Şehla Saleh: Güney Kürdistan'da kadın sorunlarını erkek aklı çözmeye çalışıyor
09:33
Newroz Dijwar/JINHA
HEWLER - Hewler Üniversitesi'nde yüksek lisans tezini feminizm üzerine yapan Şehla Saleh, feminizmin Güney Kürdistan'da yanlış anlaşıldığını söyledi. Kadın örgütleri de eleştiren Şehla, "Güney Kürdistan'da kadın örgütlerinin yaşadığı en temel sorun kadın sorunlarına erkek aklıyla erkek yöntemiyle yaklaşmalarıdır" dedi.
Federal Kürdistan Bölgesi'nin Hewler şehrinde bulunan Hewler Üniversitesi'nde 1 yıldır feminizm üzerinde araştırma yapan yüksek lisan öğrencisi Şehla Saleh, feminizmin Güney Kürdistan'da nasıl anlaşıldığı üzerine değerlendirmeler de bulundu. Feminizm gerçek tanımından uzaklaştırıldığını dile getiren Şehla, Güney Kürdistan toplumunun da feminizmi doğru algılamadığını belirtti. Şehla, kadın örgütlerinin de feminizme yanlış yaklaştığını vurgulayarak, "Kadın mücadelesi veren örgüt ya da derneklerde çalışan kadınlar kendilerini feminist görüyorlar mı? Eğer kendilerine bizler feminist değiliz diyorlarsa bu anlayışı farklı okurum" diye belirtti.
'Kadın örgütleri kendilerini feminist görmüyor'
Güney Kürdistan'da feminizmin yeniden tanımlamasının elzem olduğuna dikkat çeken Şehla, kadın örgütlerinin feminizme bakış açılarının yanlış olduğunu söyledi. Kadın örgütlerini kendilerini feminist olarak görmediklerini dile getiren Şehla, konuşmasına şöyle devam etti: "Güney Kürdistan'da feminizm doğru anlaşılmıyor. Hepimiz de biliyoruz ki feminizm, kadın ve erkek eşitliğinin sağlanması için mücadele ediyor. Kadınların haklarını elde etme mücadelesini veriyor. Topluma yeni bir şey sunduğunda çok sıcak yaklaşmazlar. Bu feminizm için de geçerli. Feminizm sanki çok kötü bir şey gibi yaklaşılıyor. Sanki toplumun ahlakını bozuyormuş gibi bakıldığı için bundan dolayı halk da çok sıcak yaklaşmıyor. Feminizm gerçek felsefesini anlamıyorlar. Feminizmin sadece bazı kadının kılık kıyafet özgürlüğü, gezme özgürlüğü olarak anlaşılıyor. Sırf bu yüzden kadın örgütleri bile kendilerini feminist görmüyorlar"
'Kadın mücadelesi feminizmin hizmetinde olmalı'
Her kadının kendi özgürlüğü için mücadele etmesi gerektiğini kaydeden Şehla, kadınların ancak ortak mücadeleyle başarılı olabileceklerinin altını çizdi. Şehla, "Bir söz var; 'eğer birileri kendi özgürlüğünü istemiyorsa ben ona özgürlük isteyemem' diye. Eğer bir kadın olarak özgürlüğünü istemiyorsan, başkaları senin için istiyorsa bu bir sorundur. Öncelikle her kadının kendi özgürlüğü için mücadele etmesi şart. Toplumun yapısı ne olursa olsun, kadınlar bu toplumun yarısıdır. Her kadının mücadelesi feminizmin hizmetinde olmalı" diye konuştu.
