AKP'li vekil Muhsin Kızılkaya'nın eşini bıçakladığı ortaya çıktı

15:20

JINHA

HABER MERKEZİ - Mersin'den AKP milletvekili seçilen Muhsin Kızılkaya'nın 2002 yılında eşi G.U.K'yi bıçakladığı ortaya çıktı. İddiaya göre, yaralanarak 5 gün iş göremez raporu alan G.U.K. daha sonra şikayetini geri aldığı için, o dönemin yasalarına göre ceza ortadan kalktı.

7 Haziran seçimlerinde AKP'den Milletvekili seçilen Muhsin Kızılkaya hakkında Birgün Gazetesi tarafından dikkat çekici bir iddia ortaya atıldı. Öne sürülen iddiaya göre Muhsin Kızılkaya, 2002 yılında bir tartışma sırasında eşi G.U.K'yi bıçakla yaraladı. 18 Mart 2002'de, mahkeme tarafından TCK'nin 456/4 maddesi gereğince ağır para cezasına çarptırıldı. Ceza artırımına da gidilerek o dönemin parası ile 290.104.465 Lira para cezası verildi. Ancak daha sonra G.U.K. ve Muhsin Kızılkaya mahkemeye başvurarak karara itiraz etmeye karar verdi. Burada G.U.K. şikayetçi olmadığını, "kendi kendisini karnından yaraladığını" belirten bir ifade vererek, cezanın kaldırılmasını sağladı. Böylece Muhsin Kızılkaya, cezadan kurtulmuş oldu. 2005'ten önceki yasa nedeniyle kamu davası da açılmadı.

Gazetenin bu durumu değerlendirttiği feminist Avukat Hülya Gülbahar, "Bu kararda bıçakla yaralama da dahil eski Türk Ceza Kanunu'ndaki (TCK) kadına karşı işlenen şiddet suçlarının şikayete bağlı olmasının, kamu davası açılamamasının, şikayetçi vazgeçtiği anda düşmesinin aslında devlet tarafından suçlunun affedilmesi anlamına geldiğini görüyoruz. 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren TCK'de bu konu kamu davası olmuştur. Yeni TCK'de eşler arasında şikayete bağlı kılınan tek suç cinsel saldırı/tecavüz suçudur. Bunun da kamu davası olarak düzenlenmesi gerekir" diye konuştu.

'Muhsin Kızılkaya kadınlardan özür dilemeli'

AKP'den vekil seçilen Muhsin Kızılkaya'nın mevcut politik konumuna da değinen Gülbahar, şu çağrıyı yaptı:

"Kızılkaya şu anda kamuoyu önündeki siyasi bir kişiliktir. Her ne kadar geçmişte kalmış olsa da bu eylemi nedeniyle tüm kadınlardan içtenlikle özür dilemeli ve kadına karşı şiddetin hiçbir şekilde hoş görülemeyeceğini ve bugünkü TCK'deki gibi kamu davası olarak kalması için sonuna kadar kadın örgütleri ile beraber mücadele edeceğini açıklamalıdır."

(mg)