'Zilan tanrıçalaşmanın kadına nasıl ulaşacağını ortaya koydu'
09:04
Beritan Canözer - Tekoşin Tekin / JINHA
AMED - Zeynep Kınacı (Zilan), Dersim'de 19 yıl önce fedai eylem gerçekleştirerek Kürt kadınlarının direniş ve mücadele sembolü haline geldi. Zilan'ın hem çocukluk arkadaşı hem de yakın akrabası olan KJA üyesi Elif Kaya, "Zilan kadınlar için özgür bir yaşamın mümkün olduğunu ortaya koydu. Tanrıçalaşmanın kadına nasıl ulaşacağını ortaya koydu" dedi.
Dersim'de 30 Haziran 1996 yılında fedai eylem gerçekleştirerek yaşamını yitiren PKK gerillası Zeynep Kınacı'yı (Zilan), çocukluk arkadaşı ve yakın akrabası olan KJA Yönetim Kurulu üyesi Elif Kaya anlattı. Elif, Zilan'ın tanrıçalaşmasının kendi emeğinin, başarısının ve anlam arayışının bir sonucu olduğunu ifade ederek, "Durmak yoktu onun için. Çocukluğundan beri gelen bir şeydi bu aslında. Her defasında yeni şeyler bekledi. Her seferinde durmadı ve yeni bir şeylerin olduğunun farkındaydı. Bu anlam arayışı ile en sonda geldiği yer başta Kürt kadınları için olmak üzere tüm kadınlar ve ezilen halklar için bir özgürlük sembolü oldu. Bu yola öyle başladı. Öyle bir kuşatılmışlık öyle bir sınırlandırılmışlık içerisinde mücadele ederek başladı. Yaşam deneyimi ile mücadelesiz olunmayacağını bize öğretmiş oldu" diye belirtti.
'Cins ve mezhep çelişkisi yaşıyordu'
Zilan'ın Malatyalı ve orta halli bir ailenin çocuğu olduğunu belirten Elif, Zilan'ın babasını kaybetmesinin ardından evin bazı sorumluluklarını omuzladığını söyledi. Elif, "Aslında Zilan'ın kendisinden yaşça büyük ağabeyleri de vardı ama ona rağmen evin yükünü o omuzluyordu. Hem çalışıp aileyi geçindiriyordu hem de eğitimini devam ettiriyordu. Sorumluluk sahibi bir arkadaştı. Belki de çocuk olma şansı olmayanlardandı diyebilirim. Aldığı sorumluluğu laikiyle yerine getiren bir duruşu vardı. Zilan arkadaşın belki de yaşadığı sosyal çevreden ötürü yaşadığı iki çelişki vardı. Biri içinde bulunduğu koşullarda mezhep çelişkisi ki en belirgin çelişki olarak görünüyordu. Diğeri ise cins çelişkisi idi. Küçük yaşta tanıştığı bir çelişkiydi. Bu iki çelişki diyebilirim ki daha sonrasında Zilan arkadaş için bir anlam arayışı oldu ve ona bir yol, yöntem gösterdi. Zilan daha çok küçüktü. İlkokul birinci ya da ikinci sınıftı. Abisinin kız kaçırması sonucu kız kardeşi berdel olarak verildi. Bu çok acı bir olaydı, aile açısından da vahim bir durumdu. Bir yandan abisinin kendi istediği için kaçırdığı bir kız diğer taraftan bu bedelin kız kardeşe ödetilmiş olması. Bununla ilgili Zilan ile sık sık sohbetimiz olurdu" ifadesinde bulundu.
