Sînor Kerim: Yeni anayasada eşbaşkanlık sistemi olmalı

09:04

Newroz Dijwar/JINHA

SİLÊMANÎ - Kürdistan Özgür Toplum Hareketi (TevgeraAzadi) Yönetim Kurulu üyesi Sinor Kerim, Güney Kürdistan anayasasında eşbaşkanlık sisteminin yer almasını gerektiğini belirterek, "Eşbaşkanlık sistemi gelişkin bir demokrasinin olmazsa olmazıdır. Eğer eşbaşkanlık sistemi uygulanırsa Güney Kürdistan demokratikleşir, ayrımcı yasalar değişir" dedi.

Kürdistan Özgür Toplum Hareketi (Tevgera Azadi) Yönetim Kurulu Üyesi Sinor Kerim, hazırlık aşaması devam eden Güney Kürdistan anayasası ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yazılması devam eden anayasa komisyonuna önerge sunduklarını belirten Sinor, önergelerinde kadın sorunlarının çözümüne dönük yasa tekliflerinin olduğuna dikkat çekti. Sinor, Güney Kürdistan Bölgesi'nde yaşayan diğer halklar için de önerilerinin olduğunu kaydetti. Sinor, "Toplumsal sorunlara ve özellikle de kadınların yaşadığı sorunları çözecek önerilerimiz var. Kadın fuhşunun, kadın sünnetinin önünü almak, miras hakkının yeniden düzenlenmesi ve din adı altında kadına dayatılan ayrımcı yasaların ortadan kalkması gerekiyor. Kadın kotasının yüzde 40 olması gerekir. Eşbaşkanlık sisteminin diğer Kürdistan parçalarında olduğu gibi burada da uygulanmasını istiyoruz. Kadınlar için önerdiğimiz bu yasaların hepsinin anayasa da olmasını umut ediyoruz" diye konuştu.

'Parlamenter sistem devam etmeli'

24 yıldır Güney Kürdistan'da demokratik bir anayasanın olmamasını büyük bir eksiklik olarak değerlendiren Sinor, bölgenin parlamenter sistemle yürütülmesi gerektiğini kaydetti. Sinor, önerilerini parlamentoya sunmadan önce kendi aralarında bir komisyon oluşturduklarını belirterek, konuşmasına şöyle devam etti: "Var olan yasalar din, ulus farklılarını bir bütünüyle kapsamıyordu, yasalar demokratik değildi. Birey özgürlüklerini, din, ulus haklarının demokratik bir anayasaya kavuşması için bizler de önerilerimizi parlamentoya sunduk. Önerilerimizde değindiğimiz önemli noktalar var. Bunların başında bütün Güney Kürdistan halkını etkileyen başkanlık sistemi var. Bölgemizin başkanlık sisteminden çok parlamenter sisteme ihtiyacı var. Bölge başkanını parlamento seçmeli diye bir öneri sunduk. Eğer bölgemizde parlamenter sistemi olursa, parlamento başkanı seçer, başkanın yetkilerini parlamento sınırlar, parlamento filtre olur"

'Eşbaşkanlık sistemi bölgemizi demokratikleştirir'

Güney Kürdistan'da ilk defa eşbaşkanlık önerisinin hareketleri tarafından yapıldığını dile getiren Sinor, eşbaşkanlık sistemiyle bölgenin demokratikleşeceğine vurgu yaptı. Kadın kotasının yüzde 40 olması gerektiğini söyleyen Sinor, "En önemli önerilerimiz olan ve arkasında durduğumuz konu eşbaşkanlık sistemidir. Güney Kürdistan'da ilk defa böylesi bir öneriyi biz yaptık. Daha gelişkin bir demokrasinin olmazsa olmazıdır eşbaşkanlık sistemi. Alınacak bir kararda iki kişinin görüşü her zaman daha iyi. Daha eşitlikçi kararlar alınır. Diğer partilerin yaklaşımlarını çok fazla bilmiyorum ama biz TevgaraAzadi olarak eşbaşkanlık sistemini uyguluyoruz. Yüzde 40 kadın kotası çalışma alanlarımızın hepsinde var" ifadelerinde bulundu. Sinor, toplumsal sorunları ve kadınların yaşadığı sorunları çözecek demokratik bir anayasa için kadınların haklarının güvenceye alınmasını istedi. "Kadın fuhşunun, kadın sünnetinin önünü alacak, miras hakkını yine din adı altında kadına dayatılan ayrıcı yasaların ortadan kalması gerekiyor. Özellikle de kadın sünnetinin yasaklanması, tedbirlerinin alınması çok önemli. Sünnet edilen kız çocuklarının psikolojileri bozuluyor. Bu bölgemiz için de büyük bir ayıp" diyen Sinor, önerilerinin anayasada yer almasını istedi.

