Şengalli Pitin nine 90 yıllık ömründe 3 fermanın acılarını topladı

09:14

Tuğba Akyılmaz/JINHA

DERÎK - 90 yıllık ömründe 3 katliamla karşılayan Pitin Mişko Hesen, 15 kilometre sırtta taşınarak DAİŞ çetelerinin katliamından kurtuldu. Şimdi Rojava'daki Newroz Kampı'nda yaşayan Pitin'in, yüzündeki acıyla iç çekişleri birleşiyor ve dudaklarında birkaç kelime dökülüyor: "Bu son yaşadığımız felaketti."

DAİŞ çeteleri tarafından 3 Ağustos 2014'de katliamla karşı karşıya kalan Ezidi halkı, tarihleri boyunca 73 katliam gördü. Çetelerin katliamından kendilerini yolları, dağları aşarak, güneş altında aç susuz yürüyerek kurtaran Ezidiler'in büyük bölümü Rojava Cizîr Kantonu'na bağlı Derik kentinde kurulan Newroz Kampı'na yerleştirildi. Kampta yaşayan 90 yaşındaki Pitin Mişko Hesen daha önce kendini 2 katliamdan kurtarırken, 3 Ağustos'ta 3. Fermanla karşılaştı. Torunlarının çocukları, Gazi Reşit Seydo ve İbrahim Said Seydo ninelerini Borik köyünden Digurê köyüne kadar 15 kilometre sırtında taşıdı. Daha sonra YPG güçlerinin getirdiği araçlarla Rojava'nın Derik ilçesindeki Newroz kampına getirilen Pitin, oğlu, torunları ve torunlarının çocuklarıyla Newroz kampında çadırda yaşıyor. Onu en fazla yoran şey ise sıcaklar.

Artık konuşmuyor bile

Hayatı boyunca hep zorluk yaşayan, katliamlar gören Pitin, "Ancak hiçbiri bunun kadar ağır olmadı" diyor dudaklarından dökülen birkaç kelimeyle. Konuşmakta oldukça güçlük çeken Pitin, adını söylemekten bile çekiniyor. Daha önce çocuklarına, torunlarına karşılaştığı iki katliamın acı dolu hikayelerini anlatan Pitin, vahşi çetelerin saldırıları nedeniyle yaşadıklarını anlatamıyor bile. Konuşmayı da artık bırakan Pitin'in iyice zayıflayan hafızasında artık anlatacak çok şey bulunmuyor.

'Bu son yaşadığımız bir felaketti'

Davud fermanını anlatan Pitin, "Dağlara sığındık, dağlardaki deliklerde saklandık öyle kurtulduk. Hiçbiri bu kadar ağır olmadı. Daha önce bu kadar kadın ve kız çocuğu kaçırılmamıştı bunlar 'imansız" diyor başını sallayarak, dalgın, düşünceli. Yaşadığı hiçbir şeyde bu kadar acısını yaşamadığı anlaşılıyor.
Yüzündeki acıyla iç çekişleri birleşiyor ve şunları söylüyor: "Akşamları hava karardıktan sonra köylere iner erzak ve su getirirdik diğer fermanlarda. Bu kadar insan öldürülmedi. Bu son yaşadığımız felaketti."


(gc/fk)