Barış Anneleri: Rojava için elimizden geleni yapacağız

09:08

Öykü Dilara Keskin / JINHA

İSTANBUL - DAİŞ çetelerine karşı verilen destansı direnişle tüm dünyada yankı uyandıran Rojava devrimi 19 Temmuz'da 3. yılını geride bırakacak. Devrimi, Kobanê'ye yönelik saldırılarda sınır hattında aylarca gece gündüz nöbet tutan Barış Anneleri anlattı.

Rojava halkı Suriye iç savaşı sırasında Kobanê, Amude, Afrin ve Derik'ten BAAS rejim güçlerini çıkararak Rojava Devrimi'ni başlattı. 19 Temmuz 2012, Ortadoğu'nun dönüm noktalarından biri oldu. Rojava halkının gerçekleştirdiği büyük halk devrimi, Ortadoğu halklarının özlemlerinin gerçeğe dönüştüğü bir gün olarak tarihe geçerken, Kürtlerin kimliksizlik, statüsüzlük, yoksulluk ve sömürgecilik kıskacını parçalayıp yeni özgür bir yaşam kurmasının adı oldu. Devrimin 2. yılında çağın en barbar ve vahşi çeteleri ile arkasındaki güçler ağır silahlarla, binlerce kişiyle, üç koldan Kobanê'ye saldırdı. Saldırılar devam ederken 26 Eylül 2014'de sivil halk Urfa'nın Suruç ilçesinde bulunan Mürşitpınar Sınır Kapısı'ndan Türkiye'ye giriş yapmaya başladı. Ancak halkın gelişinin önüne askerler set kurdu. Askerlerin halka tazyikli su, plastik mermi ve biber gazlarıyla saldırdığı sınırda DAİŞ çeteleri ile samimi görüntüleri yayınlandı. Türkiye'nin çetelere verdiği destek, sınırları ne kadar rahat kullandığı tüm dünya tarafından bu şekilde görüldü.

Sınırda aylarca nöbet tutuldu

Kobanê'ye yönelik saldırılara karşı Türkiye ve Kürdistan'da binlerce kişi Suruç'un sınır köylerine giderek Rojava halkını karşıladı. Başta Mehser ve Misaynter köyleri olmak üzere sınırdaki tüm köyler tutularak DAİŞ çetelerine karşı aylarca gece gündüz nöbet tutuldu. Sınırda bekleyen binlerce kişi karşıdan Rojava'ya bakarak gelişmeleri takip etti. DAİŞ çetelerine vurulan her darbede halk "Biji berxwedana YPG/YPJ" sloganları attı.

Binlerce kadın YPJ'ye katıldı

Rojava devriminin en önemli kazanımı ise eril zihniyetin yarattığı, kadınları köle pazarlarında satan, tecavüz eden çetelere karşı kadınların verdiği direniş oldu. Binlerce kadın çetelere karşı YPJ'ye katılarak bütün dünyada destan yaratan YPJ direnişini yarattı. Sınırın bu tarafından bekleyen anneler de kızlarının savaşına alkış ve zılgıtlarla destek verdi. Sınırda en büyük fedakarlığı gösterenlerden biri de ilerleyen yaşlarına rağmen aylarca nöbet tutun Barış Anneleri oldu.
Rojava'da devrim 3 yılına girerken, Barış Anneleri düşünce ve duygularını anlattı. Anneler YPJ'lilerin ön cephelerde savaşmasından mutluluk duyduklarını, mücadele vermeye devam edeceklerini söyledi.

'Anne olarak mücadeleye devam edeceğiz'

İstanbul Barış Anneleri Meclisi'nden Bedia Gökgüz, Rojava devriminin kadın boyutuna dikkat çekerek, YPJ'lerin Kobanê'de ön cephelerde savaşmasından dolayı mutlu olduğunu belirtti. Rojava devriminin kendileri açısından çok önemli olduğunu söyleyerek, Kobanê direnişine işaret eden Bedia, "Savaşların bitmesini beklerken hala cenazelerimizi geliyor. Annelerin yüreği yanıyor" dedi. DAİŞ'in Türkiye tarafından Rojava sınırlarından geçirildiğini söyleyen Bedia, "Türkiye çetelere yardım etmeseydi katliamlar olmayacaktı" dedi.

'İnşa için Kobanê'ye gideceğiz'

"Çocuklarımız akın akın savaşa gidiyor nasıl durulacak bilmiyoruz" diyen Bedia, bir ay boyunca sınırda kaldığını söyledi. Bedia, sınırda kaldığı süre boyunca yaşadıklarını şu cümlelerle anlattı: "Bir yandan savaş varken bir yandan kucaklaşma vardı. Sürekli cenazeler geliyordu, silah sesleri geliyordu. Oradaki halk bizden umut bekliyordu. En büyük umudumuz 4 parçanın birleşmesi." Tüm halkların Kobanê'nin inşa sürecine katkı sunması gerektiğini vurgulayan Bedia, Barış Anneleri Meclisi olarak Kobanê'deki inşa sürecine destek olmak adına Kobanê'ye gitmeyi düşündüklerini de dile getirdi.

'YPJ'liler Arin Mirxan ruhuyla savaşıyor'

Barış Annesi Emine Özbek ise Rojava devriminin kendilerini heyecanlandırdığını söyleyerek, "Kobanê sürecinde DAİŞ istediğini alamadı. YPG savaştı biz oradan vazgeçmedik, savaştık ve kazandık" diye belirtti. Rojava devrimi sırasında kadınların rolüne değinen Emine, "Bu mücadelede kadınların direnişi kazandı. Rojava devrimi aynı zaman kadın devrimidir. Hala kadınlar savaşıyor" dedi.
Miştenur tepesi direnişinde fedai eylem yapan Arin Mirxan'ı hatırlatan Emine "Onda büyük bir öfke vardı DAİŞ'in içine girerek fedai bir eylem yaptı. O fedakarlık yaptı, biz ona borçluyuz" diye konuştu. YPJ'li tüm savaşçıların, Arin Mirxan ruhuyla mücadele ettiğini belirten Emine, "Oradaki çocuklarımız korkusuzca savaşıyor. Rojava için elimizden ne gelirse yapacağız. Bir anne olarak canımızı da vermeye hazırız" diye konuştu.

'Biz hala barış istiyoruz'

Türkiye'nin Rojava devrimini boğmaya çalıştığını ifade eden Emine, "Tayyip Erdoğan DAİŞ'i besliyor ama biz bu duruma izin vermeyeceğiz. Destek veriyor ama bu böyle gitmez bu kadar rahat olmasın" diye konuştu. Sonuna kadar anne olarak mücadele edeceklerini ifade eden Emine, "Ben bu yola baş koydum vazgeçmem mücadele etmekten.Bizim canımız yandı ama biz hala barış istiyoruz, barıştan yanayız" dedi.

(sö/dc/gc/fk)