SFK: Öz savunma kadın mücadelesinin bir parçası
09:09
JINHA
İSTANBUL - SFK'dan Filiz Karakuş ve Züleyha Gülüm, şiddete karşı öz savunmasını yapan Çilem Doğan'a desteklerini açıkladı. Filiz öz savunmanın kadının kendi kimliğine kendi iradesine sahip çıkmasından başladığını dile getirerek, kadının şiddete karşı kendini savunmasını öz savunmanın bir parçası olarak gördüğünü söyledi.
Kendilerine şiddet uygulayan, fuhuşa sürükleyen, öldürmek isteyen eşlerine karşı öz savunmalarını gerçekleştiren kadınların, ataerkil reflekslerden sıyrılamamış 'adalete' öfkesi büyüyor. Son olarak kendisini fuhşa zorlayan eşini, kendini savunduğu sırada öldürmek durumunda kalan Çilem Doğan'la birlikte öz savunmanın önemi ve meşru müdafaa tartışmaları da devam ediyor.
Sosyalist Feminist Kolektif (SFK) üyesi Filiz Karakuş, şiddete karşı kadının kendini savunmasını öz savunmanın bir parçası olarak gördüğünü belirterek, "Nevin Yıldırım, Yasemin Çakal ve Çilem Doğan buna bir örnektir. Bu davaları, kadınların erkek şiddetine karşı kendi öz savunmalarını kurdukları meşru müdafaa davaları olarak görüyoruz" dedi.
'Öz savunma kendi hakkını savunmaktan başlıyor'
Filiz, kadınların sorunlarının bu güne kadar mağduriyet üzerinden anlatıldığını ifade ederek, "Kadınların artık gördükleri şiddete karşı mücadele hikayeleri de var. Öz savunmayı erkek şiddetine karşı değil kadınların kendi hayatlarını kurma mücadeleleri olarak görüyorum. Öz savunma kendi hakkını savunmaktan başlıyor" diye konuştu. Öz savunmanın kadının kendi kimliğine kendi iradesine sahip çıkmasından başladığını dile getiren Filiz, şiddete karşı kadının kendini savunmasının öz savunmanın bir parçası olarak gördüğünü söyledi.
'Devlet de yargı da erkek egemenliğinden besleniyor'
Filiz, medyada kadın cinayetlerinin cinsiyetçi bir yaklaşımla ön plana çıktığını vurgulayarak "Sürekli 'makarna yaptı öldürdü', 'tuzluk uzatmadı öldürdü' manşetlerinin verilmesi ile aslında cinsiyetçi iş bölümünü yeniden oluşturmuş oluyoruz. Kadınlar öldürülmemek için öldürüyor" şeklinde konuştu.
Çilem Doğan'ın, "Hep kadınlar mı ölecek biraz da erkekler ölsün" sözlerini anımsatan Filiz, "Buna benzer bir şeyi de Nevin Yıldırım söylemişti. Erkek katillere indirim üstüne indirim veren erkek yargısı söz konusu olan erkeklerin öldürülmesi olunca hiç indirim yapmıyor. Devlet de ve yargı da erkek egemenliğinden besleniyor. Erkek egemenliği, ekolojiden burjuvaziye kadar her şeyin içine sinmiş vaziyettedir" diye belirtti. Filiz, "Çilem Doğan'ın yaptığı öz savunmadır, meşru müdafaadır. Çilem Doğan'ın isyanı ve söylediği sözler de mücadelemize ışık tutsun. Biz kadınlar savunmasız değiliz" dedi.
'Devletin kadınları korumaya hiç niyeti yok'
SFK'dan Avukat Züleyha Gülüm ise, toplumda ve yargıda kadın cinayetlerinin sıradan bir şeymiş gibi göründüğünü söyleyerek, "Çifte standart uygulanan bir durum var. Eğer siz kadınsanız ve toplumun koyduğu bütün kurallara uyuyorsanız, toplumsal kadın kimliğinize uygun davranıyorsanız ve buna rağmen öldürülüyorsanız bir tepki gelişiyor. Ama bunun dışında yemeği yapmadığı, eve geç geldiği için ya da erkeğin sözünden dışarı çıktığı için çok fazla sayıda kadın öldürülüyor ve bunlara karşı maalesef bir tepki oluşmuyor" diye belirtti.
Kadınların sistem tarafından korunmadığını belirten Züleyha, erkek egemen zihniyetle işleyen yargı ve devletin, kadınları korumaya hiç niyetli olmadığını da vurguladı. Kadınlara emniyet tarafından güvence sağlanmadığını belirten Züleyha, "Kadınlar 'kocandır, sevgilindir sever de döver de' denilip geri gönderiliyor" dedi.
'Kadın sığınmaevleri tecrittir'
Ayrıca kadınlara koruma adı altında bir nevi tecrit uygulandığını da belirten Züleyha şunları söyledi: "Kadınların sığınma evlerine sığınmaları onları tecrit etmektir. Erkeği uzaklaştırma, erkeğe yaptırım uygulama, erkeği şiddet uygulamayacak bir noktaya çekmek yerine kadınları yine tecrit edilen alanlara çekiyorlar. Devletin koruma adına yaptığını hiçbir şey olmayınca, Çilem Doğan davasında olduğu gibi kadın kendini koruma mekanizmalarını geliştiriyor. Yargı sistemini dört duvar arasında eşleri tarafından dövülmesi ilgilendirmiyor. Onlar için önemli olan aile kurumumun korunması. Aile kurumunu dağıtmamak için şiddetin ev içerisinde kalmasını, kadınların bunlara boyun eğmesini istiyor. O nedenle de yargı sistemi kadınları yargılamaya devam ediyor."
(ro/dk/gc)

