'Hacire dağlara aşıktı'

10:17

Nurcan Yalçın / JINHA

AMED - Devlet baskısıyla henüz küçük yaşta tanışan ve bu baskılar nedeniyle PKK saflarına katılan 27 yaşındaki Hacire Kurt (Newal Farqîn), Hesekê kentine bağlı Mebruka kasabasında DAİŞ çeteleriyle girdiği çatışmada yaşamını yitirdi. Hacire'nin hayat dolu biri olduğunu belirten ablası Sadiye Güneyli, Hacire'nin dağlara aşık biri olduğunu ifade etti.

Rojava'nın Cizîrê Kantonu'nun Hesekê kentine bağlı Mebruka kasabasında DAİŞ çetelerine karşı girdiği çatışmada yaşamını yitiren YPJ'li Hacire Kurt (Newal Farqîn), 1988 yılında Diyarbakır'ın Silvan (Farqîn) ilçesine bağlı Cadê köyünde doğuyor. Devletin baskılarının en yoğun yaşandığı 90'lı yıllarda köyleri yakılan Hacire'nin ailesi Silvan'dan Diyarbakır'a göç etmek zorunda kalıyor. Bu sırada henüz 7 yaşında olan Hacire, eğitimine Diyarbakır'da başlıyor. Küçük yaşta annesini kaybeden Hacire, lise eğitimini tamamlayarak, dershaneye başlıyor. 2007 yılında Antep Üniversitesi Edebiyat Bölümü'nü kazanan Hacire, üniversite ortamında karşılaştığı faşist saldırılar ve ayrımcı zihniyetten çok etkileniyor. 2009 yılında üniversite ikinci sınıfta PKK saflarına katılım kararı alan Hacire, Eylül 2009'da yüzünü dağlara dönüyor. DAİŞ çetelerinin Rojava'ya yönelik saldırısı nedeniyle Hesekê kentine bağlı Mebruka kasabasına geçen Hacire, 20 Mayıs tarihinde yaşanan çatışmada yaşamını yitirdi.

'Hacire devletin baskısıyla küçük yaşta tanıştı'

Hacire'yi anlatan ablası Sadiye Güneyli, Hacire'ye hem annelik hem de ablalık yaptığını belirtti. Sadiye, "Hacire 14 yaşındayken annemizi kaybettik. Hacire küçükken de çok zekiydi ve okumayı çok seviyordu. Hacire ailenin en küçük kızıydı. Çok seviliyordu ve çok saygılı biriydi. Hacire hiç çocukluğunu yaşayamadı. Devletin baskılarıyla küçük yaşta tanıştı. Hacire 7 yaşındayken köyümüz yakıldı ve bunun üzerine Silvan'a ardından Diyarbakır'a göç ettik. Hacire, okula gitmeyi ve okumayı çok seviyordu. Hacire annemin ölümünden çok etkilendi ve içine kapanık, duygusal biri oldu. Ben evde büyüktüm ve onu ben büyüttüğüm için bana çok düşkündü" dedi.

'Hacire gerillaya ve dağlara aşıktı'

Hacire'nin dağlara aşık biri olduğunu dile getiren Sadiye, "Biz Hacire'yi bağlasaydık bile o evde durmuyordu. Küçüklüğünden beri dağlara aşıktı. Hacire sürekli 'Ben buralara, bu sokaklara ve bu yaşama ait değilim' hissini veriyordu. Hayat doluydu ve çok neşeli biriydi. Hiçbir zaman yüzünden gülücükleri eksik olmuyordu. En moralsiz bir anımızda bile bizi neşelendirecek bir şey buluyordu. Ona hiç kıyamıyordum. PKK'ye katıldıktan sonra kendisinden hiç haber alamadık. Şahadet haberini aldığımızda çok etkilendim. Ben iki acıyı bir arada yaşıyorum çünkü ben Hacire'ye hem annelik yaptım. Hem ablasıydım" ifadelerinde bulundu.

(mg)