İSKEP Van Raporu'nda kadına yönelik şiddetle mücadele ön planda

15:31

JINHA

WAN - Avrupa Birliği ile Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) tarafından hazırlanan ve Van Büyükşehir Belediyesi'nin pilot belediye olarak yer aldığı İstihdam için Koordinasyon ve Eğitim Teknik Destek Projesi (İSKEP) programının Van ile ilgili raporu açıklandı. Raporda yer alan sonuçlar kadına yönelik şiddetin önlenebilmesi için zihniyet değişimini gerekli görüyor.

Avrupa Birliği ile Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) tarafından hazırlanan ve Van Büyükşehir Belediyesi'nin pilot belediye olarak yer aldığı İstihdam için Koordinasyon ve Eğitim Teknik Destek Projesi (İSKEP) programının Van ile ilgili raporu açıklandı. Raporu açıklayan Proje Kilit Uzmanı Cleofe Guardigli, projelerinin hedef gruplarının engelliler, madde bağımlıları ve aile içi şiddet mağduru kadınlar olduğunu söyledi. Cleofe, proje kapsamında 12 belediye ile işbirliği yapılarak, ilgili illerde yaşayan dezavantajlı kişilerin iş gücüne erişimini engelleyen sorunların belirlenmesine ve giderilmesine, dezavantajlı kişi ve grupların kayıt altına alınmasına, söz konusu kişiler için sağlanan istihdam ve sosyal koruma hizmetlerinin geliştirilmesine yönelik faaliyetler yürütülmesinin planlandığını belirtti.

'Kadınlara yönelik şiddetin önlenmesi için zihniyet değişimi gerekiyor'

Şiddet mağduru kadınlarla ilgili yaptıkları çalışmalara ilişkin bilgi veren Cleofe, "Şiddetle mücadele stratejileri toplumun bir bütün olarak zihniyet değişimi sürecine girmesi yönünde çaba harcanmasının yanı sıra, kadınların eğitim ve çalışma yaşamına katılımları aracılığıyla güçlendirilmelerini gerektirirken, tüm bu istatistikler kadının eğitimsizliği nedeniyle, Van işgücü piyasası içinde yer bulamadıklarını göstermektedir. Çeşitli araştırmalar düşük eğitimli ve düşük vasıflı kadınlar için ev-eksenli üretimin, erişilebilir gelir yaratma imkânlarının başında geldiğini göstermektedir. Kadınların bu tür işleri yapmasının arkasında yatan temel neden, kadınların ev dışında çalışması önündeki engellerdir. Bu engellerin başında kadının yerini evi olarak gören ataerkil bakış açısı gelmektedir. Küçük çocuk sahibi kadınlar için çocuk bakım hizmetlerinin, yaşlı ve hastası olanlar için de yaşlı ve hasta bakım hizmetlerinin yetersizliği önem kazanmaktadır" diye konuştu.

'Şiddet mağduru kadınların çalışmasındaki negatif baskı yadsınamaz gerçektir'

Claofe, kadına yönelik şiddetin en büyük sebeplerinden birinin ekonomik problemler olduğunu ve şiddetin yoksul ve dolayısıyla da düşük eğitimli kadınlar arasında çok fazla olduğunu söyleyerek, "Bu kesimde kadının çalışmasındaki negatif baskı yadsınamaz gerçektir ve şiddet mağduru kadınların çalışma hayatında yer almalarını da güçleştirmektedir. Van'da aşiretçilik sistemi yaygındır. Şiddet gören bir kadınının kocasının ailesinden ve aşiretinden habersiz bir işte çalışması mümkün değildir. Bu sosyal olgunun bir parçası olan işverenler de, şiddet görmüş kadının istihdamına negatif bakmaktadırlar. "Evde ne yaptı da, dayak yedi" düşüncesi işverenlerin aklındaki sorudur. Aslında sadece şiddet mağduru kadınlar için değil, tüm kadınlar için de işe alımda negatiflik söz konusudur" dedi.

'Farkındalık çalışmalarını mutlaka yapılması lazım'

Şiddet gören kadınlara yönelik yapılması gereken çalışmaları sıralayan Cleofe, "Kentin sosyal ve kültürel arka planı düşünülerek kadınların erişilebilirliklerinin artırılması, kadınlara uygun eğitim programlarının geliştirilmesi, farkındalık çalışmalarının artırılması, Van'da şiddet mağduru ve evinden ayrılmamış kadınlar için en uygun çalışma alanı, sadece kadınların istihdam edilebileceği ve kendi mahallelerinde açılacak atölyelerdir. Bu konuda en iyi örnek halı dokumacılığı olabilir. Van halıcılık alanında ileridedir ve üretilen halılar ihraç edilebilmektedir" ifadelerinde bulundu.

Van'daki engelli oranı yüzde 5.2

Engelli oranın Türkiye'de yüzde 7, Van'da ise 5.2 olduğunu belirten Cleofe, Van'daki engellilerin oranın yüzde 5.7'sinin erkek, 4.7'sinin ise kadın olduğunu kaydetti. Engellilerin iş gücüne katılımı ile ilgili bilgi veren Cleofe, Van'da engellilerin iş gücüne katılımının yüzde 20.4, istihdam oranın ise yüzde 18.8 olduğunu belirtti. Engellilerin Yasal zorunluluk nedeniyle istihdam edildiğini söyleyen Cleofe, Engellilerin bireysel çalışmalarda iyi, kolektif çalışmalarda sıkıntı yaşadıklarını, nitelik gerektirmeyen işlerde çalıştırıldıklarını kaydetti.

'Madde bağımlılığı yaşı 10'a indi'

Madde bağımlıları ile ilgili de bilgiler veren Cleofe, Van'da madde bağımlılığı tedavisi yapan sadece 2 hastane olduğunu aktararak, "Uyuşturucu madde kullanıcılarının maddeye başlama yaşları incelendiğinde; en küçük başlama yaşının 10, en büyük başlama yaşının 62 ve maddeye başlama yaşı ortalamasının da 20,65 olduğu anlaşılmaktadır. Uyuşturucu madde kullanıcılarının maddeye başlama yaşlarının 15-24 yaş grubunda yoğunlaştığı ve kullanıcıların %70,1'inin bu yaş grubu aralığında iken maddeyi düzenli olarak kullanmaya başladıkları gözlemlenmektedir. Uyuşturucu madde kullanıcılarının maddeye başlama nedenleri arasında arkadaş etkisinin yüzde 49 ve merakın ise yüzde 23,7'dir. Kullanıcıların büyük çoğunluğu yani yüzde 80'inden fazlası maddeyi sokak satıcıları veya yabancılardan temin ettiklerini ifade etmektedirler" dedi. Ayrıca Cleofe, madde bağımlılarının iş bulmada sıkıntı yaşadıklarını belirterek, işverenin maddeyi tamamen bırakmanın çok nadir olduğuna inandığını ve geri dönüp çevreyi de etkileme oranın çok yüksek olduğunu düşündüğü için bu riski almak istemediğini kaydetti.

(ng/mg)