Jineoloji: Tanrıçanın teşisi hala dönüyor

09:01

JINHA

HABER MERKEZİ - "Kadın etrafında geliştirilecek bilim doğru sosyolojiye atılmış ilk adım olacaktır" sözüyle açılışını yapan Jineoloji sitesi 'jineoloji.org.' adresinde yayına başladı. Siteyi ziyaret eden kadınlar, "Neden jineoloji" sorusuna yanıt bulacak, kadının etik, estetik, ekoloji ve bir bütün evren ve yaşamla ilişkisine öyküler ve yazılarla ortak olacak. Kadının binlerce yıllık serüveni ve an'ı Jineoloji'de buluşuyor.

Kürt kadın hareketinin 2008'den bu yana hem kendi içinde hem de diğer kadın örgütlenmeleri ile tartıştığı Jineoloji (kadın bilimi) nedir diye soranların yanıt bulacağı bir site hazırlandı. Yaşamı henüz eril zihniyetin hiyararşik bir yapıya dönüştürmediği, kölelik zincirlerinin takılmadığı, özgür, doğal olduğu dönemlerden bu yana üreten, ören, örgütleyen, paylaştıran, yaşamı en doğa haliyle, doğanın bir parçası olarak yaşayan kadın neden sanal bir sitede anlatılıyor. Her iki sorunun yanıtı da elinden çıkan teşi ile Jineoloji yazan kadın figürünün yer aldığ sayfada bulunuyor.

'Neden jineoloji?'

PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın "Kadın etrafında geliştirilecek bilim doğru sosyolojiye atılmış ilk adım olacaktır" sözüyle açılan sitede etik, estetik, ekoloji, ekonomi, politika, sağlık, demografya, tarih, akademia ve aktüel başlıklarıyla jineoloji arasındaki bağ kuruluyor. Özgür eş yaşam, öz savunma gibi tartışma konuları için de ayrıca sayfalar yer alan sitenin girişinde "Neden Jineoloji sitesi" açıklaması ile tüm tartışma ve sorulara şu yanıt veriliyor:

"Baksanıza logomuzdaki teyzeye (siz ana, anne, nine, abla, hala artık içinizden nasıl geliyorsa öyle deyin) ne kadar somut bir aletle ne kadar gerçek bir atölyeye oturmuş. Elinde ne kadar gerçek bir teşî tutuyor ve ne kadar somut bir ihtiyaca cevaben sanat yapıyor, bilim yapıyor, teknik geliştiriyor. Bunca sakin, bunca mağrur ve bunca asil dururken hem de. Binlerce yıl öncesinde yaşamamış sadece, oraya mahkûm etmemiş kendini bugüne dokunuyor. Yün ipini hiç koparmadan teşîsinde eğirebilmiş, bizim için kazaklar, çoraplar, atkılar örmek için yün eğiriyor, sanki. Hiçbir ayrımı yok onun. Hangimiz sorsak 'sana yapıyorum yavrum' diyecek kadar evrensel bir kadın o ve bir o kadar gerçek. Tezgâhını basit bulabilirsiniz ya da ilkel, geri. Oradan çıkacak yünün kaba olduğunu da iddia edebilir bazıları. Ama, azıcık tarih ve genel birikimi olanlar hakkını teslim edecekler ki bu teyze olmasaydı ve onun bu basit tezgâhı ve döndükçe harikalar yaratan şu teşîsi olmasaydı; ne bugünkü bilim-teknik ve ne sizinle iletişime geçmemizi mümkün kılan şu sanal teknoloji mümkün olacaktı. Onun sihirli elleri, evrenin her zerresine sınırsız açtığı sevgili yüreği olmasaydı ve sezgili-duygulu zekâsı ve aklı işlemeseydi biz evrimin hangi aşamasında takılı, takıntılı olacaktık? Ya da evrimi bambaşka aşamalarla nasıl yaşamış olacaktık? Bilinmez."

'Çağın tekniğiyle iletişime geçebilmek için jineoloji sitesi'

İçinden geçilen çağın her saniyesine toplum, kadın ve yaşam kırımı dayatıldığı belirtilen açıklamada, bunun için her anında toplum, yaşam ve kadın bilinçlenmesi olması gerektiğine vurgu yapılarak "Tam da bunun için Jineoloji diyoruz. Sanallaştırılan yaşamın her alanına hitap edebilmek için ve çağın tekniğiyle iletişime geçebilmek için jineoloji sitesi diyoruz. Bizim için teyzemizin elindeki tezgâh kadar sade, yalın ve yaşamın gerçek ihtiyaçlarının hizmetinde olabilmesi dileğiyle ve emeğiyle başladık. Bu teyzenin torunlarıyız, bu toprağın çocuklarıyız! Onun tezgâhında verdiği emek var gen havuzumuzda ve bu site hazırlanırken o teşîsini döndürdü, yününü eğirdi, bizim etrafımızdaki tembellik enerjisini şöyle bir savurdu. Bir enerji, bir koşuşturma, bir arayış… Adı ne olsun, logosu ne olsun, içeriği, konuları, başlıkları vs. vs. ve devam ediyor, edecek. Onun teşîsi hiç durmadı, kurduğu dokuma tezgâhları eril akılların kurduğu komplo tezgâhlarına inat hiç bir zaman kökten yıkılmadı" denildi.

