'Abdullah Öcalan etrafında kenetlenelim'

10:44

JINHA

BEHDİNAN - KCK Genel Başkanlık Konseyi Üyesi Elif Ronahi, PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın 5 Nisan'dan bu yana İmralı heyetiyle görüştürülmediğini belirterek, "Başta kadınlar olmak üzere tüm toplumsal kesimleri Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan etrafında kenetlenmeye, özgürlüğü ve çözüm sürecinin güvenceye alınması için harekete geçmeye çağırıyorum" dedi.

PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecride ilişkin ANF'ye konuşan KCK Genel Başkanlık Konseyi Üyesi Elif Ronahi, tecride karşı sadece Kürt halkının değil, barıştan yana tüm kesimlerin tutum belirlemesi gerektiğini vurgulayarak, Abdullah Öcalan'ın özgür yaşam ve çalışma koşullarının sağlanması gerektiğinin altını çizdi. Elif, tüm bu koşullar yaratılmadan ne Kürt halkının, ne Özgürlük Hareketi'nin, ne de kadınların mücadeleyi radikalleştirme gerekçelerinin ortadan kalkmayacağını söyledi. Kürt sorunun çözümünün devlet ve HDP heyetlerinin bir araya gelerek görüşmeler yapması ile sınırlandırılacak bir durumu aştığı vurgusunda bulunan Elif, "Önderliğimizin özgürleştirilmesi, istediği herkes ile görüşmeler yapabilmesi, fikirlerini hür ifade edebilmesi gerekmektedir. Önderliğimizin koşulları düzeltilmeden, kamuoyu ve özelde hareketimizle direkt bağlantıları sağlanmadan Kürt sorunu barışçıl ve demokratik yollardan çözülemez. Sürecin gelişimi meclis bünyesinde yasal ve anayasal güvenceler altında şeffaf ve resmi bir şekilde yürütülmelidir. Artık diyalog sürecinin müzakere sürecine evrilmesi, bunun için izleme heyetinin oluşması, gazeteciler, aydınlar vb. Önderliğimizle görüşmesi gerekmektedir. Aynı zamanda Önderliğimizin özgürce çalışma ve yaşama koşulları yaratılmalı, birlikte çalışabileceği bir sekretarya ekibinin İmralı'ya gidip gelmesi, HDP Heyeti'nin istediği zaman Önderliğimizle görüşme yapması zorunludur. Diyalog ve tartışma süreci tamamlanmış, görüşülmesi gereken birçok konu tartışılmıştır. Artık somut adımların atılmasına ihtiyaç vardır" ifadelerinde bulundu.

'Karşılıklı belgelerin imzalanması lazım'

Meclisin devreye girerek bu süreci yasal güvenceye kavuşturacak yasal değişikliklere gitmesi, demokratik bir anayasanın hazırlanma çalışmalarını başlatması gerektiğine dikkat çeken Elif, aynı zamanda tahkim edilmiş karşılıklı bir ateşkesin sağlanmasının önemine de değindi. Şimdiye kadar ateşkesin tek taraflı olarak Kürt Özgürlük Hareketi tarafından sürdürüldüğünü söyleyen Elif, devamla şunları ifade etti: "AKP tarafından ateşkesin fiilen bitirildiğini tüm kamuoyu izlemekte, görmektedir. Tahkim edilmiş bir ateşkesin güvencesi yaratılmadan çözüm sürecinin ilerletilmesi mümkün olamaz. Bu sürecin kalıcı bir barışla sonuca ulaşması için mutabakat sağlanan konularda resmi belgelerin karşılıklı olarak imzalanması zorunludur. Hiçbir resmiyeti ve yasal güvencesi olmadan bu sürecin ilerletilmesi olamaz, gerçekçi değildir, hiçbir ülkede bu olmadan müzakereler yürütülmemiştir. Tüm bunların olması için de her şeyden önce belirttiğimiz gibi, Önderliğimizin özgür yaşama ve çalışma koşulları sağlanmalıdır. Tüm bu koşullar yaratılmadan ne Kürt halkı, ne Özgürlük Hareketimiz, ne de kadınlar olarak mücadeleyi radikalleştirme gerekçemiz ortadan kalkmayacaktır."

