Mustafa Mutlu:Kürtçe haber için aldıkları çanaklarla porno izlediler, ensest patladı (!)
10:41
JINHA
HABER MERKEZİ – Vatan Gazetesi eski köşe yazarı Mustafa Mutlu gazeteden kovulma sürecini T24’ten Hazal Özvarış’a anlattı. Mutafa ayrıca Kürtlerin Kürtçe yayın yapan kanalları izlemek için aldıkları çanakların pornografik film izleme adına olduğunu iddia ederek ensest ilişkilerin çanak anten yüzünden olduğunu öne sürdü.
Vatan Gazetesi eski köşe yazarı Mustafa Mutlu, gazeteden kovulma dönemini Cem Uzan ve Star gazetesi dönemini, romanında Güneydoğu konusunda öne sürdüğü iddialarını T24’ten Hazal Özvarış’a anlattı. Medyada patronların isteği doğrultusunda haber yapma zorunluluğunun olduğunu Hazal’la yaptığı röportajda belirten Mustafa konuşmasında ayrıca ensest ilişkiyi sadece bölgesel değerlendirerek Kürtlerin Kürtçe yayın yapan programları izlemek için aldıkları çanak antenlerin “pornografik film” izleme amaçlı olduğunu ve sonuç olarak bölgede ensestin artış gösterdiğini ileri sürdü.
Mustafa’nın Hazal’la verdiği röportajın bir kısmı şöyle:
'Alçağın biri dışkı yedirdi diye Kürtlere ayrıcalık mı vereceğiz?'
- Bölücülük endişesine köşenizde de sık sık yer veriyorsunuz. "Bölünme"nin zeminini "Kürt yok, Kürtçe yok" diyenlerin de hazırladığını düşünüyor musunuz?
Bakın bu ülkede klasik söylemde "Kürtlere bok yedirildi." Sen o dışkı yediren (Cumhuriyet'ten Celal Başlangıç'ın ortaya çıkardığı Yeşilyurt skandalı, T24) alçak askeri, adamı bulup da hesap sordun mu devlet olarak? Bir kişinin yapığı yüzünden "Madem öyle Kürtlere ayrıcalık verelim." Karadeniz'de de bir sürü adam saçmasapan suçlar işledi. Herhangi bir asker Laz kızına tecavüz etti diye oraya da mı otonomi vereceğiz? İç Anadolu'da zulümlerin âlâsı yaşanıyor, oradaki insanlar hâlâ aç, hâlâ Doğu Anadolu'daki teşvik kadar teşvikten bile mahrum. Biz bölünmekle değil, birleşme ile emperyalizmin tuzağından kurtuluruz. Emperyalizmin en temel yöntemidir böl ve yönet, bu aptalca zulümlerin tek tek hesabını sorarak çözüm bulmak yerine bu tuzağa düşüyoruz.
- Türkler ve Kürtler yer değiştirse ve "Türk yok, Türkçe yok" dense yine aynı noktada durur muydunuz?
Türk ırkçılığına da, Kürt ırkçılığına da karşıyım. Bir zamanlar sosyalizm adına yola çıkan PKK'nin Kürt ırkçılığı noktasına geldiğini düşünüyorum. PKK veya BDP’den hangisinin açlıkla, yatırımsızlıkla, işsizlikle uğraştığını duydunuz? Ben Türk ırkçılığıyla nasıl mücadele ettiysem Kürt ırkçılığına asla boyun eğmem.
'Güneydoğu'da kurulan çanaklarla porno izliyorlardı!'
- "Sonra hayat yeniden başlar" adlı romanınızda "Prof. İlhami" karakterine Candaş Tolga Işık'ın "Güneydoğu'da çanak antenlerle porno izliyorlar" iddiasını söyletiyorsunuz…
Ve oradaki ensestlerin arttığı gerçeğini söylüyorum.
- Neden?
