verdiğini vurgulayan Figen konuşmasında şunları söyledi:

"Kardeşçe ve barış içinde yaşamak istedikleri toprakları, işgalcilere, insanlıktan nasibini almamış barbarlara karşı savundular. Bundan büyük bir tarihsel haklılık, meşruiyet olabilir mi? Karanlık güçlerin, Türkiye'deki siyasi iktidarın koruyup kolladığı, kol kanat gerdiği bu insanlık düşmanı çetelere karşı Kobanê'de halkımız ve halkınızın direnişçileri sadece inançlarıyla ve bu meşru güçleriyle kazandılar. Kobanê'de kazandığımız zafer bu meşruiyetin ürünüdür. Bu meşruiyeti hiç kimse, karanlık propagandalarla karartamaz. Kobanê'deki aydınlık direniş tüm karanlık kuşatmalara karşı mücadele yürütme cesareti ve güveni olmuştur. Bu nedenle Kobanê zaferini hazmedemeyenler her gün silahlarla, bombalarla, yalanlarla bu güneşi karartmaya çalıştılar. Bilinen bir söz vardır. Güneşi balçıkla sıvayamazsınız. Güneşi çirkefle karartamazsınız. Bu çirkef yalanları söyleyenler emin olun kendi çirkefli çukurunda boğulacaklar. YPG/YPG direnişçileri Kobanê'de elde edilen başarıyı Til Ebyad'da da elde etti. Bu zaferi elde eden yiğitlere bir kere daha selam olsun.

'İktidarın PYD'ye teşekkür etmesi gerekiyor'

İnsanlıktan anlayanın bu büyük başarılardan memnun olması gerekir. Eğer insanlığa düşman değilse, eğer kandan beslenmiyorsa PYD'nin DAİŞ terör örgütünü yenilgiye uğratmasından memnun olması gerekir. Siyasi iktidarın PYD'yi kutlaması gerekir, teşekkür etmesi gerekirken Türkiye'deki siyasi iktidar 'PYD DAİŞ'ten daha tehlikeli' diyor. Bebek katleden, çocukları kurşuna dizen katliam şebekesini, terör örgütünü PYD gibi halk yapılanmasının önüne geçirebilecek kadar gözü kararmış bunların. Bu kadar insani değerlere dayalı siyasetten kopmuşlar. Siyaseti insan yaşamını her şeyin önünde tutarak değil hırslarıyla, işgal planlarıyla birlikte yapıyorlar. PYD sınırda tüm Türkiye halklarını koruyan direnişin temsilcisidir. Biz onlara teşekkür ediyoruz. Çok yaşa PYD, Her bijî PYD diyoruz.

'PYD olmasa Türkiye'nin merkezi de güvende olmayacak'

PYD'nin YPG ve YPJ güçlerinin bugün Girê Spî'de, Rojava'da yürüttüğü insanlık mücadelesi olmasa, sadece Türkiye sınır boyları değil Türkiye'nin merkezinden de hiçbir Türkiye yurttaşı güvende olamayacak. Bunu siyasi iktidar da çok iyi biliyor. Bugün DAİŞ çetesi, o barbarlar sürüsü Rojava'da olmasaydı bugün saldıracakları yer Türkiye olacaktı. Ama siyasi iktidar bu gerçeği çok iyi bilmesine rağmen dar çıkarları nedeniyle insanlık düşmanı çete karşısındaki duruşunu değiştirmiyor. Bugüne kadar uyardık dedik ki bu karanlık çete Türkiye ve bazı güçler tarafından destekleniyor. Bunu söylediğimizde hırçınlıkla, öfkeyle karşımızda dikiliyorlar ve 'Hayır desteklemiyoruz' diyorlar. Dün 'PYD DAİŞ'ten daha tehlikelidir' diyerek DAİŞ'i desteklediğini söyleyen siz değil misiniz? İktidar PYD ve Kürtlere karşı DAİŞ gibi kanlı çeteyi destekliyor. Daha dün iktidarın borazanları tarafından Rojava ve Suriye'ye dönük işgal planları deşifre edildi. Gerekçe olarak da 'Türkiye sınırında Kürt devleti oluşuyor bunu engellemek için Türkiye'nin Suriye'ye müdahale etmesi şarttır' diyorlar.

'Artık Kürt halkının yakasından düşün'

'Nasıl olsa Türkiye halklarında Mehmet çok.' Kürt, Türk bu Mehmetlerin savaşlarda harcanması onların umurunda değil. Yıllar boyunca iç çatışmaya sebebiyet vererek Ahmetlerimizin, Mehmetlerimizin canını kaybetmesine neden olan zihniyet bu savaş çığırtkanı zihniyettir. Suriye'de savaş planlarını Kürt düşmanlığı üzerinden yapmaya çalışıyorlar. Artık Kürt halkının yakasından düşün. Kürt halkı her yerde eşitlik ve kardeşlik hukuku kurarak bu hukukun güvencesini sağlayarak yaşamak istiyor. Siz bu hakkı vermeseniz de alacak. Her şeye rağmen 'barış' dedik ve bugün Türkiye'de savaş yoksa bu barıştan vazgeçmeyen Kürtler sayesinde, HDP sayesinde olmuştur. Biz bunu kimsenin başına kakmadık, görevimizi yaptık sadece. Ama artık siyasi iktidar görevini yapmak zorunda. İçte çatışma ve savaş siyasetini tutturamayacağını anladı şimdi Suriye'ye oynuyor. 7 Haziran'da yenilgisinin acısını savaşla çıkarmaya çalışıyor. Halkların geleceğiyle kimsenin oynamaya hakkı yoktur.