'Kadın kimliği üzerine tartışmalar yürütüyorduk'
Zilan'la aynı köyden tanıştıklarını belirten Elif, şunları belirtti: Zilan'la çocukluktan başlayan bir arkadaşlıklarının olduğunu söyleyerek, "Biz köyde kalıyorduk Zilan şehirde kalıyordu. Yazın dönem dönem bir araya geliyorduk. Kışın okula giderken bir arada olma durumları oluyordu. Biraz ergenliğe kavuşup siyasal düşüncelerle tanışma ya da aileye ilk isyan dediğimiz süreçten sonra paylaşımlar daha çok yakınlaştı. Belki kadın kimliğinde yaşadığımız ve bizi kısıtlayan sorunları paylaşma aslında temel şeylerimizdi. O yaşlarda genelde reddetmek ön plandadır, ama yerine ne koyacağını bilmediğin bir dönemdi. Reddettiğimizin yerine neyi koyacağız şeklinde dönem dönem tartışmalar yürütüyorduk. Lise son yılları ile birlikte sol düşünceler daha ağırlık bastı yaşanan sol deneyimler üzerinde kitap okumalar daha ağırlık bastı. Kürt özgürlük mücadelesinin etkileyiciliğiyle birlikte sistemi daha köklü sorgulama arayışımız daha yakın paylaşımları getirdi. Bu dönemden itibaren de yakınlaşmalarımız arkadaşlıktan yoldaşlığa dönüştü. Zilan'la çok şey paylaştık ama tümünün özünde yaşadığımız o kuşatmışlıkları nasıl aşabiliriz üzerindendi. Zilan'ın anlam arayışı ve mücadelesi güçlüydü. Yapabileceğine en fazla güven oluşturan arkadaşlardandı."
'Sisteme karşı retleri vardı'
Elif, Zilan'ın sürekli bir anlam arayışı içerisinde olduğunu ve bu anlam arayışları esnasında sürekli tartışmalar yürüttüğüne değinerek, "Yaşamında 'erkeğin yaptığı hatanın bedelini hep kadınlar mı öder?' sorusunun anlam arayışı vardı. Bir diğer şey ise mezhepsel durumuydu. Alevi topluluğunda kendi içerisinde birbirini korumaya yönelik bir ruhsal yapı gelişmişti. Bu da daraltıyordu, dışarıya açılmayı engelliyordu. Zilan da bununla çok mücadele etti. Anlamaya çalışıyordu. Belki öğrencilik yıllarında çocukluk yaşlarında bunu anlamak, anlamlandırmak kolay olmuyordu. En azından reddederek, onu olduğu gibi kabul etmeyerek bir karşı duruşu vardı. Okumaya inanılmaz bir ilgisi vardı. Klasikleri okurdu dönem dönem buna yönelik tartışmalarımız da olurdu. Sosyalizm içerikli kitapları da okurdu. Belki alevi aileden gelmiş olmaktan kaynaklı kendini sosyalizme daha yakın hissediyordu. Okuduğu kitap ve araştırdığı konular buna yönelikti. Sadece o alevilik kimliğini kabul etmek üzerine değil, aynı zamanda kimlik sorgulamasını da yapıyordu. Sistemi ne yönden sorgulama konusunda daha netlik kazanmamıştı ama bazı boyutlarda sisteme karşı ciddi retleri vardı" diye belirtti.
'İnsanlar için bir çözüm adresiydi'
Zilan'ın köyü ve doğayı çok sevdiğini, insan ilişkilerinde de muazzam bir güce sahip olduğunu ifade eden Elif, "Yaşlısından çocuğuna kadar herkesle bir şekilde diyalogu vardı ve yaşlılar nezdinde de erkek kadın ayrımsız söylüyorum çok ciddi saygınlığı vardı. Her insan başı dara düştüğünde ya da bir sıkıntısı olduğunda Zilan da giderdi. Zilan onlar için bir çözüm adresiydi. Hastanede çalışıyor olmasının da bunda çok büyük bir etkisi vardı. Sorunları kendisi çözemezse bile ona gelenleri geri çevirmemek için sorunu çözecek birilerini bulurdu" diye anlattı. Eğitim dönemine değinen Elif, "Haydarpaşa Meslek Lisesinde okuduktan sonra aynı yıl içinde üniversiteyi kazandı. İnönü Üniversitesi Psikoloji bölümünü kazanmıştı. Mezun olduktan sonra da ilk ataması Urfa Bilecik Hastanesine yapılmıştı. 2 aylık bir çalışma yürüttü. Çalışmadan sonra okul durumundan dolayı kaydını Malatya Devlet hastanesine aldırttı. Gece nöbete kalıyordu gündüz okula gidiyordu. Her şeye yetişmeye çalışıyordu" dedi.