Doğru hanımefendi! Güneydoğu'da olmasının sebebi şu. Bana bakar mısınız? Odaklanamıyorum! Güneydoğu'da olmasının sebebi şu…
- Lütfen, üslubunuza dikkat edin.
Beni dinlemiyorsunuz gibi geldi. Özür dilerim.
- Estağfurullah. Söyleşi yapıyorum, işim sizi dinlemek.
O dönemde Güneydoğu'da ağırlıklı olarak yaşayan Kürt insanların, kanallarını izleyebilmek için evlerinin damına, ineklerini satarak, anten yerleştirdiklerini kabul ediyor muyuz? Ege'de de bu vardı, ama örneğin ATV iyi çekmiyor diye yapıyorlardı, ama karasal yayın da tercih edilebiliyorlardı. Güneydoğu’da PKK'nin yayınlarını izleyebilmek için çanak büyük rağbet gördü. Ve bu çanakları kurduğunuz zaman, belli frekanslardan hard core porno yayını yapılıyor, 24 saat. Birlikteyken Kürtçe duymak, Kürtçe haber almak, PKK'daki kızlarından oğlanlarından haber almak için bu kanalları izliyorlardı. Ama yalnız kaldıklarında çocuğundan dedesine bunu izliyorlardı.
'Seks shop satışları çanak sonrası patladı, ensest arttı!'
- Maddi bir kanıt var mı?
Var, seks shop satışlarına baktığınızda, çanak öncesi ve sonrası arasında Güneydoğu'dan siparişlerin patlama yaptığını görüyorsunuz. Vibratörlerin, şişme kadınların, eskiden Konya diye bilinirdi, Güneydoğu'da patlama yaptığını görüyorsunuz. Çünkü bu ürünlerin reklamlarını sabahtan akşama o kanallarda görüyorlar. Bu bir gerçek. Candaş bu yüzden Posta'da linç edildi. Ama bir toplumsal gerçeğin altını çizmek gazetecinin işidir. Ben orada "Kürt toplumu ensestte aldı başını gidiyor" demiyorum. Orada tamamen bilimsel bir saptamada bulunuyorum.
- Varsayalım ki seks shop satışlarında patlama oldu, bunun çanakla bağlantısı nasıl bilimsel oluyor?
Çanakla bağlantılı çünkü emniyetteki raporları bölgesel olarak izlediğinizde, 1990'lı yılların başından itibaren çanaklar konduktan sonra ensestin patladığını, öldürüp kenara atılan kız çocuklarının sayısının arttığını görüyorsunuz.
- İstanbul'da da tecavüz, cinayet vakaları artış gösterirken bunu tek bölgeyle anmanızda sizce nüans eksiliği yok mu?
Ben rakamlara bakarım. Eğer bir rakam aşırı düşüş veya tırmanış gösteriyorsa bunun toplumsal olarak ne anlama geldiğini sorgularım. Benim aslında buna kitapta yer vermemin sebebi, Candaş'ın linçine tepkidir ki, belirteyim, görüşlerimiz farklıdır. Böyle bir şeyin olmadığı kanıtlanıyorsa, gazetecinin yapacağı şey düzeltmeye gitmektir. Eğer çanak antenler konulduktan sonra bu insanların 15 tane hard porno yayını yapan kanalı seyretmedikleri ve etkilenmedikleri kanıtlanabiliyorsa o zaman ben de üstüme düşeni yaparım.
- Sizin tezinizin de kanıtlandığına ben dâhil katılmayacak insanlar var.
O veriler bir gazeteci için yeterli kanıttır. Güneydoğu'da işlenen kadın, çocuk cinayetlerinin, cinsellikten kaynaklanan suçların yansıdığı emniyet ve jandarma raporlarına bakarsanız bunu bir kanıt olarak göreceksiniz. Böylesine bir tırmanış elbette ki Ege'de de, İstanbul'da da var, ama hiçbir yerde bölgesel olarak çanak anten satışı bu kadar patlamadı.
