Şengalli kadınlar için başlatılan kampanya büyüyor

11:04

JINHA

ZÜRİH - CENİ öncülüğünde başlatılan 'Şengal kadınlarının özgürlüğü insanlığın özgürlüğüdür' kampanyası yayılarak büyüyor. CENİ temsilcilerinden Canan Polat, "Dünya kadınları kendi gelecekleri için Êzidî kadınlarını DAİŞ vahşetinin elinden kurtarmak için seferber olmalı" çağrısında bulundu.

Şengal'in işgalinin ardından DAİŞ çetelerinin kaçırdığı Êzidî kadınlarının kurtarılması ve bu doğrultuda uluslararası kadın dayanışmasının sağlanması amacıyla CENİ Kürt Kadın Barış Bürosu öncülüğünde başlatılan "Şengal kadınlarının özgürlüğü insanlığın özgürlüğüdür" kampanyası büyüyerek devam ediyor. DAİŞ çetelerinin binlerce Êzidî kadınını esir alması ile birlikte başlatılan kampanya birçok alanda yapılan panel, konferans ve dayanışma eylemleriyle devam ederken, kampanyaya uluslararası kadın hareketleri de destek veriyor. ANF'ye konuşan CENİ temsilcilerinden Canan Polat kampanya hakkında bilgi verdi.

'Êzidî kadınlarla ilgili rapor hazırlandı'

Kampanya'nın başlatılmasından bugüne kadar çok sayıda uluslararası kadın kurumundan destek gelmeye devam ettiğini dile getiren Canan, aralarında İtalyan avukat, doktor ve psikiyatristlerin de bulunduğu 13 kişilik bir grubun delegasyon çalışması başlatarak yaşanan dramı yerinde görmek için Kürdistan'a gidip geldiklerini belirtti. Canan, 13 kişilik delegasyonun Newroz kampı başta olmak üzere diğer kamplarda bulunan kadınlarla bir bire görüşmeler yaparak yaşanılan dramın hangi boyutlarda olduğuna yönelik 100 sayfalık bir rapor hazırlama sürecine girdiğini de ifade etti. Canan, "Rapor hala tamamlanmamış ama arkadaşlarımız bu raporu hazırlarken özellikle DAİŞ'in elinden kaçıp YPG ve YPJ'ye ulaşan Êzidî kadınlarla görüşmeler yaparak hazırlamaya başladılar. Bu raporda DAİŞ'in elinde şu anda tam olarak kaç kadın var, DAİŞ'in elinden kurtulan kadınları anlatımıyla nelerin yaşandığı, toplumun bu kadınların kurtarılmasına yönelik talepleri, bu kadınların bugün yaşadıkları travmanın boyutlarının neler olduğu ve en önemlisi DAİŞ çetelerinin tecavüzüne maruz kalmış kadınların toplum tarafından kabul edilmeme durumu üzerinden bir rapor hazırlanıyor" dedi.

'Êzidî kadınlara ikinci bir travma yaşatılıyor'

Almanya ve KDP tarafından yapılan anlaşmalar çerçevesinde DAİŞ çetelerinin şiddetine maruz kalmış bazı Êzidî kadınlarının tedavi amaçlı Almanya'ya getirildiğini de aktaran Canan, "Almanya'ya getirilen bu kadınlar birçok yerde kendi denetimleri altında konuşturuluyor ama biz kadın kurumları olarak bu kadınlar görüşemiyoruz. Görüşme taleplerimiz güvenlik gerekçesiyle reddediliyor" diye belirtti. Tedavi adı altında kadınların kendi topraklarından kopartılarak başka bir yere getirilmesi politikasının yanlış olduğunu söyleyen Canan, bu durumla kadınlara ikinci bir travma yaşatıldığını ifade etti. Canan, kampanyayla birlikte asıl amaçlarından birisinin de Şengal toprakları ekseninde kurulacak kadın merkezlerinde her türlü desteğin bu kadınlar sağlanması olduğunu söyledi. "Yaşanan onlarca travmanın üzerine birde bu kadınları kendi topraklarından koparmak başka travmalar yaratmamıza yol acar. Kadınlara yapılacak en iyi destek kendi topraklarında maddi manevi desteğin verilmesi olacaktır" diyen Canan, yine bu kadınların kendi bölgelerinde kurulacak merkezlerde doktorlar ve psikiyatristler eşliğinde tedavi edilmesi gerektiğine dikkat çekti.

'Uluslar arası alanda ağ yaratıyoruz'

'Kampanya ile birlikte uluslararası alanda aynı zamanda bir ağ yaratıyoruz diyen Canan, "Şengal kadınlarının özgürlüğü sadece Kürt kadınlarının sorumluluğunda değil. Yaşanan bu durumu kadın kırımı olarak tanımlıyoruz. Şengal'de yaşanan durumun farklı versiyonları dünyanın her yerinde yaşanıyor. Bu noktadan hareketle başlattığımız kampanyayı dünya kadınları ile ortaklaştırarak evrenselleştiriyoruz. Geçtiğimiz günlerde BM'de bir konferans düzenledik. Biz o konferansta Şengalli kadınların yaşadıklarını dünya sorunu olduğu dile getirerek, dünyadaki bütün sivil toplum kuruluşlarına ve kadın örgütlerine dayanışma çağrısında bulunduk. Dünya kadınları kendi gelecekleri için Êzidî kadınlarını DAİŞ vahşetinin elinden kurtarmak için seferber olmalı" dedi.

'Êzidî kadınların özgürlüğü esas alınmalı'

BM'de yapılan konferansta özellikle Şengalli kadınların şahsında dünya genelinde bir kadın soykırımının yaşanıldığına dikkat çekildiğini aktaran Canan, yürüttükleri kampanyanın dünya kadın kurumları ile ortaklaşarak evrenselleştirilmesinin önemine vurgu yaptı. Canan, Êzidî kadınların özgürlüğünün esas alınması gerektiğinden hareketle kampanyanın evrenselleşmesine yönelik BM'de yapılan konferansta açığa çıkan kararları şu şekilde sıraladı:

"-BM mekanizmaları, DAİŞ'e destek veren Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar'a yönelik yaptırımlar uygulamalı ve bu ülkelerden DAİŞ'e giden lojistik desteği durdurmak için harekete geçilmeli.

-Başlatılan kampanya uluslararası bütün ülkelerde sürdürülmeli ve bu doğrultuda panel, seminer ve ortak eylemler yapılmalı.

-Şengal ve Rojava'ya delegasyon gönderme çalışmaları devam etmeli, hazırlanan raporları doğrultusunda aktif mücadele edilmeli, Şengalli kadınların kurtarılması için maddi ve manevi destekler sunulmalı.

-Şengal Kadın Merkezleri'nin açılarak DAİŞ şiddetine maruz kalmış kadınların buraya yerleştirilmesi ve bazı doktor, psikiyatristlerle görüşmeler yapılarak bu kişilerin doğrudan orada çalışma yapması gerektiği sağlanmalı.

-Uluslararası özgür komiteler oluşturularak diplomasi çalışması yürütülmeli ve dünyada yaşanan kadın kırımına yönelik aktif mücadele için uluslararası alanda özgür kadın komünleri oluşturulmalı."

(mg)