‘Anadilimizde eğitim görmek en doğal hakkımızdır’
08:57
Tekoşin Tekin / JINHA
AMED – Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi bünyesinde çalışmalarını yürüten Sümerpark Ortak Yaşam Alanı’nda açılan Kürtçe Dil Kursu’na katılan kursiyerler, devletin yıllarca Kürt halkı üzerinde yürüttüğü asimilasyon politikalarına dikkat çekerek, “Bunca zaman dilimizi asimile etmek için ellerinden geleni yaptılar ancak başaramadılar. Anadilimizde eğitim görmek bizim en doğal hakkımızdır. Dilimiz bizim kimliğimizdir” dedi.
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi bünyesinde çalışmalarını yürüten Sümerpark Ortak Yaşam Alanı'ndaki en büyük ilgiyi Kürtçe Dil Kursu görüyor. Kürtçe dil kursunun eğitmenliklerini ise Diyarbakır KURDİ-DER hocaları yürütüyor. Anadillerini kurslarda öğrendikleri için büyük bir üzüntü duyduklarını dile getiren Zelal Yavuz Kılıç, “Anadilimizi bilmememiz ve kendimizi yazılı olarak ifade etmememiz bizim eksikliğimiz değil. Bu tamamen devletin Kürt halkının üzerinde yarattığı asimilasyon politikalarının sonucudur” dedi. Asimilasyon politikaları sonucu dillerini iyi öğrenemediklerini kaydeden Zelal, “Yıllarca süren politikalar bizi kendi dilimize karşı yabancılaştırdı. Şimdi kendi dilimizi sadece kurslarda öğrenebiliyoruz. Okullarda bile anadilde eğitim sadece seçmeli olarak kabul edilmiş durumda. İnsanlar genelde kurslarda farklı dilleri öğrenmek için başvurur ancak biz kendi dilimizi öğrenmek için başvuruyoruz. Bu çok acı bir durum” diye konuştu.
‘Dilimiz kimliğimizdir’
Kürtlerin yıllarca dili ve kültürü üzerinde yaşanan baskılara dikkat çeken Funda Yılmaz, “Bunca zaman dilimizi asimile etmek için ellerinden geleni yaptılar ancak başaramadılar. Anadilimizde eğitim görmek bizim en doğal hakkımızdır. Dilimiz bizim kimliğimizdir. Kendi dilimizle konuşabiliyoruz ama yazmaya gelince eksik kalıyoruz. Bu yüzden kurslara gelip daha yeni öğreniyoruz. Eğer bugün Türkiye’de bizim kendi dilimizi öğrendiğimiz okullarımız olsaydı böyle olmazdı. Kendi dilimizde eğitim almak şart, anadilimizle konuşmak şarttır. Hiçbir baskı dilimize sahip çıkmamızı engelleyemeyecektir. Kürt halkı olarak yıllarca baskı altında yaşadık. Her türlü yol yöntemler denendi ancak hiçbirinde başarılı olamadılar. Bu kazanımlar bizim mücadelemizin kazanımlarıdır” sözlerini ifade etti. Amacının ana dilini geliştirmek olduğunu dile getiren Funda, “Ben ileride bir Kürt kadın yazarı olmak istiyorum. Hedefim bu. Annelere ve babalara çağrım kendi anadilinizi geleciğimizin çocuklarına öğretin ki, onlarda hem dilimize hem kültürümüze sahip çıksınlar” ifadesinde bulundu.
‘Pakette anadile ilişkin bir şey çıkmadı’
Kürtçe dil kursunda öğretmenlik yapan Mehmet Salih Öngüner, öğrencilerine her gün yeni bir kelime öğrettikçe mutlu olduğunu belirterek, “Devletin yürütmüş olduğu politikada hiçbir şekilde ne bizim dilimize nede kültürümüze dair bir şey yok, bu böyledir böylede yürütülüyor. Eğer bir devletin başkanıysan konuşulan bir dilin ikinci dil olarak bunu gösteremezsin. Ortada bir yaşam var, ortada olan bir dil var konuşulan bir dil var. Bu yüzden buna göre bir açıklık getirmesi gerekirdi. Açıklamış olduğu ‘Demokratikleşme Paketi’in de maalesef Kürt halkı için ve anadilimizle ilgili hiçbir yasa çıkarmadı. Dolayısıyla ben bir eğitimci olarak eğitim vermeye devam edeceğim” şeklinde konuştu.
(tt-yoy/mg)