'Her gün porno izleyen adam...'
- Ensest vakaları her zaman emniyete yansımıyor, ayrıca Türkiye'de kapsamlı bir ensest araştırması bildiğimiz kadarıyla yapılmadı.
İstanbul Üniversitesi'ne giderseniz verirler.
- Porno izlemekle şiddet arasında direkt bir bağlantı olduğunu mu savunuyorsunuz? Porno izlemenin sonucu sizce ne?
İnsanların klasik ahlak kurallarını kaybetmesi, alıştığı yaşam tarzı dışında, başka bir tarza zorlanmaları olarak yorumluyorum.
- Mesela?
Her gün porno izleyen bir adamın tavrında olabilecek değişiklikler.
- Ne yapar sizce her gün porno izleyen bir adam?
Her gün porno izleyen bir adam, evini temizlerken başındaki tülbenti kayan karısını gözünün önüne diğer kadınlar geleceği için "Seks yıldızı mı olacaksın", "Yoldan mı çıkıyorsun" diye suçlayabilir.
- Tahrik olduğu için mi?
Karısının oradaki kadınlara benzemesinden korktuğu için.
- Başka örnekleriniz var mı?
Oradaki birtakım cinsel faaliyetleri Türk toplumunda, kendi geleneğinde ayıp sayılan bazı cinsel eylemleri doğallaştırabilir ve kendisi de uygulamak isteyebilir.
- İki tarafın da rızası varsa bu yine de sorunlu mu?
Rızası yoksa?
- Varsa kısmını soruyorum.
Varsa zaten polise yansımaz. Polise yansıyan kısımlarından bahsediyorum.
- O noktada ensest, tecavüz ve şiddet vakalarını mı koyuyorsunuz?
Kız çocuklarının dere kenarında bulunmuş cesetlerini koyuyorum.
- Sizce porno ile ölüm arasındaki ilişki ne?
Çok psikolojik bir sohbete dönüştü bu. Benim o adam gibi düşünmemi istiyorsunuz. Onu bilemem. Böyle bir gerçek var mı dediniz, ben de anlattım. İsterseniz tekrar anlatayım. İnsanlar Kürtçe kanalları izlemek için o çanakları…
'Emniyet raporlarında eşcinsel ilişki de var'
- Anlamadığımız kısım bu değil, porno ile şiddet arasında kurduğunuz bağlantı.
Pornoyu içselleştirmişseniz eğer, insanın cinsel eylemlerinden sorumlu olduğunu düşünüyorsanız, bu kültürü alabildiyseniz, porno izlemek sizin için zarara yol açmayabilir. Ama o güne kadar çok kapalı bir toplum, birdenbire o antenlerle inanılmaz bir açıklığa, ne anlarsanız bu açıklıktan, ulaşma şansına sahipse oradaki birey davranışları değişir. Yolda gördüğü kadına, kıza tavrı değişir. Pornoda eşcinsel ilişkiyi veya hayvanla ilişkiyi izliyorsa bu yaşamındaki birtakım katı duvarların yıkılmasına neden olur. Bu duvarların yıkıldığını da bize polis ve jandarmanın suç raporları veriyor.
- Emniyet raporlarında eşcinsel ilişki ve hayvan tecavüzleri de mi var?
Her şey var. Genel olarak suç oranındaki artış var.
- Eşcinsel ilişki suç değil.
Peki, buna taraflardan biri razı değilse?
- Onun adı tecavüz olur.
Örneğin, 9 yaşındaki bir erkek çocuğu bir adam zorluyorsa ve gırtlağını kesip öldürüyorsa...
- Mustafa Bey, tabii ki bu bir suç. Ama ister hemcinsine, ister karşı cinse zorlama varsa bunun adı farklı; tecavüz.