'Kadın sorununa erkek aklıyla yaklaşılıyor'
Güney Kürdistanlı kadınları temelde yaşadığı sorunların başında kadın sorununa yaklaşım biçimi olduğunu söyleyen Şehla, kadınların erkek aklıyla hareket ettiklerini söyledi. Şehla konuşmasına devamla: "Güney Kürdistan'da kadınların yaşadığı en temel sorun kadın sorunlarına erkek aklıyla erkek yöntemiyle yaklaşmalarıdır. Simone de Beauvoi'nin bir sözü var, 'kadın doğulmaz kadın olunur' diye. Bizim toplumumuz da kadınlar ezik, ya da kendilerine güvenmiyorlar. Çünkü toplumun kendisi erkek egemenlikli. Kadınlar mücadele edince ya da kendileri olmak istediklerinde ya kocaları ya da abileri ya da her hangi bir erkek sorun çıkartabiliyor. Kadına karşı gelebiliyor"
'Feminizm okullarda okutulmalı'
Feminizm okullarda okutulması için üniversite yönetimine öneride bulunduğunu dile getiren Şehla, üniversite yönetiminin önerisine sıcak bakmadığını böylesi bir dersin olamayacağını söylese de üniversiteyi bitirdikten sonra okullarda feminizm dersi vermek istediğini söyledi. Şehla konuşmasını şöyle sürdürdü: "Feminizm okullar da okutulması için üniversite yönetiminde öneride bulundum. Onlara feminizm çocukların erken yaşlarda öğretilmesinde çok önemli olduğunu söyledim. Bu sözlerim hoşlarına gitmedi. Hatta bana işin olmayan şeylere karışma denildi. Üniversiteyi tamamladıktan sonra feminizm derslerini okullarda vermek istiyorum."
'Batı feminizmini Kürdistan'da uygulayamayız'
Feminist mücadelenin dünyanın birçok yerinde yol ve yöntemlerinin değişik olabileceğini kaydeden Şehla, batı feminizminin Kürdistan da uygulamasını yanlış sonuçlara yol açacağını belirtti. Her toplumun kendisine ait farklı özelliklerinin olduğunu belirten Şehla, "Batı feminizmi belki dünyanın birçok yerinde örnek alındı. Fakat feminist mücadelenin diğer yerlerdeki yöntemi değişik olabilir. Bir toplumun değişimini diğer bir toplumda denemek bazen kendisiyle yanlış sonuçlar doğurabilir. Dolayısıyla batı feminizmini Kürdistan'ın hiçbir parçasında uygulamayabiliriz. Buranın toplumsal özellikleri, doğası farklıdır. Bir olguyu topluma yerleştirmek istediğinde eğer bir karşıtlık varsa o olgu başarılı bir şekilde toplumda yer edinemez. Bu feminizm için de geçerli" diye konuştu.
'Feminizmin aşırı radikal yaklaşımlarını eleştiriyoruz'
Gerçek feminist düşüncenin erkek ve kadınlar için eşitçe yaşamı hedeflediğini dile getiren Şehla, kökten retçi yaklaşımların toplumda kabul edilemeyeceğini söyledi. Şehla, "Bizler de aşırı radikal anlayışları istemiyoruz. Amacımız her iki cinsin eşit ve özgürce birlikte yaşamasıdır" dedi. Şehla ayrıca Güney Kürdistan da bulunan kadın örgütlerini de eleştirerek, "Bir kadın kendisine feministim diyemiyorsa, kadın haklarını nasıl savunabilir, nasıl mücadele edebilir" diye sordu. Şehla konuşmasını şöyle sürdürdü: "Güney Kürdistan'da bulunan kadın örgütlerinin ya da kadın haklarını savunan derneklerin feminist olup olmadığı bir sorudur? Eğer kendilerine feministim diyorlarsa ya da feminist değilim diyorlarsa farklı bakmak lazım. Ya da kadın aktivistlere sormak lazım. Neden kadın aktivisti oldun diye. Eğer gerçekten kadın haklarını savunmak ve erkek egemenlikli sisteme karşı mücadele etmek içinse farklıdır. Burada insanın amacı ortaya çıkıyor. Eğer amaç kadının özgürleşmesi ve haklarını elde etmesiyse kadının feminist olması lazım. Çünkü böyle birisi ancak kadın mücadelesi verebilir."
(zd/fk)