'Toplumsal cinsiyetçi yaklaşımlar halen aşılmış değil'

Yeni yazılan anayasada kadınları ötekileştiren yasaların kadınlar tarafından kabul edilmeyeceğine vurgu yapan Sinor, kadın kotasının anayasada yer almasının önemine dikkat çekti. Sinor, "Toplumsal cinsiyetçilikten kaynaklı bazı yaklaşımlar halen aşılmış değil. Geçen seçimlerde de gördük, kadınlara oy vermiyorlar. Eğer kota olursa toplumsal olarak bir değişim yaşanır. Bu nedenle kota çok önemli. Kadınlar yüzde 40 kotasıyla parlamentoya giderse kadınlar için büyük bir başarı olur" diye konuştu. Kadınların parlamentoda kendi iradeleriyle hareket etmesinin önemli olduğunu kaydeden Sinor, "Eğer eşit bir yaklaşım olsaydı kotaya bile gerek kalmazdı. Fakat kota olmasa bu sefer parlamentoya hiçbir kadın giremeyecek. Bölgenin yönetiminde yer alamayacak" ifadesinde bulundu.

'Kürdistan değil Güney Kürdistan parlamentosu olmalı'

Bölgenin resmiyette Kürdistan Parlamentosu olarak adlandırılmasının yanlış olduğunu söyleyen Sinor, bu tanımın değişmesi gerektiğini söyledi. Sinor, "Anayasada Kürdistan parlamentosu değil de Güney Kürdistan parlamentosu ve Güney Kürdistan Bölgesi tanımı resmiyet kazanmalı. Hepimiz biliyoruz ki Kürdistan sadece bir parça değil. Diğer parçaların olduğunu da unutmamalıyız" dedi. Bölgenin din üzerinden yönetilmesinin diğer kültürlerin inkârı olduğunu ifade eden Sinor, anayasada din üzerinden bir tanımın yapılmaması gerektiğini söyledi. Sinor, "Anayasada bölgede yaşayan diğer dinler ve farklılıklar gözetmeksizin yönetim şeklinin İslam şartlarına göre olması gerektiği yazılıyor. Fakat bölgemizde farklı dinler, kültürler var. Hiçbir din diğer bir dine üstünlük sağlamamalı. Her kesimin kendisini ifade edebileceği, dinini, kültürünü, özgürce yaşayabileceği bir sistemin olması için bu yasanın değişmesi gerekiyor. Bölge şu dine göre yönetilir kavramı bile yeni anayasaya girmemelidir" şeklinde konuştu.

'Kadın haklarının önemli bir düzeyde yer alacağından umutluyum'

Yeni anayasa için gelişen tartışmaları olumlu bulduğunu söyleyen Sinor, kadın örgütlerinin baskısı olmasa yasaların değişeceğine inanmadığını söyledi. "Özgürlük isteyenlerin, kadın örgütlerinin, sivil toplum kuruluşlarının baskısı sonucu oluşturulacak yeni anayasada kadın haklarının önemli bir düzeyde yer alacağından umutluyum" diyen Sinor, parlamentoda bütün siyasi partilerin iradesi olması gerektiğini söyledi. Bir partinin vesayeti altında anayasanın yazılamayacağını kaydeden Sinor son olarak şunları belirtti: "Sadece bir partinin vesayeti altında anayasa yazılamaz. Umutluyuz. Fakat söylediğim gibi eski yasaların hepsinde daha çok erkek aklı hâkim. Kadın hakları çok fazla savunulmamış. Kadın örgütlerinin baskısı sonucu bazı şeyler değişti. Süleymaniye'de bulunan Jiyan grubunda yer alan kadın örgütlerinin parlamentoya sunduğu projesi çok önemli. Ama bu önerilerin parlamentoda ne kadar tartışıldığı ya da üzerine çalışıldığı farklı bir konu."

(mg)