Devletin silahları kadınları öldürüyor!
09:30
Mizgin Adım/JINHA
ŞIRNEX - Uludere'de korucu silahlarıyla artan kadın intiharlarına dikkat çeken Zahide Kadın Dayanışma Merkezi çalışanı Eda Bazıncır, "Kadınlar öldürülüp intihar süsü veriliyor ve sonuç olarak olay intihar olarak geçiyor. Korucu silahlarıyla intiharlar artıyor fakat bununla ilgili bir yasal düzenleme yok" dedi.
Devletin 90'lı yıllardaki kirli politikalarından biri de PKK ile savaşmak için bölge halkını korucu olmaları yönünde zorlamasıydı. Devlet uzun bir süre koruculuk sistemiyle birlikte Kürtleri Kürtlere bu şekilde kırdırtmaya çalıştı. Koruculara verilen devletin silahları ise 2000'li yıllarda kadınların ölümlerine sebep oluyor. Şırnak'ın Uludere ilçesinde son iki ayda 18 yaşından küçük iki kadının koruculara ait silahlarla intihar ettiği iddia edildi. Uludere Merkez'de 16 Mayıs günü, 14 yaşındaki Zehra Arga'nın, Uludere Bağlıca'da ise 16 Haziran günü 17 yaşındaki Çimen Kaya'nın koruculara ait silahlarla intihar ettiği iddia edilirken yaşanan bu olaylarda iki kadında yaşamını yitirdi. Şırnak'ta bulunan Zahide Kadın Danışma Merkezi çalışanı Eda Bazıncır, devletin silahlardan sorumlu olduğunu söyleyerek, olayların son bulması için hukuki tedbirlerin gerekli olduğunu belirtti.
'Zehra'nın ölümünde ağabey figürü korunuyor'
Uludere'de son dönemlerde özelikle genç kadınların intihara sürüklendiğini kaydeden Eda, "Bu durum bizi endişelendiriyor. Yaptığımız araştırmalarda erkek egemen zihniyetin bu olayların arkasında olduğunu gördük" dedi. Araştırmalarda çocukları intihar eden ailelerin çocuklarının psikolojisinin bozuk olduğunu gerekçe gösterdiklerini ifade eden Eda, "Aileler çocuklarının psikolojisinin bozuk olmasını ise toplum tarafından olduğunu söylüyor" diye belirtti. İntihar ettiği iddia edilen kadınlardan Zehra'nın hakkında bilgi veren Eda, "Zehra sosyal medyada bir fotoğrafını paylaşıyor bu durum üzerine abisi onunla tartışıyor tabi tartışmanın şiddetini bilmiyoruz. Bu tartışmadan sonra Zehra intihar ediyor diye söyleniyor. Hastaneye gittiğimizde Zehra'nın kız kardeşinin silahı kendilerine verenlere bir sitemi vardı ve bir şeyler söylemek istiyordu fakat annesi onu susturuyordu ona 'Sus ağabeyinin başı için sus' diyordu. Yani burada ağabey figürünün korunması söz konusudur" dedi.
'Erk zihniyet kadını intihara sürüklüyor'
Geçen yıl da Uludere'de iki kadının intihara sürüklendiğini belirten Eda, "Bu kadınlardan birinin ailesi kadına kendini öldürmesi yönünde baskı yapmış. Fakat elimizde somut bir delil olmadığı için savcılığa başvuramadık. Olaylar intihar şeklinde ve korucu silahıyla gerçekleştiği için üzerinde durulmuyor. Bazen kadınlar öldürülüp intihar süsü veriliyor sonuç olarak olay intihar olarak geçiyor. Korucu silahlarıyla intiharlar artıyor fakat bununla ilgili bir yasal düzenleme yok. Bununla ilgili de hiçbir adım da atılmıyor. Tüm bu olaylara baktığımızda olanların arkasında erkek egemen zihniyeti ve devleti görüyoruz" diye belirtti. Kendisine tecavüz eden erkeği öldürdüğü için müebbet hapis cezasına çarptırılan Nevin Yıldırım davasına dikkat çeken Eda, "Bu davada kadının kendini savunma hakkı elinden alındı. Kadınlar bir araya geldiğinde büyük bir güç ortaya çıkıyor. Kadınlar kendilerini hiçbir zaman yalnız hissetmemeli. Bizler yardım etmek için buradayız. Ölüm çare değil kadınların direnmesi gerekiyor" diye kaydetti.
'Kadınlar artık itiraz ediyor'
Zahide Kadın Danışma Merkezi çalışanlarından Zeynep Kayaş da Şırnak'ta kadın sorunlarının çok oluğunu ifade ederek, "Eskiden kadınlar kendilerine yapılan haksızlıklar karşısında sesiz kalıyordu fakat artık bu durum değişti artık kadınlar duruma itiraz ediyor" açıklamalarında bulundu. Kadınların eşinden boşanmak istemesi durumunda dahi büyük sorunlar yaşadığını dile getiren Zeynep, "Kadın boşanmak istediğinde imam nikâhı önümüze çıkıyor. Kadın bir aşamaya geldi. Fakat halen büyük sorunları var. Kadın kendini tanıdıkça sorunlarını da o ölçüde hallediyor. Bizler danışma merkezlerinde öncülük ediyoruz ama çözümler kadınların kendisinde, biz ancak yol gösterebiliriz" dedi.
(dk/mg)

