Dargeçit'te kadınlar doğa savunması için nöbette

09:07

Beritan Canözer/JINHA

MÊRDÎN - Dargeçit'te yapımına başlanan "güvenlik kulübeleri"ni kararlı direnişi ile durduran kadınlar, bölgede yapılması planlanan, kalekol, baraj ve her türlü doğaya ve insana zarar veren uygulamalar karşı meşru eylem haklarını sonuna kadar kullanacaklarını söyledi. Kadınların direnişine destek veren Dargeçit Belediye Eşbaşkanı Zeynep Sipçik, ilçenin kalekol ve karakol şehri yapılmaya çalışıldığını belirterek ileri ki süreçte yapımlara tekrar başlaması halinde açlık grevi ve canlı kalkan eylemini devreye koyacaklarına dikkat çekti.

Kürdistan'da savaş uygulamaları ve doğa talanına karşı halkın kararlı duruşu geri adım attırıyor. Mardin'in Dargeçit ilçesinde karakol ve kalekol yapımlarına hazırlık için geçtiğimiz hafta devreye konulan "güvenlik kulübeleri"ne karşı kadınlar eylem başlatmış ve askerler geri adım atmak zorunda kalmıştı. "Güvenlik kulübeleri"nin yapımının şimdilik durdurulması üzerine kadınlar eylemlerine son verdi. Daha önceki deneyimlerinden yapımların yeniden başlayacağı kaygısını yaşayan kadınlar, kalekol, baraj ve her türlü doğaya ve insana zarar veren uygulamalar karşı meşru eylem haklarını sonuna kadar kullanacaklarını söyledi.

Kadınların direnişine destek veren Dargeçit Belediye Eşbaşkanı Zeynep Sipçik, Kürdistan'ın sistemli bir şekilde doğa talanına uğratıldığına dikkat çekti. 2006 yılında yapımına başlanan Ilısu Barajı ile Hasankeyf'in çevresinin yok edilmek istendiğini örnek veren Zeynep, Dargeçit'te ise karakol ve güvenlik barajlarının devreye konulduğunu dile getirdi. "Dünya'nın literatürüne baktığımızda hiçbir devirde güvenlik barajı geçmemektedir" diyen Zeynep, Türkiye'nin ise bu kavramın kendini Kürdistan sınırlarında yapılan barajlarda gösterdiğine işaret etti.

'Halkın üzerine korku salmak istiyorlar'

Güvenlik barajlarının amacının bütün sınırlara militarist, işgalci ve tecavüzcü zihniyetlerle karakol yapmak olduğuna dikkat çeken Zeynep, "Bununla halkın üzerine korku salmayı ve halkı çemberlerine almayı hedefliyorlar. Güvenlik barajlarının temel amacı halkı korkutmaktır. İkinci amaçları ise halkın kültürünü, tarihini, sanatını bu barajlar ile yok etmektir. Niye kültür ve sanat diye sorarsanız; baraj altında kalan her yer tarihi önem taşıyan yerlerdir. Tarım yönünden verimli ve tarihi olarak çok eski olan köylerimiz baraj altında kalıyor. Karakol, kalekol, baraj yapımlarına karşı canlı kalkan olacağız. Devletin topraklarımızı işgal etmesine izin vermeyeceğiz ve her şeyi göze alarak buna karşı çıkacağız. Topraklarımıza, kültürümüze ve tarihimize tecavüz edilmesine izin vermeyeceğiz. Buna sadece Dargeçit belediyesi ya da Dargeçit halkı olarak karşı çıkmıyoruz, tüm Mardin ili ve ilçeleri olarak karşısında duracağız" şeklinde konuştu.