Bu tür olaylar eskiden üçüncü sayfada sıkışıp kalıyordu, artık üçüncü sayfaya bile girmiyor.
'Teyit edemediğim konuları da yazarım'
- Candaş Tolga Işık haberini anlatırken "Bir gazetecinin hata yaptığı kanıtlanırsa hatasını düzeltir" dediniz. Bu açıdan bir vaka sizinle de gündeme gelmişti. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün arabalı geçişi nedeniyle annesinin öldüğünü söyleyen bir kişi size mail attı ve siz bunu köşenizden teyit etmeden yayımladınız. Yanlış olduğu ortaya çıkınca köşenizde "Amacım belliydi: Toplumsal bir konuda uyarı yapmak. Bizzat Cumhurbaşkanı ve Başbakan'ın trafiğin kesilmemesi talimatı vermesiyle bu amaca ulaşıldı. Tamamen iyi niyetle de olsa, üzdüğüm, kırdığım herkesten özür dilemek boynumun borcu" dediniz. Amaca ulaşmak…
İstanbul'da trafik kilitleniyor, özellikle de devlet büyükleri kentlerde bir yerlere gidiyorsa. Hiçbir gelişmiş ülkede devlet büyüğü geçecek diye yol kesilmez. Biz bunu çok kanıksadık. Bir okurumdan mail geldi. İnternet siteleri de aynı saatte Beşiktaş-Maslak arasındaki trafiğin 5,5 saat kilitlendiğini çünkü devlet büyüklerinin dolaştığını söylüyordu. Bana gelen mailde de, bu kilitlenen trafikte annesini kaybetmek zorunda kalan bir adam, hikâyesini anlatılıyordu. Adamla tekrar yazıştım, somut bilgi verebilir misiniz diye. "Şu anda annemi hastaneye yetiştirmeye çalışıyorum, durumu çok kötü, ölecek, ölüyor" derken "Öldü" maili geldi. Bu yazıyı yazınca beni Cumhurbaşkanı Basın Danışmanı Ahmet Sever aradı, "Dün trafik gerçekten kilitlendi, böyle bir olay yaşanmış olabilir, biz ulaşmaya çalışıyoruz" dedi. Ben de bu mailleri kendisine forwardladım. Ve sonra kesin açıklama geldi, "Sayın Cumhurbaşkanı'ndan kaynaklanmamıştır, aynı tarihte İran Cumhurbaşkanı Türkiye'deydi" dendi.
Sonra polis geldi, bana gelen mailleri verdim. Ne hikmetse polis o kişiye ulaşamadı. Ancak bu olay Cumhurbaşkanı'nı hedef alıyor gibi gözüktüğü için özür diledim. Kaldı ki yanlış da olsa, kandırılmış da olsam bu devlet büyükleri için yol kesildiği ilkelliği gerçeğini değiştirmez.
- Kısaca, teyit edilemeyen bir maili yayımlıyorsunuz ve yalanlayan bir açıklama geliyor. "Pardon, teyit edemeden yayımladım, özür dilerim" demeniz çok mu zor, "Amaca ulaşıldı" ifadesi yersiz değil mi?
Ben gazeteci olarak kimi zaman teyit edemediğim konuları da yazarım.
- Teyit edilmeyen bilgiyle amaca ulaşmak gazetecilikte var mıdır?
Haberle köşe yazıları arasında fark şudur; ben teyit edemesem de, toplumsal bir sorunu anlatan bir yazıyı hiç isim vermeden de yazarım. Çünkü haber yazmıyorum.
- "Bilgi ve rakamlarla konuşurum" diyen Mustafa Mutlu mu söylüyor bunu?
Evet, haberci kimliğimle bilgi ve rakamlarla konuşuyorum. Ama ben köşe yazarı olarak toplumsal sorundan bahsederken somut örnek vermek zorunda da değilim. Haber değil, yorum yapıyorum. Hiç öyle manidar gülmeyin.
(pk/zd)

