Ses-siz olun Siirt’te tecavüz var!

08:47

 


Hicret ÇİFTÇİ/JINHA


SİİRT-  Siirt’te son yıllarda yaşanan tecavüz olaylarına dikkat çeken İnsan Hakları Derneği Siirt Şube Başkanı Vetha Aydın, tecavüz olaylarına karşı büyük bir sessizliğin yaşandığını, yaşanan sessizlik nedeniyle bu tür vakaların daha çok yaşanacağına değinerek, “Bu sessizlik bozulmalıdır. Erkekler bu sorunu sadece kadının sorunu olarak görmemelidir. Sorunun yaratıcısı erkeğinde bunu yapan hem cinslerine karşı çıkması gerekiyor” dedi.


Son yıllarda yaşanan tecavüz olayları ile gündeme gelen Siirt’te yeni bir tecavüz olayı daha yaşandı. Daha önce Gazi İlköğretim Okulu’nda okuyan 14 yaşındaki öğrenciye içinde asker, polis, okul müdür yardımcısının da bulunduğu 100 kişinin tecavüz vakası yaşanmıştı. Bu yılda Siirt’in Baykan İlçesi’nde bulunan Cumhuriyet İlköğretim Okulu’nda okuyan 12 yaşındaki kız çocuğuna çok sayıda kişinin tecavüz ettiği ortaya çıktı. Bu kadar sık yaşanan tecavüz vakalarına ilişkin konuşan İHD Siirt Şube Başkanı Vetha Aydın, Siirt’te yaşanan tecavüz vakalarının yeni olmadığını, yıllardır taciz, tecavüz, şiddet ve cinsel istismarın yaşandığına dikkat çekti. Bu durumun Siirt’te çok yoğun olarak yaşandığına işaret eden Vetha, bunun temelinde neyin yattığını araştırdığını ve ortaya çok farklı durumların çıktığını söyledi.


‘Tecavüz vakalarına karşı büyük bir sessizlik var’


Yaşanan tecavüz olaylarını etkileyen durumlara değinen Vetha, köylerin boşaltılması, yaşanan savaşın etkisi, ailenin maddi ve sosyal durumu yaşanan olaylar üzerinde olumsuz etkisinin olduğunu belirtti. Yaşanan durumların karşısında büyük bir sessizliğin hakim olduğunu vurgulayan Vetha, “Benim evimde yaşanmıyor, kızım ve eşimin böyle olumsuz bir durumu yok” gibi olumsuz bir düşüncenin yaygın olduğunu dile getirdi. Öncesinde Gazi İlköğretim Okulu, ardından Perwari ve şimdi de Baykan’da ilköğretim okulunda yaşanan tecavüz olaylarının basına yansıdığını bunun gibi birçok vakanın ise yansımadığını kaydeden Vetha, derneğe çeşitli başvuruların olduğunu ancak ailelerin bunun ne basına ne de başka bir yere yansımasını istemediğini ifade etti.


‘Sorun sadece kadın sorunu olarak görülmemelidir’


Tecavüze uğrayanların yaşlarının genelde 3 ila 20 yaşları arasında değiştiğine dikkat çeken Vetha, sorunların üzerine gidildiğinde ise “Kadınlar erkekleri tahrik ediyor. Bu yüzden tecavüzler gerçekleşiyor” gibi sözlerle karşılaştıklarını söyledi. “Tutun ki, büyüklerin tahrik etme durumu söz konusu olsun peki 3 ila 6 yaşındaki çocuklar nasıl tahrik edebilir” diyen Vetha, bu durumlar karşısında büyük bir şaşkınlık yaşadıklarını ve meselenin artık ahlaksız bir duruma vardığını dile getirdi. Yaşanan suskunlukların kendisiyle beraber daha büyük sorunları getirdiğine değinen Vetha, “Bu sessizlik bozulmalıdır. Erkekler bu sorunu sadece kadının sorunu olarak görmemelidir. Sorunun yaratıcısı erkeğinde bunu yapan hem cinslerine karşı çıkması gerekiyor” dedi.


‘Tecavüzlerin saklanması sorunu ortadan kaldırmaz’


Dernek olarak birçok vakanın farkında olduklarını ancak kendilerine yeterli destek verilmediğinden dolayı yaptıkları eylemlerin sadece açıklamalarla sınırlı kaldığına değinen Vetha, şiddet, taciz, tecavüz ve cinsel istismara tanık olanların kendilerine ya da kadın kurumlarına başvurmalarını istedi. Bu tür durumların saklanmasıyla sorunun ortadan kalkmayacağını vurgulayan Vetha, bütün kadınların bir araya gelerek bu sorunun temelinde ne olduğunu ve bu sorunun nasıl aşılacağının yollarını bulması gerektiğini ifade etti. Yasalarında kadını korumadığına ve bu nedenle birçok ihlalin yaşandığına dikkat çeken Vetha, tecavüz, şiddet, taciz, cinsel istismar için yargılananların cezalandırılmadığını ya da ceza indirimleri aldığını belirterek, öncelikle bu konuda değişikliklerin yapılması gerektiğinin altını çizdi.


