Sevkler yeni bir 'hayata dönüş' operasyonu hazırlıkları mı?

09:29

JINHA

İSTANBUL - Bakırköy L Tipi Kadın Kapalı Cezaevi'nde kalan kadın siyasi tutsaklar, fiziki koşulları kadınlar için uygun olmayan Silivri'ye sevk edilmek istemelerinin hak ihlali olduğunu söyledi. ÖHD Eş Başkanı Banu Güveren ise sevkler ile "Yeni bir 'hayata dönüş' operasyonu hazırlıkları mı?" sorusunun akıllara takıldığını belirterek, olası bir sevk sonucunda can kaybının yaşanabileceğine dikkat çekti.

Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi'ndeki tutsakların Silivri 9 No'lu F Tipi Cezaevi'ne sevk edilmesine ilişkin iddialar güçlenirken, hukukçular, tutsak yakınları ve sivil toplum kuruluşları bu duruma karşı çıktıklarını, kadın tutsakların sevki halinde 'hayata dönüş' operasyonu olabileceğini de ekliyor. Ağır hasta tutsakların da aralarında bulunduğu Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi'nden F tipine yapılacak sevk tecrit ihtimalini de beraberinde getiriyor. Özgür Hukukçular Derneği (ÖHD) İstanbul Şube Eş Başkanı Avukat Banu Güveren, ''Başta Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan'a uygulanan tecrit olmak üzere siyasi tutsakların örgütlülüğü dağıtılmak, tecrit ve sürgün yapılmak istenmektedir" dedi.

'Amaç örgütlülüğü yıkmaktır'

Banu, önceliklerinden birinin cezaevlerindeki siyasi tutsaklar olduğunu dile getirerek, olası bir katliama izin vermeyeceklerini söyledi. Banu, "Cezaevlerindeki siyasi tutsakların durumu diğer tutsaklara göre daha ağır şartlar altında infaz edilmektedir. Sevklerdeki amaç cezaevlerinde oluşan örgütlülüğü, birlikteliği dağıtmaktır. Bunlar sevk değil esasen sürgündür'' ifadelerini kullandı.

'Silivri paralel operasyonun adresi olan cezaevidir'

Banu, sürgünlerin yapılacağına dair somut veriler de olduğunu ifade ederek, şunları söyledi: "Cezaevi yönetimi eşyaların toparlanmasını istemiş ve Ümraniye'den Metris'den diğer cezaevlerine bir gece ansızın sürgünler gerçekleştirilmiş. Amaç burada tecrit etmek, birbirinden koparmaktır.'' dedi. Sevk yapılmak istenen cezaevinin durumuna işaret eden Banu, ''Sevklerin, en son paralel yapı operasyonlarının yapılması ile polisler ve cemaat üyeleri ve Hizbullahçıların tutulduğu koğuşlar aralarına yapılması planlanıyor. Buradaki amaç nedir bilemiyoruz'' diye belirtti.

'Yeni bir 'hayata dönüş' operasyonu hazırlıkları mı?'

İç güvenlik paketinde yer alan maddeler nedeniyle cezaevlerinde uygulanacak şiddetin boyutunu kestiremediklerini ifade eden Banu "Yeni bir 'hayata dönüş' operasyonu hazırlıkları mı" sorusunun akıllara takıldığını vurguladı. Banu, ''Aslında bu endişemizde haksız da sayılmayız. Mevcut götürülmek istedikleri cezaevinde bir taraflarında paralelciler, arada siyasi tutsaklar, diğer tarafta da Hizbullahçılar var. Amaçlarını ilerleyen günlerde daha net bir şekilde görebileceğiz'' sözlerine yer verdi.

'Bu sevkler can kaybına yol açabilir'

Banu, cezaevinden hastaneye sevk sırasında bile çok ciddi sıkıntılar yaşandığını, belirterek şöyle devam etti: "Cezaevlerinden hastalar, hastanelere geniş bürokrasi altında ve uzun bir prosedür sonucunda ancak sevk ediliyor. Buna rağmen kelepçeli bir şekilde götürülüyorlar. Klimasız ring araçlarında götürülüp doktorun önüne çıkarılıyorlar. Yapılacak olan bu sevk durumunda ağır hasta tutsaklar için özel ambulans getirilmeyecek. Birden fazla tutsak yine İstanbul metropol cezaevlerinden Kürdistan bölgesindeki cezaevlerine gönderildi. Onlar da aynı şekilde ring araçları ile götürüldüler. Bu sevkler içerisinde kanser ve akıl hastası olanlar var. Yapılacak olan bu sevkte tutsaklar, herhangi bir önlem alınmadan götürülecek."
Kadın tutsaklar: Sevk istemiyoruz

Bakırköy Cezaevi'ndeki kadın tutsalar da avukatları aracılığıyla açıklama yaparak, cezaevinde sürekli doktor olmadığını ve hastaneye sevk sırasında, kelepçeli bir şekilde, klimasız araçlarla, katı bürokratik önlemlerle götürüldüklerini belirtti.
Sevk durumunda yaşanabilecek sorunlara dikkat çekilen açıklamada, "Başka cezaevlerinden sevk edilenlerin sevk sırasında kendileri ile getirdikleri eşyaları verilmiyor. Karton veya deri kaplı defterlerimize el konuluyor. Temel olan yıkanma gibi ihtiyaçlarımızı cezaevinin ilaçlanmayan paslı suyu ile gidermek zorunda kalıyoruz" diye kaydedildi.

'Silivri 9 No'lu F Tipi Cezaevi kadın cezaevi değil'

Açıklamada, 18 yıldır ayağında sabit platin bulunan bir kadın tutsağın, kendisinin daha önceki cezaevinde ortopedik yatağı olduğunu ama şu an kaldığı Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi'nde olmadığını dile getirdiler. Kadın tutsaklar, "Sevk istemiyoruz. sevk edilmek istenen Silivri 9 No'lu F Tipi Cezaevi'nin kadın cezaevi değil" ifadelerini kullandı.

(ro-mı/dc/gc/fk)