'Abdullah Öcalan'ın özgürlüğüne hepimizin ihtiyacı var'
14:39
JINHA
İSTANBUL - PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın üzerinde devam eden tecride dikkat çekmek ve özgürlüğünü talep etmek için düzenlenen toplantıda söz alan çeşitli meslek grubundan aktivist, aydın ve sanatçılar, "Ortadoğu ve Türkiye'nin geleceği için Abdullah Öcalan özgür olmalı. Su ve havaya ihtiyacımız olduğu kadar Sayın Öcalan'ın özgürlüğüne muhtacız" dedi.
Barış İçin Öcalan'a Özgürlük Platformu üyeleri, PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın üzerinde devam eden tecride dikkat çekmek özgürlüğünü talep etmek için Elite World Otel'in toplantı salonunda basın toplantısı düzenledi. Toplantıya insan hakları savunucuları, sanatçılar ve aydınlar katıldı. Toplantının yapıldığı salonda ilk olarak "Öcalan'a özgürlük " yazılı farklı dillerde sinevizyon gösterimi yapıldı. Ardından ilk olarak söz alan Barış İçin Öcalan'a Özgürlük Platform sözcüsü Av. Eren Keskin, PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın üzerindeki tecridin hukuka aykırı olduğunu belirterek, "Barış süreçlerinde savaşan taraflar masaya oturur fakat Türkiye'de böyle bir durum yok. Bir halkın önderi tutsakken bir barış süreci devam edemez" dedi. Eren, " Su ve havaya ihtiyacımız olduğu kadar Öcalan'ın özgürlüğüne muhtacız" ifadesini kullandı.
'Tecrit durumu barışa olan güveni zedeliyor'
Eren'in ardından konuşan Türkiye Barış Meclisi Yürütme Kurulu Üyesi Hakan Tahmaz, tecridin keyfi bir durumda yapıldığını kaydederek, "Dünyanın hiç bir yerinde böyle bir durum uygulanmıyor. Bu durum son derece politiktir. Tecrit politikası sistem politikası haline gelmiştir" diye konuştu. Tecridin heyetle görüşme sırasında da var olduğunu belirten Hakan, tecrit durumunun barışa olan güveni zedelediğini söyledi. Ardından söz alan avukat Ayşe Batumlu ise, "Sayın Öcalan Türkiye getirilmesi sürecinden beri yapılanlarının hepsi hukuksuzluklarla doludur" diye söze başladı. "Çözüm sürecinde Sayın Öcalan kilit bir noktada duruyor" diyen Ayşe, uygulanan tecride tepki gösterdi. Rojava devriminin tohumlarının PKK Lideri Abdullah Öcalan tarafından atıldığını söyleyen Ayşe, "Rojava rüzgârının burada da esmesinden korkulduğu için tecrit arttı" dedi.
'Hükümetin savaşı seçmesi hükümeti bitirir'
Toplantının devamında konuşan MKM sanatçısı Rojda, devletin şiddet söylemlerinin savaşa sürükleyen söylemler olduğunu belirtti. Rojda, "Sayın Öcalan'ın özgürlüğü bir toplumun özgürlüğüdür. Barış dururken hükümetin savaşı seçmesi hükümeti bitirir" dedi. Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından Cengiz Çiçek ise, tecritle beraber cezaevinde sağlık sıkıntısının da olduğunu ifade ederek, "Daha önce sağlık taraması hakkında bilgi almak istedik ama verilmedi. İmrali Cezaevi'ne getirilen bir tutsak cezaevinin yakınında hastane yok diye geri gönderildi bu bile sağlık konusunun sıkıntısını gösteriyor" sözlerini kullandı. 2011 yılında PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın hazırladığı yol haritasına işaret eden Cengiz, "Sayın Öcalan Kürt sorunun çözümü için kadrolarla görüşmek istediğini barışın bu şekilde sağlanacağını söylemişti. Bu bağlam da devletin samimiyeti açtığı kanallara bağlı olacak" şeklinde konuştu. Cengiz son olarak dünya genelinde PKK Lideri Abdullah Öcalan için özgürlük hareketi oluşturulması gerektiğini vurguladı.
