Kadın mücadelesini mahallelerde örgütledi
09:05
JINHA
WAN - Baskı, şiddetin en yoğun haliyle yaşandığı, her gün faili meçhul cinayetlerde insanların yaşamını yitirdiği 1990'lı yıllarda politik çalışmalar yürüten 76 yaşındaki Halime Aslan, 20 yılı aşkın bir süre kadın mücadelesi verdi. Sarı, kırmızı, yeşil fularlarını çarşafının altına saklayarak eylemlere giden Halime, "Hiçbir zaman mücadelemden vazgeçmedim" dedi.
Bin yıllarca eril zihniyetin eve kapatmaya, köleleştirmeye çalıştığı kadına yönelik her türlü baskı ve şiddet uygulandı, savaş politikaları kadın bedeni üzerinden yürütüldü ancak kadın tarihin her döneminde var olma ve eşitlik mücadelesini verirken, kadının olmadığı bir demokrasinin, barışın, devrimin olmayacağının altı hep çizildi. Kürdistan'da da baskı, şiddet ve zulmün en ağırlarına karşı kadınlar örgütlenerek mücadele yürütürken, en yaşlısından gencine her birinin de ayrı bir direniş öyküsü var. Van'ın Karşıyaka Mahallesi'nde yaşayan 76 yaşındaki Halime Aslan, 1991 yılında Halkın Emek Partisi'nde (HEP) mahalle çalışmalarına başlıyor, uzun yıllar mücadele yürütüyor. 20 yılı aşkın süre politik çalışmalar yürüten Halime, yaşı ilerlediği için ve rahatsızlıkları nedeniyle şimdilerde evden dışarı çıkmakta zorlanıyor. Karşılaştığı her zorluğa rağmen vazgeçmeyen Halime, adım atmanın dahi yasaklı olduğu yıllarda, sarı, kırmızı, yeşil fularları çarşafının altına saklayarak çalışmalara gittiği dönemleri, gördüğü şiddet nedeniyle parmaklarının, kafasının kırıldığı anları anlattı.
'Çarşaf giyip partiye giderdik'
Baskılar nedeniyle Şırnak'ın Beytüşşebap ilçesinden Yeşilöz (Faraşin) köyünden 1986 'da Van'a göç eden Halime, Van'a geldikten sonra 1991'de mahalle çalışmalarına katılıyor. 1999 yılında PKK Lideri Abdullah Öcalan'a yönelik uluslararası komplonun gerçekleşmesiyle çalışmalarına hız veriyor. Halime, "O dönemlerde her şey yasaklı olduğu için çarşaf giyip partiye giderdik. Komşu kadınlar bizlere 'nereye gidiyorsunuz' diye sorduklarında 'partiye gidiyoruz' derdik. Kadınlara, 'siz de gelin partiniz için mücadele verin' dediğimizde 'korkuyoruz gelemeyiz' derlerdi. Sarı, kırmızı, yeşil fularları üstümüzde taşıyamazdık. Üstümüzde saklar öyle dışarı çıkıp partiye giderdik. Önderliğimizin özgürlüğü için alanlardaydık. Her gün biber gazı ve cop yerdik ama her daim en önde yer aldım. Hiçbir zaman kendimi geri çekmedim" diye anlattı.
'Newroz bayramını her şeye rağmen kutlayacaktık'
2008 yılında Van Valiliği'nin "gününde yapılmadığı" gerekçesiyle 22 Mart'ta kutlanmasına izin vermediği Newroz kutlamalarına müdahale eden polisin hedef gözeterek açtığı ateş sonucu Zeki Erinç ve Ramazan Dal yaşamlarını yitirmiş, yüzlerce kişi yaralanmıştı. O günkü kutlamada bulunan Halime, o güne dair de şunları anlatıyor: "Bizler Newrozumuzu her şeye rağmen kutlayacaktık. Hazırlıklarımızı yaptık parti binasının önünde toplandık. Ateşimizi yakıp kutlamalara başladık. Kutlamalara yeni başlıyorduk polisler aniden üstümüze doğru geldi. Kaçma fırsatı bulamadan bizleri yere atıp coplarla hepimizi dövmeye başladılar."
'Esnaflar korkudan beni içeri bile almadılar'
Polisten aldığı darbelerle kanlar içinde yere yığıldığını söyleyen Halime, kafasında ve el parmaklarında kırıklar oluştuğunu belirtti. Yere düştüğü esnada polisin sıktığı plastik mermi ile kalçasından yaralanan Halime, "Ayağa kalkamadım. Bir genç gelip beni yerden kaldırıp oradan uzaklaştırdı. Beni götürdüğü esnaflar korkudan beni içeri bile almadılar" diye anlattı. Polislerden çekindiği için hastaneye gidemeyen Halime, tedavisini evde yaptığını tüm başvurularına rağmen de hiçbir sonuç alamadığını sözlerine ekledi.
'Önderlik bütün kadınlar için umut oldu'
Uzun bir tedavi süresinin ardından yaralarının iyileştiğini, çalışmalarına tekrar devam ettiğini ifade eden Halime, "Bugüne kadar Kürdistan ve Türkiye'nin birçok bölgesine gittim. Her gittiğim yerde saldırılara maruz kalsam da hiçbir zaman mücadelemden vazgeçmedim" dedi. PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın kadınların önünü açtığını dile getiren Halime, "Eskiden hiçbir kadın erkeklerle aynı ortamda bulunmuyordu. Önderlik bütün kadınlarımız için umut oldu. Sokağa bile çıkamazken artık en ön saflarda kadınlar bulunmaktadır. AKP hükümeti 80 vekil çıkarmamızı hazmedemiyor bu yüzden önderliğimiz üzerindeki tecridi ağırlaştırıyor" diyerek sözlerine son verdi.
(ng-va/gc/mg)

