Reyhan Yalçındağ: Kürt halkının sesine tecrit uygulanıyor
09:07
Sarya Gözüoğlu / JINHA
AMED - Vakit kaybedilmeden PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüşmelerin yapılması gerektiğine dikkat çeken Avukat Reyhan Yalçındağ, "Devlet insanlarla buluşmaya çalışan ve tek amacı onurlu bir barış olan, bir halkın kendisini önderi olarak gördüğü bu sesi kesmeye çalışıyor. Dolayısıyla herhangi bir kişiye yöneltilmiş bir tecrit olarak değerlendiremeyiz. Kürt halkının sesine diyalog istemine tecrit uygulanıyor" dedi.
PKK Lideri Abdullah Öcalan'a yönelik derinleştirilerek sürdürülen tecride tepkiler devam ediyor. 27 Temmuz 2011'den bu yana avukatlarıyla görüştürülmeyen Abdullah Öcalan 5 Nisan'dan bu yana da İmralı heyeti ile görüştürülmüyor.
Tecride ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avukat Reyhan Yalçındağ, Abdullah Öcalan'ın tutsak edildiği 1999 yılından bu yana değerlendirmek gerektiğini belirterek, tecridin sadece bugüne ait bir mesele olmadığını, 16 yılı aşkın süredir hem ulusal hem de uluslar arası hukukun çiğnendiğini söyledi. Reyhan yargılama sürecinin de hukuksuz bir şekilde geliştiğini dile getirdi.
'Tarihi demokrasi manifestosuna rağmen tecrit ediliyor'
Belirli aralıklarla Abdullah Öcalan'ın ailesi ve avukatları arasına demir duvarlar örüldüğünü ve 3 yıla yakın bir süre görüştürülmediğini vurgulayan Reyhan, "2013 Newroz'unda ilan ettiği tarihi demokrasi manifestosuna rağmen bugün böylesine ciddi bir tecrit ve izolasyona tabi tutulmuş durumda. Bunu kabul etmek mümkün değil" ifadelerinde bulundu. Genel anlamda tecridin, aile ve hukuki savunanları ile görüştürülmemesinin ciddi bir insanlık suçu olduğunu hatırlatan Reyhan, "2013 yılından bu yana savunanları ile görüştürülmüyor. Bu bağlamda başvurabileceği ulusal ve uluslararası mekanizmalara erişim hakkı da engelleniyor" diye konuştu. Reyhan, bir bütün olarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Birleşmiş Milletler Cezaevi Standartları Minimum İlkesi'nin yok sayıldığını da ekledi.
'Kürtler ciddi bir duruş sergiliyor'
Çözüm sürecinin onurlu bir barışa evrilmesi için Kürt halkının ciddi bir çaba sarf ettiğine dikkat çeken Reyhan, "Bütün provokasyonlara, saldırılara, Kandil'de yaşanan bombalamalara rağmen Kürt tarafı ciddi bir duruş sergiliyor. Geçtiğimiz hafta Siirt'te bir kadın gerilla yaşamını yitirdi. Tüm bunlar bir bütün olarak ateşkesin tahkim edilmiş bir ateşkes sürecine dönüşmemesi için bir çabadır. Tahkim edilse hukuki bir bağlamı olacak, kuraları olacak. Tarafların hiçbirinin ihlal etmesi gereken protokoller söz konusu. Tüm bunlara karşı Dolmabahçe bu sürecin neresinde, 10 başlık adı altında özetlenen imzalı metin bunun neresinde, kamuoyu ile paylaşılan görüşmelerin özetleri bunun neresinde ve hatta yine Sayın Öcalan tarafından heyetin basın sözcüsü aracılığıyla dünya kamuoyu ve Kürt halkıyla paylaşılan bir sonraki adımlara dair olan süreç bunun neresinde" diye sordu.
'Herhangi bir kişiye yöneltilmiş bir tecrit olarak değerlendiremeyiz'
Devletin ısrarla PKK'nin silahsız bir örgüte evrilmesi için çağrılarını yinelediğine dikkat çeken Reyhan, "Sayın Öcalan'ın öne sürdüğü koşullar ise 7 Haziran sürecinde sonra oluşacak olan yeni meclis bünyesinde bir hakikatleri araştırma komisyonunun kurulması ve böylelikle geleceğe dair adaletin tecelli etmesine dair bir komisyonun süratle oluşturulması. Yanı sıra izleme heyeti kurulmasıdır. Sayın Öcalan halkların artık barışa dair umutlarının soluksuz kaldığı dönemlerde bile onlara ta İmralı duvarlarından yankılanan bir ses olmaya çalışıyor. Devlet insanlarla buluşmaya çalışan ve tek amacı onurlu bir barış olan, bir halkın kendisini önderi olarak gördüğü bu sesi kesmeye çalışıyor. Dolayısıyla herhangi bir kişiye yöneltilmiş bir tecrit olarak değerlendiremeyiz. Kürt halkının sesine diyalog istemine tecrit uygulanıyor" şeklinde ifadelerde bulundu.
'Bozulmayan ezberler yeni can yitimleri demek'
7 Haziran seçimlerinin doğru okunmadığına ve 6 milyon insanın yok sayıldığına vurgu yapan Reyhan, devletin ezberini bozmadığını ve bu bozulmayan ezberlerin de yeni can yitimleri anlamına geldiğini dile getirdi. AKP'nin Türkiye halklarının kendisine mahkum olduğu fikrini dayattığını ifade eden Reyhan, Türkiye halklarının AKP'ye mahkum olmadığını bunun da 7 Haziran seçimlerinde ispatladığını sözlerine ekledi. Seçimlerin ardından AKP'nin atacağı ilk adımın PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüşme olması gerektiğinin altını çizen Reyhan, "7 Haziran seçimleri egemenlere bu yönde verilmiş bir talimattır. Egemenlere gösterilen bir kırmızı karttır ve bunun ötesi kaostur ve hiçbir şekilde kabul edilemez çünkü geleceğimizi karartmaya dönük yaklaşımlardır. Hemen bugün görüşmeler gerçekleştirilmelidir" dedi.
'Kürt halkının da eşit, adil ve kendi hakları ile yaşama hakkı var'
Dünyadaki tüm halklar gibi Kürt halkının da eşit, adil ve kendi hakları ile yaşama hakkı olduğuna dikkat çeken Reyhan, "Bunun için çok fazla bedeller ödedik. Hiçbir halkın ödemediği kadar bedel ödedi ödemeye de devam ediyor. Bu nedenle yarın değil hemen bugün bu yanlıştan dönülmeli. Bir an önce heyetler olarak görüşülerek sürece yeni bir kan pompalanmalı. Öte yandan ailesi ve avukatları ile de görüşülmeli yoksa ötesi kaostur. Halkların çözüm iradesine ve isteğine karşı 'Biz sizi tanımıyoruz' gibi bir devlet aklı olur ki burada da hepimiz kaybederiz" şeklinde belirtti.
(gc/fk)