'PKK ile örgütsel bir zeminde tanıştı'
"Kendini solcu olarak tanımlardı ama herhangi bir sol partiye de gidip gelmesi ya da bir ilgisi yoktu. PKK ile aslında örgütsel bir zeminde tanışma durumu yaşadı" diyen Elif, "Bu da üniversite yıllarına denk geliyordu. Üniversitede ulusal kurtuluş mücadelesinin basın yoluyla işlendiği bir dönemdi. Bu anlamda eğilim aslında Kürt özgürlük mücadelesine ilişkindi. Bu mücadelenin yarattığı etki onu daha çok cezbediyordu. Öğrenci gençliği ile başlayan bir süreçti. Öğrenci gençliği ile tanışmasından 1 yıl sonra bir kararlaşma ile katılım yapmaya karar verdi. İlk katılımını Adana üzerinden yaptı. 1 yıla yakın bir süre halk örgütleme çalışmalarına katılıyor. Bu çalışmalardan sonra orada yoğun yaşanan tutuklamalar ve deşifre olma durumlarından dolayı Dersim kırsalına çekiliyor. Kendi yazdığı mektuplardan da biz bunu anlayabiliyoruz. Bu bir yer ile başlayan ve bir yer ile biten bir süreç değildi, aslında akışkan olan ve devam eden bir süreçti. 'Anlamlı bir yaşamın sahibi olmak istiyorum' sözünü bıraktığı mektupta iki yerde tekrarlıyor. Bu aynı zamanda yaşamının da özetidir" sözlerine yer verdi.
'Tanrıçalaşmanın kadına nasıl ulaşacağını ortaya koydu'
Zilan'ın inandığı, bildiği bir noktada tereddütsüzce devam ettiğine değinen Elif, "Bunun sonucunda da ulaşmak istediği yere ulaşmıştır. İstediği yere ulaştığında aslında oranın son durak olmadığının ve ilerisinin olduğunun da farkında olmuştur. Eylemi, duruşu ve bıraktığı mektuplarla bizlere çok mesajlar bıraktı. Kadınlar için özgür bir yaşamın mümkün olduğunu ve tanrıçalaşmanın kadına nasıl ulaşacağını ortaya koydu. Aynı zamanda ezilenler için bir mesajı vardı. Ezilmenin aslında kader olmadığını, mücadele edilirse bu kaderin değişebileceğini ortaya koydu. Halklara evrensel mesajlar bıraktı diyebiliriz. Özgür yaşamın nasıl olabileceğine dair güçlü mesajlar bizlere bıraktı" ifadelerine dikkat çekti.
'Her kadın kendi özgürlük düşünü Zilan'da özdeşleştirdi'
Elif, Zilan'ın yaşamına dokunmadığı kadının kalmadığını belirterek, her kadında mutlaka bir iz bıraktığını aktardı. Her kadının kendi özgürlük düşünü Zilan'da özdeşleştirdiğini dile getiren Elif, "Bunu nereden anlıyoruz, özellikle Zilan'ın eyleminden sonra istatistiklere baksak kaç tane Zilan doğdu. Her evde mutlaka bir Zilan var, her kadın kendi çocuğuna Zilan ismini vererek onun yolunu, mücadelesini, azmini ve kararlılığını çocuğunda somutlaştırmıştır. Zilan'dan sonra her kadının yaşamında birçok şey değişti. Bu anlamda Zilan arkadaşın eyleminden sonra kadınlarda ciddi bir katılımla beraber bir örgütlenme zeminin de yaratıldığını görüyoruz" dedi.
'Binlerce Zilan doğuyor'
Zilan'ın Kürt kadınının sembolize olmasında ciddi bir rolü olduğunu belirten Elif son olarak şunları belirtti: "Zilan'dan sonra gelişen eylemselliklere baktığımızda, gerilla kadın cephesinde, mücadele alanlarında ve siyasi alanlarda binlerce Zilan doğuyor. Zilan kendisinden sonra gelecektekilere de ciddi bir yol yöntem sundu. Zilan, nasıl yaşanması gerektiği konusunda yol yöntemini somut bir tarzda hem eylemiyle hem de geride bıraktığı mektuplarla ortaya koydu."
(mg)

