'Erkek şiddeti karşısında önleyici tedbirler alınmalı'

09:36

JINHA

İSTANBUL - Kadının yönelik şiddetin gün geçtikçe arttığını ve şiddetin korkunç boyutlara ulaştığını vurgulayan Kadın Emeği Kolektifi Üyesi Filiz Çay, erkeklik tanımının ulaştığı boyutla ilgili olarak erkeğin kadına neden şiddet uyguladığının tahlil edilmesi ve erkek şiddetinin karşısında önleyici tedbirler alınmasının gerekliliğini vurguladı.

Dünyanın her yerinde kadınlar, cinsel taciz, tecavüz, şiddete maruz kalıyor ve katlediliyorlar. Kadınlar, uğradığı haksızlıklara karşı yaşamın her alanında verdiği mücadeleyi birçok farklı şekilde sürdürmeye devam ediyor. Kadın Emeği Kolektifi üyesi Filiz Çay, kadın mücadelesinin kadınların hayatını savunmaya kadar indirgendiğini söyleyerek, bu durumun sebebini erkek devletin varlığına bağladı. Devletin kadına yönelik yürüttüğü politikaların kadını sıkıştırdığını, yaşamın her alanında kadını şekillendirmeye çalıştığını ifade eden Filiz, bu politikaların erkeklik iktidarını korumak adına yapıldığının altını çizdi.

'Ülkemizde kadının adı yok'

Kadın bedeni üzerinden yürütülen politikalara işaret eden Filiz, hükümetin "kürtaj cinayettir" sözlerini hatırlatarak, "Eril devlet bu söylemle kadın bedeni üzerinde nasıl bir tahakküm kurduğunu ispatlamış ve gerekli tepkiyi ise kadınlardan almıştır" dedi. Filiz, aynı zamanda bakanlıklardan kadın isminin silinmesini hatırlatarak, devletin hiçbir organında kadının adının olmadığını ifade etti. Kadının uğradığı şiddetin gün geçtikçe arttığının ve şiddetin korkunç boyutlara ulaştığının altını çizen Filiz, kadın sorununun Türkiye'nin en önemli gündemi olduğunu belirtti. Filiz, patriyarkanın erkeklik tanımının ulaştığı boyutla ilgili olarak erkeğin kadına neden şiddet uyguladığının tahlil edilmesi ve erkek şiddetinin karşısında önleyici tedbirler alınmasının gerekliliğinden bahsetti.

'Erkek kendi iktidarlarını korumak için şiddet uyguluyor'

Filiz, devlet ile erkeklerin kendi iktidarlarını korumak ve kadın üzerindeki tahakkümlerini kaybetmemek adına şiddete başvurduğuna dikkat çekti. Erkeğin kadına uyguladığı şiddetin devlet eliyle korunduğunu ifade eden Filiz, bu sayede şiddetin meşru bir boyuta ulaştığını dile getirdi. Kadına yönelik şiddetin engellenmesi konusunda konuşan Filiz, alanlarda mücadelenin nasıl örüleceğine ve mücadelenin nasıl yükseltileceğine dair, Kadın Cinayetlerine Karşı Acil Önlem Grubu oluşturduklarını ve somut taleplerde bulunduklarını söyledi.

'Toplumsal değişim ve dönüşümün yaşanması zorunludur'

Özgecan Aslan cinayeti ardından yaşanan Cansu Kaya vahşetinin ve genelinde kadın katliamlarının salt yasal düzenlemelerle ya da sokak eylemleriyle çözülemeyeceğini belirten Filiz, toplumsal değişim ve dönüşümün yaşanmasının zorunluluğunun altını çizdi. Filiz, Meclis'te kadın grubunun oluşturulmasının önemine dikkat çekerek, "Oluşturulan kadın grubu yasal düzenlemelerin ve uygulamaların takipçisi olmalıdır. Bu oluşumla beraber kendi yasalarını koruyan bir kadın grubu var olacaktır " ifadelerinde bulundu.

'Kadınların kendini savunması meşrudur'

Halkevci kadınlardan Feride'nin kaybolması vakasından söz eden Filiz, toplumsal olana duyarlılığın olduğuna fakat bilinçlere işlenmiş olan erkekliğin birbirini koruduğunu söyledi. Oluşan erkek bilincin dönüşümü noktasında konuşan Filiz, "Bilinç dönüşümünün aşılmasını sağlayacak bütün noktaları harekete geçirecek şekilde davranmamız gerekiyor" diye konuştu. Filiz, kadınların kendini savunmasının meşruluğuna vurgu yaparak, kadınların hayatta kalabilmesi için saldırgana karşı savunma durumunda bulunulmasının önemine dikkat çekti. Filiz, kadın mücadelenin sonuna kadar sürdürüleceği mesajını sözlerine ekledi.

'Kadın cinayetleri konusunda hükümet siyasi irade göstermiyor'

Sosyalist Feminist Kolektif ve İstanbul Feminist Kolektif üyesi Cemre Baytok, Cansu Kaya cinayetinin Özgecan Aslan olayına benzediği için ana akım medyada yer bulduğunun altını çizerek Cansu Kaya vahşeti ile kadın katliamlarının tekrar gündem olduğunu belirtti. Türkiye'deki yasaların kadınları katledenleri yargılamak için yeterli olmadığına dikkat çeken Cemre, hükümetin bu konuda adım atmadığını ve siyasi irade göstermediğini ifade etti.

'Erkek şiddeti bütünlüklü bir olgudur'

Cemre, erkek şiddetinin bütünlüklü bir olgu olduğunu, sözlerinde sadece yasal düzenlemelerle indirgenemeyeceği ifadelerine yer verdi. Kadın-erkek eşitliği konusunda kamusal alanda dikkat çekilmesi gerektiğini kaydeden Cemre, "Hükümet kim olursa olsun kadın cinayetleri ile ilgili taleplerde bulunmaya devam edeceğiz" diye konuştu.

(en-mı/dc/gc/mg)