Ankara Üniversitesi'nde Cinsel Taciz ve Saldırıya Karşı Destek Birimi
09:21
JINHA
ANKARA - Ankara Üniversitesi'nde 2011 yılında yaşanan bir taciz olayı sonucu oluşturulan Cinsel Taciz ve Saldırıya Karşı Destek Birimi, okulda yaşanan her türlü cinsel taciz ve saldırıya karşı mücadele ediyor. Birim üyesi Prof. Dr. Funda Şenol Cantek, kadınların çeşitli gerekçelerle yaşadıkları tacizi gizleme gereği duyduklarını belirterek, kadınları bu tür saldırılara karşı duyarlı olmaya çağırdı.
Her gün kadınlara yönelik, yaşanan şiddet, taciz ve tecavüz olayları Üniversitelere kadar sirayet ederken, Kadın Sorunlarını Araştırma ve Uygulama Merkezi (KASAUM) öncülüğünde Ankara Üniversitesinde Cinsel Taciz ve Saldırıya Karşı Destek Birimi, kuruldu. 2011 yılında Ankara Üniversitesinde yaşanan taciz olayına karşı aralarında akademisyenler, idari personel ve öğrencilerin de yer aldığı 11 kişilik birim mücadeleye devam ediyor. Birimin kurulma aşaması ve yaptığı çalışmalar hakkında bilgi veren, Prof. Dr. Funda Şenol Cantek, söz konusu birimin, aşağıdan yukarıya bir çaba ve taleple kurulduğunu ifade ederek, birimin 8'i hoca ve 3'ü idari personel ve öğrenciden oluştuğu bilgisini verdi.
Ayrımcılık ve ırkçılık da taciz olarak nitelendiriliyor
Cinsel Taciz ve Saldırılara Karşı Destek Birimi'nin, düzenli olarak toplantı aldığını, gelen başvuruları konuşup, öneri alarak değerlendirdiğini ifade eden Funda, ardından rektörlüğe başvuruda bulunduklarını ve başvuru süreçlerini takip ettiklerini söyledi. Yapılan başvuruları oluşturdukları politikalar ve temel yaklaşımlar çerçevesinde değerlendirdiklerini ve tacizin en genel tanımı doğrultusunda ele aldıklarını dile getiren Funda, sadece kadınlara değil aynı zamanda LGBTİ'lere ve erkeklere de destek olduklarını bildirdi. Funda, oluşturdukları tutum belgelerine göre aynı zamanda erkeklerin de tacize uğrayabileceğini, ayrımcılık ve ırkçılığı da bir çeşit taciz olarak nitelendirdiklerini söyledi.
'Hayır, hayır demektir'
Funda, üniversiteli kadınların karşılaştıkları taciz ve şiddet olaylarında durumu dillendirmekten çekindiğini, derin bir korku yaşadıklarını ve çoğunluğunun hatayı kendinde aradığını belirtti. Mağdurların durumu anlatmamasında ailelerinin kendilerini okuldan alma kaygısından kaynaklandığını belirten Funda, ayrıca mağdurların böyle bir olayla anılmanın kendi masumiyetlerine gölge düşüreceğini düşündüklerini bu kaygıyla hareket ettiklerini söyledi. "Tacize/tecavüze uğramış olmak mağdur için utanç verici bir durum olarak kabul ediliyor ve mağdurlar gerek ailelerinin gerek çevrelerinin onlara vereceği tepkiden ürküyorlar" hatırlatmasında bulunan Funda, taciz eden kişinin mağdurdan hiyerarşik olarak üstte olması durumunda ise alt-üst ilişkisi nedeniyle de tacizin saklanılmasına yol açabildiğini söyledi. Funda, bu tür durumlarda şikayet başvurularının azaldığına dikkat çekti.
Funda, yaşanan süreci şu sözlerle dile getirdi: "Tacize uğrayan kadınlar utanıyor ve paniğe kapılıyor ve genelde kadınlar kendileri sorumlu, suçlu olarak görüyor. 'Çok mu rahat davrandım?', 'Evine gitmemeliydim', 'O saatte sokağa çıkmamalıydım' gibi düşüncelerle olayı gizlemeye çalışıyorlar. Bunun karşısında biz onları bu düşüncelerden uzaklaştırmak ve 'hayır', demenin kesin olarak hayır demek olduğuna inandırmaya çalışıyoruz. Zaten bizim sloganımız hayır, hayır demektir."
Türkiye'de ilk
Türkiye'de bir ilk olma özelliği taşıyan birim, Ankara Üniversitesi'yle beraber son iki yılda çalıştaylar düzenleyerek, Türkiye'nin birçok üniversitesinde benzer birimler açılmasına vesile olurken aynı zamanda toplumsal cinsiyet konulu bilimsel toplantılar düzenliyor. Birim aynı zamanda internet üzerinde de tüm çalışmaları takip etmeye çalışıyor.
(de/kk/zd)