'Güzelliklerle yaratacağı Jineolojiyi'

"Kadın bilimine niyet ettiğimiz umudumuz da bu tezgâhta dokundu yine" diyen kadınlar açıklamasına şöyle devam ediyor: "Kadın bilimindeki iddiamızın sürekliliğini bağladığımız da teyzemizin binlerce yıldır durmadan dönen teşisi ve o teşinin kopmadan eğirdiği ipiyle dokuduğu tüm güzellikler. Biz o güzelliklerle yazacağız jineoloji sitesinde. Biz o güzelliklerde yaratacağız jineolojiyi. Ve o güzelliklerle durduracağız yaşamın sanallaştırılarak yok edilişini. Kadınlara yaşatılan en gerçek acıları, zulümleri; kadın tezgâhında kadın elleriyle, kadın yüreği ve ruhuyla dokunacak kadın zihniyetinin, aklının ve zekâsının durduracağı inancını yaratacağız yeniden. Kadın teşisinin döndüğünü ve aslında hiç durmadığını o teşinin eğirdiği yünün hiçbir zaman kopmadığını ve o yün iple insanlığın yaşama tutunduğunu daha çok kadının gönül gözüyle görmesini istiyoruz. Bunu sağlamaya çalışacağız. Yüreğimizle görenlerimiz de aklımız ve zekamızla bunun gereklerine kilitlenip bize yaşatılan bin bir türlü kırımı durdurmaya seferber olmalıyız. Jineoloji bilimi bunu başaramazsa kaynağına yani çıkarıldığı neolitik tezgâhına, döndürüldüğü tanrıça teşîsine ve eğirildiği sevda kadını ipine ters düşer. Kırımın bilimlerinden birine eklemlenmekten öteye gidemez, tüm iyi niyetlerine rağmen. Biz ana-kadının yüreğinden geçen sonsuzluk nehrine, dudağındaki aşk ezgisine, ruhundaki şiir tınısına, çağlarındaki duygu yüküne bakarak okuyacağız tarihi.

'Kadının haykırışına bir yanıt'

Bu sitenin sayfalarını ne salt analitik akılla ne de salt duygusal zekâyla dokuyacağız. Tıpkı bu teyzenin yaptığı gibi; muhteşem bir analitik aklın ürünü olarak tezgâhımızı kuracağız, muhteşem bir duygusal zekânın ürünü olarak güzel nakışlar yapacağız. Ya da analitik aklın ürünüyle teşi yapacağız, ondan ip eğireceğiz, modeller çıkarıp örgüler yapacağız. Duygusal akılla estetiğini vereceğiz. Ama, toplamında ana tanrıça kültürü olacağız. Kadını aklın bir yanına kilitleyen ve diğer yanını ondan mahrum bırakmaya çalışan; ya da bir yanını kadının öz evladı diğer yanını üvey evladı gibi gösteren hiçbir ideoloji jineolojinin algısında benimsenmeyecektir. Tezgâhında dokunmayacaktır, eleştiriye-analize tabii tutulmak dışında.
Sitemiz kadın bilimine açılan bir yol. Bir bilgenin deyimiyle 'Tanrı birdir ama ona ulaşmanın yolları bindir.' Bu site erkeğin kadından çaldığı 104 Me'yi geri almaya ve tüm insanlıkla paylaşmaya çağrı yapıyor, İştar'ın yarım kalan savaşına sahip çıkıyor! Onun yarım kalan kavgasının kazanılması gerektiğini bu topraklar en çok 2014 yılında haykırdı tüm vicdanlara. En çok da kaçırılan, köle pazarlarında satılan Kürt, Türkmen ve hangi halktan olursa olsun kadınlar ve çocuklar haykırdı. Bu site bu haykırışa bir yanıttır. Biz bu toprakların kadınları Tanrıçaların her gün bizimle konuşan sesini duymak zorundayız. Bu site bu sesi duyuştur, bu sese ses veriştir. Kadın tanrıçalığına sesimizi kadın bilimini yaratma iddiasıyla katacağız.

''Tanrıça anamı ve aşk kadınını günümüze kadar dirhem dirhem büyük bir incelikle sömürüp yediklerini, posasını iki-başlı evlilik diye kullarının önüne, erkek kölelerine sus payı olarak bıraktıklarını da anlamıştım. Bu hediyelerini erkek olarak yüreğime kabul ettirmemekle tanrıça anamın ve aşk kadınının iyi bir oğlu olabileceğime inandıkça, daha çok sevinç ve gururla doluyordum' diyen Sayın Abdullah Öcalan'ın çağrısını ve önerisini önemseyen ve harekete geçen kadınların girişimiyle başlıyor sitemiz. Sayın Öcalan'ın sevincini ve gurunu paylaşıyor. Ve onun tanrıça ananın iyi bir evladı olma iddiasını taşıyor. Bu iddianın bu topraklarda yenilmemek için onlarca yıldır verdiği kavganın yarattığı değerlerle doğan jineoloji bu değerlerle büyüyecek ve evrenselleşecek.

Tanrıçaların bu topraklarda başlayan yaşam, aşk ve bilgelik mücadelesi sürüyor. Yaşamın orta yerine kurduğu tezgâhlar hala işliyor. Tanrıçanın teşîsi hala dönüyor. Dokumak isteyen herkes buyursun jineolojiye…"

(gc/fk)