‘Tecavüzcüler, tacizciler ve şiddet uygulayanlar ceza almıyor’


Tutuklananların birkaç yıl sonra serbest bırakılmasının ailelerin mahkemelere başvurmasının önüne geçtiğini söyleyen Vetha, mağdur yakınlarının “Zaten bu suçlara ceza verilmiyor, mahkemeler bir şey yapmıyor, niye başvuralım” düşüncesiyle olayı kapattığına vurgu yaptı. Vetha, Gazi İlköğretim Okul Müdürü’nün 19 ay sonra yakalanmasının ardından iyi hal indirimi aldığını hatırlattı. Baykan’da tecavüz edende edileninde yaşlarının küçük olduğuna dikkat çeken Vetha, “Buna nasıl ceza uygulanacağı, ortaya neler çıkacağı bilinmiyor. Ama kadına tecavüz eden de, şiddet uygulayan da, öldüren de ceza almıyor. Caydırıcı cezalar verilmediği için erkekler çekinmeden bu tür saldırılarını gerçekleştiriyor” diye belirtti.


‘Medyanın objektif olmaması durumu meşrulaştırıyor’


Konuya ilişkin görüştüğümüz Berfîn Kadın Danışma Merkezi Sosyoloğu Celile Ası, Siirt’te Kürtlerin, Arapların bir arada yaşadığını kozmo-politik bir yapıya sahip olduğunu belirtti. Dini motiflerin, insanların Müslümanlığı ve namusu en yoğun olarak savunduğu yerlerden biri olduğuna değinen Celile, ancak Siirt’te ensest ilişkilerin, taciz ve tecavüzlerin çok fazla yaşanması ve tecavüz edenlerin olayın üstünü kapatıp kendilerini çok rahat yaşattıkları bir yapıya sahip olduğuna dikkat çekti. Celile, medyanın eril dil kullandığını ve sürekli suçlunun olayı neden gerçekleştirdiği üzerinde durduğunu belirtti. Medya’nın objektif olmaması ve gerçeklerden uzak bir dil kullanmasına değinen Celile, bunun da yaşanan durumların meşrulaştırmasına doğru seyrettiğini dile getirdi.


‘Devlet tecavüzcülere ceza vermeyerek onları koruyor’


Çocuk istismarlarında çocuğun psikolojisinin bozulmasından kaynaklı Adli Tıp Kurumu’nun raporu beklenmeden istismarda bulunanın tutuklanması ve en az 15 yıl ile cezalandırılması gerektiğinin altını çizen Celile, ancak yıllardır istismarcıların tutuklanmadığını ifade etti. Bingöl’de 16 yaşındaki çocuğa 8 uzman çavuşun tecavüz ettiği ve uzman çavuşların tutuklanmadığı örneğini veren Celile, yine Midyat’ta erkek çocuğunu istismar eden Kuran hocası Halil Kurt’un sperm örneğinin alınmaması ve konuya ilişkin bir sosyologun dışında kimsenin görevlendirilmediğini vurguladı. Bu durumunda akıllara devletin tecavüzcüleri koruyor mu? sorusunu getirdiğine dikkat çeken Celile “Nitekim suçluların ceza almaması ve indirimlere tabi tutulması bunun göstergesidir” dedi. Son olarak Baykan’da yaşanan tecavüz olayında kız çocuğunun aile bakanlığı tarafından koruma altına alındığına değinen Celile, “Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı olaya müdahil olacağını belirtmiş. Sormak bakanlık Bingöl ve Midyat olaylarında neden müdahil olmadı” diye belirtti.


‘Sorunun temelinde erkeği koruyan iktidar sistemi var’


Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın panik butonu, teknik izleme gibi argümanları ortaya koyduğunu ancak bunun pek işe yaramadığına dikkat çeken Celile, her geçen gün daha fazla kadının öldürüldüğünü ve çağrı sistemi ile koruma talep eden kadınların taleplerinin red edildiğini, bazı kadınların da korumasının olmasına rağmen zarar gördüklerini belirtti. Celile, “Bizim derdimiz şehirlerin isimleri ile değil, mevcut sıkıntıyı ortadan kaldırmak. Ve bu tür suçları deşifre etmektir” dedi. Yaşanan sorunların temelinde erkeği koruyan iktidar sistemin yer aldığını vurgulayan Celile, “Kadın kendi bilincinin, kadınsal kimliğinin farkındadır. Bunu hazmedemeyen erkek, direk şiddet uyguluyor, tecavüz ederek kontrolünü tekrar sağlamak istiyor” dedi.


‘Bize Kürt kadınlarının yanı sıra Arap kadınları da başvuruyor’


2013 yılı itibarıyla 23 kadının kendilerine başvurduğunu kaydeden Celile, bu başvuruların aile içi şiddet, erkeğin dayatmaları, boşanma talepleri, ekonomik sıkıntılardan kaynaklı olduğunu söyledi. Kendilerine Kürt kadınlarının yanı sıra Arap kadınlarının da başvurduğunu vurgulayan Celile, Enternasyonalist bir hareket olduklarından dolayı kendilerine başvuran bütün kadınlara eşit yaklaştıklarını dile getirdi. 2012 TÜİK’ün verilerine göre 100 bin cinsel istismarın yaşandığını, 6 bin 284 sayılı yasa kapsamında 4 bin 374 olayın intikal etmiş olduğunu belirten Celile, bunların 2 bin’ine takipsizlik, geriye kalan kısmına da koruma verildiğini söyledi.


(hç/mg)