'Dargeçit karakol ve kalekol şehri olmuş'

Baraj yapımları ile beraber verimli, kültürel önem taşıyan toprakların baraj altında bırakılarak soykırım politikasının yürütüldüğüne dikkat çeken Zeynep, "Soykırım sadece fiziksel soykırım değildir, bir halkın toprağına, kültürüne, dinine, diline uzatılan eller de soykırımdır ve şuan Kürdistan topraklarında da soykırım politikası yürütülüyor. Bildiğiniz gibi bir çözüm süreci başladı uzun bir süre önce ve Kürt halkı bu sürecin sağlıklı ilerlemesi için yaşanan tüm soykırım ve katliamlara sağduyulu yaklaştı. Süreç tamamıyla bitmemiş olmasına rağmen devletin Kürt halkına ve Kürt Liderine olan yaklaşımı kirli savaş politikasıdır. Kürt halkına yeniden bir baskı ve zulüm altına almak istiyorlar. Kürt halkının tarihini yok etmek istiyorlar. Bu tür yaklaşımlar ile Kürt halkının doğasını, kültürünü yok etmek istiyorlar. Dargeçit'e baktığımız zaman diyebiliriz ki bir karakol ve kalekol şehri olmuş" dedi.

Halk karakol ve kalekol istemiyor

Dargeçit'ten çevre yoluna veya köylere gitmeye çalışan halka askerlerin engel çıkardığını söyleyen Zeynep, Dargeçit giriş yolunda da güvenlik kulübesi adı altında karakol inşaatının başladığını belirtti. Çevre yolunda da güvenlik kulübesi adı altında 3 karakol inşaatının sürdüğünü ifade eden Zeynep, halkın ilçede karakol istemediğine ve buna karşı çıktıklarına dikkat çekti. Bunun üzerine Barış Anneleri Meclisi öncülüğü ile kadınlar olarak bir karar aldıklarını ve karakol yapımlarına karşı bir eylem yapmaya karar verdiklerini dile getiren Zeynep, "Devletin burada Kürt halkının barışa olan özlemini ve bu uğurda verdiği mücadeleyi yok etmeye hakkı yok. Büyük bir irade göstererek karakol yapıldığı alana gittik ve oturma eylemine başladık. Düşman müdahale etmek üzere alana geldi fakat barış annelerinin güçlü yaklaşımı ile karşılaşınca geri adım attı. Barış annelerin barışçıl yaklaşımına karşı oturma eylemimize müdahale etmek isteseler de sadece oturup izlemekle yetinmek zorunda kaldılar" dedi.

'Baraj yapımlarına karşı canlı kalkan olacağız'

Zeynep, ileriki zamanlarda karakol yapımının devam etmesi koşulunda oturma eylemi yapmak yerine farklı eylem ve etkinliklere başvuracaklarını belirtti. Hükümet tarafından yeni çıkarılan iç güvenlik yasasına göre devletin hazineye ait olmayan arazilere de devlet kurum ve kuruluşlarını yapma hakkını ele aldığını belirten Zeynep, şu sözlere yer verdi: "Şahıslara ait boş arazilerde arazi sahibinden izin almadan istediklerini yapabiliyorlar. Güvenlik paketinden de görülüyor ki eğer biz bugün arazilerimize ve hatta hazine arazilerine bile böyle bir şey yapmalarına izin verirsek işgalci zihniyet kendini her yerde gösterecek. Halk ciddi bir irade göstererek bunların önüne geçemezse yarın evimizin damında ya da balkonunda bir güvenlik kulesi görmemiz kaçınılmaz olacak. Biz halk olarak Kürdistan'da baraj, karakol, kalekol yapılmasına izin vermeyeceğiz. Kürdistan'da yapacakları her karakol ve kalekol Kürt halkının doğasına, kültürüne, diline, toprağına tecavüzdür. Dediğim gibi biz bunların karşısında canlı kalkan eylemleri yapacağız, açlık grevleri yapacağız ve izin vermeyeceğiz. Tüm halkımızın da bizim eylem ve etkinliklerimize destek vermesini istiyoruz."

(mc/fk)