Bakırköy'de sürgün sevke karşı 48 gündür nöbet sürüyor

09:08

JINHA

İSTANBUL - Bakırköy Kadın Cezaevi'ndeki tutsakların Silivri 9 No'lu F Tipi Cezaevi'ne sürgün edilmesine karşı aileler 48 gündür cezaevi önünde nöbet tutuyor. "Yeni bir 19 Aralık katliamı olmasın diye buradayız" diyen tutsak yakınları kamuoyuna duyarlılık çağrısı yapıyor.

Bakırköy L Tipi Kadın Kapalı Cezaevi'nin tahliye edileceği ve buradaki tutsakların Silivri 9 No'lu F Tipi Cezaevi'ne sürgün edileceği tartışmaları sürerken cezaevi önünde ailelerin başlattığı nöbet eylemi 48. gününe girdi. Ağır hasta tutsakların da aralarında bulunduğu çok sayıda kadın tutsağın sevk edilmesini tecrit olarak değerlendiren sivil toplum örgütleri ve tutsak yakınları olası bir sürgünün sonuçlarının ağır olabileceği uyarısı yapıyor ve buna karşı nöbet eylemini geliştirdiklerini belirtiyor.

'Tutsakların sesi olmak istiyoruz'

48 gündür nöbet tutan Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Dayanışma Derneği'nden (TAYAD) Nagihan Kurt, ikinci bir 19 Aralık katliamı operasyonu yaşanmasın diye nöbette olduklarını söyledi. Nagihan, son günlerde sevkin durdurulduğuna dair söylentilerin olduğunu, ancak buna inanmadıklarını ve19 Aralık operasyonunun henüz tartışmalar sürerken gerçekleştiğini hatırlattı. Nagihan, hasta tutsakların dışında bir de otizm hastası 3 yaşında bir Poyraz Ali isminde bir çocuğun bulunduğunu dile getirerek, "Bizim orada Poyraz Ali oğlumuz var. Bu sistem ne hasta tutsakları nede Poyraz Ali'yi gözetir. Sistem hiç biri için ayrı bir muamele yapmaz, sürgün zaman saldırır alır götürür" dedi. Nagihan, son olarak "Herkesin yanımızda olmasını burada olmasını hasta tutsaklara destek olmasını istiyoruz. Onların sesi olmalarını istiyoruz" diye ekledi.

'Yeni tutuklamalar mı olacak?'

Tutuklu Hükümlü Aileleri Hukuk ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu (TUHAD-FED) Eş Başkanı Süreyya Aydın, sevkler ile tutsakların hem kendi aralarında hem de aileleri ile iletişimin kesilmesinin amaçlandığını söyledi. Süreyya, tutsakların yalnızlaştırmaya çalışıldığına dikkat çekerek, "Çok sinsice bir işleyişi hayata geçiriyorlar. Baskılar, işkenceler ayrıca sürgünlerde götürülürken çıplak arama yapmak, süngerli odalara alıp işkence yapmak sevk bunların bir bütünü olarak tek bir işkencedir" diye konuştu. Süreyya, özellikle HDP'nin son seçimlerde elde ettiği başarı ile cezaevlerindeki baskıların yanı sıra sevklerin arasında bir bağlantı olduğunu dile getirerek, "Bu baskılar ile cezaevlerini boşaltıp yeni tutuklamalar mı olacak acaba? Bunlarda aklımıza gelmiyor değil. Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi taşınıyor ve Adalet Bakanlığı 'böyle bir şey yok' diyor ama biz böyle bir şeyin olduğunu biliyoruz" dedi.

Süreyya, sevk esnasında tutsakların işkenceye ve çıplak aramaya maruz kaldığını belirterek, bu duruma karşı TUHAD-FED olarak sessiz kalmayacaklarını ifade etti.

(mı-ro/dc/fk)