'Hazmedilmeyen birlikteliktir'

Siyasi iktidar Rojava'da halkımızın, halklarımızın kurduğu yeni yaşamdan zerrece bir şey anlamıyor. Tüm Türkiye halklarına sesleniyorum. Bugün Rojava kantonlarında mücadele eden YPG, YPJ, siyasi parti olarak PYD ve oradaki tüm özgürlük için mücadele edenler halkları kardeşçe bir araya getirdi. Düne kadar birbirine boğazlatılmaya çalışılan halklarımız yeni bir yaşam, yeni bir siyasi yönetim kurdu. İşte bunların hazmedemediği bu birlikteliktir. İnsanlık dışı yalanlarla bir savaşın alt yapısını oluşturmaya çalışıyor.

'Neden Türkmen kadınları kurtarmadınız'

Bir DAİŞ'li gazeteci adi yalana dayanarak güçlerin ilerleyişini durdurmaya çalışıyorlar. O gazeteci ve yalana dayanarak savaş hazırlıkları yapanlara bir şey söylemek istiyorum. DAİŞ tarafından kaçırılan, pazarlanan yüzlerce binlerce Türkmen kadını köle pazarlarında satılırken, katledilirken neredeydiniz? Niye bu zulmü, bu aşağılık tabloyu Türkiye'ye anlatmadınız. DAİŞ'in elindeki kadınlar Türkmen değil miydi? Neden sahip çıkmadınız. Ama onlara sahip çıkanlar YPJ/YPG idi. Hala da o aşağılık çetenin saldırılarına karşı hiçbir ulus, millet ayrımı yapmadan, inanç ayrımı yapmadan savunma, koruma görevini yerini getiriyor PYD güçleri.

Katliam planlı yapıldı

Bizler bu yaşam çizgisine, bu direniş çizgisine sahip çıkıyoruz. Bu saldırıların tek nedeni bu sınırların ötesinde büyük insanlığın boy veriyor olmasıdır. İnsanlık değerlerinden, emekten, özgürlükten, adaletten kopanlar, büyük insanlığını boy vermesinden korkarlar. Bu yüzden bu alçakça saldırı gerçekleştirildi. 170 yaralı Urfa ve Suruç hastanelerinde bulunuyor. Hala ölü sayısı belirlenemedi. Katliamın çapı oldukça ağır. Bizler bu kadar çaplı katliamın anlık, tekil şekilde gerçekleştirildiğini düşünmüyoruz. Görgü tanıkları, anlatımlar kanıtlıyor ki planlanmış ve birçok cepheden düğmeye basılmış. Mürşitpınar hattından saldırı oldu. Çeteler defalarca Türkiye sınırından elini kolunu sallayarak gitti geldi. Görüntülerini yayınladık, ortaya çıkardık ama iktidar yalanladı.

'Katliamın üstünü örtemezsiniz'

Hukuk, adalet mekanizmaları onların yalanlarına hizmet ediyor. Tek bir soruşturma açılmadı. Askeri görevlilerle sınırdan rahatça gelip geçtiklerini kanıtlamamıza rağmen tek bir soruşturma açılmadı. Hala iktidar şirretlik yaparak hesap vermekten kaçıyor. Şirretlik yaparak bu kadar kadın katliamının üstünü örtemezsiniz. Akçakale'de DAİŞ kampları var. Buraların üstüne gidin, soruşturma açın, polisi savcıyı göreve çağırın. Hiçbiri Akçakale'deki DAİŞ kampları için tek bir adım atılmadı. Bugün de gözümüzün içine baka baka sınır kapısından çeteler bombaları geçirdi katliamı yaptı.

'AKP'nin DAİŞ'in arkasında olduğu iddia değil gerçek'

Artık bu gerçeğin iddia olduğunu söylemek kadar sorumsuz bir yaklaşım yoktur. AKP'nin DAİŞ'i desteklediği ve katliamdan sorumlu olduğu gerçeğinin altını çiziyoruz. AKP Hükümeti, siyasi iktidar bu çetelerle bütün bağını keser ve mevzilendiği alanlara dönük bize yaptıkları operasyonlardan bir tanesini Allah için bunlara yapın. Çetelere karşı bir tane operasyon yapın da size birazcık inanalım. Çağrı yapıyorum. Birinci parti sizsiniz. Oluşturulacak koalisyondan da en etkili olabilecek sizsiniz. Eğer bu barbar çeteleri desteklemiyorsanız, arkalarında durmuyorsanız, her gün insanları karakollara, hapse dolduruyorsunuz ya bir tane DAİŞ elemanına karşı operasyon gerçekleştirin. Bir sorumluyu açığa çıkarın. Aksi halde 'DAİŞ'i desteklemiyoruz' iddiaları bizim nezdimizde geçerli değildir.

Bu katliamla birlikte tüm halkımız gerçeğin ne olduğunu gördü. Tüm Türkiye halkları artık gerçeğin ne olduğunu çok iyi biliyor. Bu zamana kadar sayısızca bu sınırlarda insanlık dışı saldırılarla karşılaştık. Nasıl bu saldırıları aştıysak, bu karanlık günleri de aşmayı başaracağız. Yitirdiğimiz bütün canlarımız için rahmet diliyorum. Bütün Ortadoğu, Türkiye halklarının, Kürt halkının başı sağ olsun. Şehit namirin.

Açıklamanın ardından hastaneye yaralıları ziyarete gidildi

(zd-ny/gc/mg)