'Halk önderliğinin özgürlüğünü bekliyor'
Cengiz'in ardından konuşan DBP Eş Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Koçuk, 3 yıl aradan sonra Türk savaş uçaklarının HPG alanlarını bombaladığına dikkat çekti. "İlk olarak parti olarak seçime girmemizi engellemek isteyen AKP, barajı aştıktan sonra Sayın Öcalan'ın üzerindeki tecrit derinleştirdi. Bu Ortadoğu halklarına yapılan bir saldırıdır" diyen Hüseyin, "Halk artık görüşmeleri değil Sayın Öcalan'ın özgürlüğünü bekliyor. Kürt toplumunun önderlikle arasında bir bağ var" diye kaydetti.
'9 Ekim Komplosundan beri tecrit devam ediyor'
"Diktatör AKP'yi 7 Haziran seçimleri ile birlikte durdurduk. Şimdi gündemimizde Önder Apo'nun özgürlüğü var" diye konuşmasını sürdüren Hüseyin, "Artık diyalogla değil, görüşmeyle değil; hem fiziki hem de fikri olarak Önder Apo'nun halkının arasında demokratik siyasette yer alması gerekiyor" dedi. Hüseyin'in ardından konuşan Mezopotamya Hukukçular Derneği avukatlarından Ebru Günay, tecridin 9 Ekim komplosu ile başladığını söyleyerek, "İmralı Cezaevi'nin eşi benzeri yok. İmralı hukuksuzca sistem değiştiren bir cezaevi ve hukuksuzluklarla dolu bir cezaevi" dedi. Görüşmeler başlasa bile tecridin devam edeceğini vurgulayan Ebru, "Bu tecrit ancak İmralı Cezaevi'nin lav edilmesinden geçer. Kesintisiz bir biçimde özgürlüğünü talep etmeliyiz" dedi.
'Barışın olması için özgürlük gerekiyor'
Tüm hukukçuların uygulanan tecride tepki göstermesi gerektiğine işaret eden Ebru, "Tecrit durumu cezaevinde başlayarak tüm Türkiye'ye yayılabilir" diye ifade etti. Avukat görüşmelerini protesto etmek amacıyla avukatların 27 Temmuz'da Gemlik'te yapacakları eyleme çağrıda bulunan Ebru, böylece eylemlerin artacağını umduğunu sözlerine ekledi.
'Barış olacaksa tecrit kaldırılmalı'
Ebru'nun ardından söz alan Platform üyesi ve DBP Eş Genel Başkanı Emine Ayna, "Barış için Öcalan'a özgürlük" şiarıyla başlattıkları imza kampanyası kapsamında 10 milyon imza topladığını söyleyerek konuşmasına başladı. Barış sürecinin ilk olarak 22 yıl önce yapıldığını kaydeden Emine, "7 kere görüşme oldu. Ama en dikkat çekeni bu görüşme oldu. İlk kez çözüm ve devlet heyeti bir metin açıkladılar" dedi. 10 maddelik bir metnin açıklanmasının ardından görüşmelerin kesildiğini söyleyen Emine, "Öcalan'ın durumu iki boyutludur, siyasi ve hukuki. Biz platform olarak siyasi anlamda da özgürlük diyoruz. Türkiye de barış olması hedefleniyorsa tecridin kalkması değil özgürlük gerekiyor" şeklinde konuştu. Çözüm olmadan sürecin devlet tarafından bitirmesine karşın halkın devlette bir daha güvenmeyeceğinin altını çizen Emine, bunun farkında olarak devletin hareket etmesi gerektiğini kaydetti.
Son olarak konuşan Barış İçin Öcalan'a Özgürlük Platformu'ndan Zübeyde Teker, özgürlük talebinin bir harekete dönüşmesi yönünde çalışmalar olacağını söyledi.
Yapılan konuşmaların ardından toplantı sona erdi.
(ödk-sö/dc/