'Kaos tüm Türkiye halklarına kaybettirir'

Elif, belirttikleri çerçevede müzakereler başlatılmaz ve Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit devam ettirilirse Türkiye'nin yeni bir kaos ortamına gireceğinin kaçınılmaz olduğunu söyledi. 7 Haziran seçimleriyle beraber oluşan olumlu atmosferin ve barış umudunun zehirlenmeyle karşı karşıya kalacağı, yeni bir çatışmalı durumun yaşanacağının açık olduğuna vurgu yapan Elif, "Barış ikliminin olgunlaştığı bir ortamda bunun mimarı olan Önderliğimiz üzerindeki tecridin devam ettirilmesi açık bir savaş kararı anlamını taşımaktadır. Biz her zaman şunu açık belirttik; Önderliğimize yaklaşım bizim savaş ve barış gerekçemizdir. Ne hareket olarak, ne Kürt halkı, ne demokrasi, barış ve kardeşlikten yana olan hiç kimse Önderliğimize yönelik uygulamaları kabul etmez. Bu mümkün değildir. Çözüm sürecinin müzakereye evrilmesi ve nihai barışın sağlanmasının en temel yolu veya adımı Önderliğimizin özgürlüğünden, siyaset yapmasından, yaşamı, sağlığı ve güvenliğinin teminat altına alınmasından geçmektedir. Artık diyalog adı altında sürecin sürdürülme görüntüsüne ve oyalama politikalarına, özelde Önderliğimizin baş müzakereci konumunun baypas edilmesine ne bizim, ne de halkımızın hiçbir tahammülü kalmamıştır. Bu durumdaki ısrar savaştan, çatışmadan, kaostan başka bir şey getirmeyecektir. Bu da sadece Kürt halkına değil, tüm Türkiye halklarına kaybettirecektir" ifadelerinde bulundu.

'Mücadele sürecine ihtiyaç var'

Köhnemiş inkar-imha siyaseti, çatışmalardan, kandan ve halkların boğazlaşmasından nemalanan ulus devlet zihniyetine karşı halkın, Türkiye halklarının, özelde kadınların birlikte etkili bir mücadele vermesi geleceğin güvenceye alınmasında hayati önemde olduğunu belirten Elif, bunun için sadece İmralı'ya heyetin gitmesinin yetmediğini, artık bu aşamanın aşıldığını ve Abdullah Öcalan'ın özgürlüğünü, yaşamını ve güvenliğini teminat altına alacak bir mücadele sürecine ihtiyaç olduğunu söyledi. Elif, "İmralı işkence sistemi var oldukça Önderliğimizin özgürlüğü ve yaşamı güvence altında olamaz, çözüm süreci kalıcı barışa evrilemez. Bir yıl daha İmralı'da Önderliğimizin işkence altında kalmasına tahammül edemeyiz. Halkımız da bu konuda her zaman net tutumunu ortaya koymuştur. Son günlerde gençlik öncülüğünde başlatılan Önderliğin özgürlüğü talebiyle giderek yaygınlaşan eylemler olumludur. Ancak yetmemektedir" diye belirtti.

'Kadınlar ve gençler öncülüğünde radikal eylemler yapılmalı'

Kadınlar ve gençler öncülüğünde çok daha radikal, geniş katılımlı ve süreklileşen eylemlerin geliştirilmesi gerektiğini kaydeden Elif, son olarak şunları belirtti: "Aynı zamanda Türkiyeli demokratik, aydın, barıştan yana tüm kesimlerin de bu süreci sahiplenmesi, Önderliğimizin çözümün güvencesi rolünü görerek müzakerelerin başlatılması için eylemler içerisinde olması önemli olmaktadır. Kadınlar ve gençler bu konuda yaratıcı, zengin, sonuç alıcı bir eylemselliği geliştirebilmelidir. Uluslararası kamuoyunun oluşturulması, harekete geçirilmesi kadar, basın-yayın ve sosyal medya üzerinden toplumsal reflekslerin Kürt sorununda müzakere aşamasına geçilmesi ve bunun için Önderliğimizin koşullarının düzeltilmesi, özgür yaşama, çalışma koşullarının oluşturulması için harekete geçirilmesi de bir o kadar belirleyici rol oynayacaktır. Demokratik siyaset alanında etkili eylemlerin sürekli kılınması kadar, gençlerin savunma güçlerine katılımı, halkların geleceğinin saldırılar karşısında güvenceye alınmasında tarihi sorumluluklarını yerine getirmeleri ertelenemez bir görevdir. Başta kadınlar olmak üzere tüm toplumsal kesimleri Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan etrafında kenetlenmeye, özgürlüğü ve çözüm sürecinin güvenceye alınması için hareket geçmeye çağırıyorum."

(mg)