Çocuk yaşta çalınan hayatları engellemek!
09:05
Şehriban ASLAN/JINHA
MUŞ- 2009 yılında 7 kadının biraraya gelmesiyle açılan Muş Kadın Derneği (MUKADDER), sosyal yaşantısı olmayan kadınlara sosyal alanlar yaratmanın yanı sıra çocuk yaşta evliliği engellemek içinde çalışmalar yürütüyor.
Muş’ta 2009 yılında 7 kadının biraraya gelmesiyle açılışı yapılan Muş Kadın Derneği (MUKADDER), Muşlu kadınların sorunlarıyla yakından ilgileniyor. Dernek, sosyal yaşantısı olmayan kadınlar için sosyal alanlar düzenlemenin yanı sıra, erken yaşta evliliğin zararları konusunda da çalışmalar yürütüyor. MUKADDER'de psikolog olarak görev yapan Tuba Gür, "Kadın ve erkekler biyolojik açıdan farklı olabilirler fakat bu kadınların güçsüz olduğu anlamına gelmez. Kadınlar bize benimsetilenden çok daha güçlüdür" dedi.
‘Çocuk gelinlere ilişkin saha çalışması yaptık’
MUKADDER'de bir buçuk yıldır gönüllü psikologluk yaptığını söyleyen Tuba, “Yoğun olarak çalıştığım konulardan biri çocuk gelinler konusu. Bu konu ile ilgili mahallelere kadınların yanına gidip saha çalışmaları yapıyorduk. Mahallelerde belirlediğimiz 'Lider Kadınlar' vardı. Lider kadınlara ulaşıp, mahalledeki kadınları bir araya toplayıp sorunları olanlara yardımcı oluyorduk. Erken yaşta evliliğin ne demek olduğu, sağlıksal ve ruhsal boyutunu afiş ve broşürlerle anlatıyorduk" diye konuştu. Tuba, özellikle Muş'ta toplumsal cinsiyet bilincinin çok az olduğunu, şiddetin her türlüsünün meşrulaştırılmış olduğunu dile getirerek, "Biz bunlarla ilgili çalışmalar yaptıkça erken yaşta evlilikler için ihbarlar da gelmeye başladı. MUKADDER'e yardım amacıyla gelen kadınlarımız oldu. Gelenlere neyin, nasıl yapılması gerektiğini söylüyoruz. Dernek olarak hem psikolojik destek veriyoruz, hem de hukuksal yardım olarak kadınlarımızı baroya yönlendiriyoruz" ifadelerine yer verdi.
'Muş'ta kadınların sokağa çıkması hoş görülmüyordu'
Muş'ta dört beş yıl öncesine kadar da kadınların sokağa çıkmasının hoş görülmediğine dikkat çeken Tuba, "Kadınlar için fitness salonları, spor salonları yaptık. Kadınlar oraya geldiklerinde kadın hakları konusunda bilgi veriyorduk. Toplumsal cinsiyetle ilgili çalışmalar yürüttük. Çay saatleri adı altında sohbetler yaptık. Bu çalışmalar bir yıl boyunca sürdü. Çocuk gelinler projesinde spora gelen kadınların çoğu saha çalışmalarında bize yardımcı oldu. Dernek gönüllüsü olarak çalışma yapanlar oldu" diye konuştu.
'İntiharların altından şiddet çıktı’
Muş'ta yaşanan şiddetin gün yüzüne pek çıkmadığını, devlet veya başka kurumlara çok nadir başvuran kadınların olduğunu anlatan Tuba, "Hastahanede ya da bir mahkemeye başvuru olduğunda yapılan şiddet, kayda geçip öğrenebiliyoruz. İntihar adı altında gelenlerin şiddet gördüğü ortaya çıkıyordu. Başka olayları öğrenme şansımız çok az. Buda şiddet gören kadınlara ulaşmamıza engel oluyor" sözlerini ifade etti. Çalıştığı kurumda intihar vakaları ile ilgili yaptığı araştırmaya göre intihar yaşının 14-28 yaş arası olduğunu kaydeden Tuba, bunun yüzde 70'in ise kadın olduğunu dile getirdi. İntihar eden kadınlara ulaşmakta güçlük çektiklerini söyleyen Tuba, “Telefona ya babası, ya abisi, ya da eşine denk geliyorduk. Genelde görüştürmüyorlardı. Görüştüğümüz kadınlar da konuşmaktan çekiniyorlardı. Kadınları psikolojik yardıma yönlendiriyorduk fakat kabul etmiyorlardı. Daha sonra bir kaç geri dönüş oldu. Muş'ta kadınlara psikolojik destek vermek çok zor oluyor. Özellikle şiddet görmüş kadınlar hastaneye gidip, doktor bunu tespit ettiğinde tutanak tutmadığında bir suç işlemiş oluyor, buda üstü kapalı oluyor. Buda birçok konuda bizi zorluyor" ifadesini kullandı.
'Kız çocukları evde misafir olarak büyütülüyor'
Çocuk gelinler konusuna da değinen Tuba, "Saha çalışmaları yaptığımız zaman görüyoruz ki çocuk gelinler vakaları devam ediyor. Kız çocukları evde küçük yaştan itibaren bir misafirmiş olarak büyütülüyor. Belli bir yaşa geldikten sonra evlenileceği ve gerçek evinin eşinin evi olduğu benimsetiliyor. Bir gün yaptığımız bir saha çalışmasında ilginç bir hikayeye rastladık. Bir kadın küçük yaşta büyük bir aileye gelin verilmiş. Bir çocuk sahibi olmuştu. Fakat o çocuğuna emanet gözüyle bakıyormuş. Kadın sabah kahvaltı sofrasını kaldırdıktan sonra kaynanası, eşi ve evin diğer fertleri ortadan kaybolduğu vakit hemen gizli gizli dışarı çıkıyor. Dışarı çıktığında ise çizgi oynayan küçük kız çocuklarıyla oyun oynar, oynadıktan sonra eve koşup bulaşıkları yıkıyormuş. Bunun gibi birçok çocuk gelinlerle ilgili hikayeler var” dedi.
Tuba, son olarak kadınların el ele verdiklerinde her türlü mücadelede başarılı olabileceğine dikkat çekti.
(şa/mg)

