TİHV: Dilan'a işkence yapıldı çocuk olduğu göz ardı edildi
10:19
JINHA
İSTANBUL - TİHV İstanbul 'da iki yıl önceki 1 Mayıs eylemlerinde Dilan Alp'in biber gazı fişeğiyle beyin kanaması geçirmesine ilişkin rapor hazırladı. Raporda Dilan'ın işkenceye maruz kaldığına işaret edilerek, dönemin İçişleri Bakanı ve İstanbul Valisi tarafından dile getirilenler nedeniyle haksızlığa uğradığını hissettiği anlatıldı.
Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) İstanbul 'da iki yıl önceki 1 Mayıs eylemlerinde 17 yaşındaki Dilan Alp'in polisin attığı biber gazı fişeğiyle beyin kanaması geçirmesine ilişkin rapor hazırladı. Dr. Erenç Yasemin Dokudan ve Sosyal Hizmet Uzmanı Can Turan'ın hazırladığı raporda, Dilan'ın ruhsal durumunun bozulduğu ifade edilirken, dönemin İçişleri Bakanı ve İstanbul Valisi tarafından dile getirilen "Dilan kızımız marjinal" ifadesi nedeniyle haksızlığa uğradığını hissettiği anlatıldı.
Raporda, "Vali ve Bakan'ın yaptığı açıklamalarda Dilan'in çocuk olduğu göz ardı edilmiş, toplum nezdinde suçlu olarak yaftalanmasına neden olmuş, adalet duygusunu zedelemiştir. Çocuk olmasından kaynaklanan gerekli hassasiyet gösterilmemiştir" denildi.
'Ruhsal durumunda bozukluğa yol açtı'
Dilan'daki yaralanmanın biber gazı fişeği çarpmasıyla uyumlu olduğu, kimyasal gazı maruz kalmasından kaynaklı sağlık sorunları yaşadığı kaydedilen raporda, gaz fişeği yaralanmasının kafa ve çene kemiklerinde kırığa, sağ kulak zarında yırtılmaya ve iletim tipi işitme kaybına, çene ekleminde kalıcı fonksiyon kaybına neden olduğu belirtildi.
Yaşadığı olayın Dilan Alp'in ruhsal durumunu bozduğu ve kısmi travmatik stres belirtileri ile Obsesif Kompulsif Bozukluk'a (OKB) yol açtığı kaydedildi.
'İşkencenin soruşturulması adalet duygusunu iyileştirebilir'
Dilan Alp'in "insan eliyle oluşturulmuş travmaya maruz kaldığı" anlatılarak, bu davranışın Dünya Sağlık Örgütü'nün Uluslararası Hastalık Sınıflandırması kapsamında kalan "işkence ve diğer zalimane, insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele" olarak nitelendirilmesi gerektiğini kaydedildi. O tarihte Dilan'ın yasalarca "çocuk" olarak tanımlandığı ifade edilerek, "İşkencenin hızlı, etkili, tarafsız şekilde soruşturulmasının ve hakikatin ortaya çıkarılmasının adalet ve güven duygusunu iyileştireceği, ileriki yaşamında karşılaşması olası güçlüklere karşı koruyucu bir yönünün olacağı ve böyle bir hak ihlalinin tekrarlanmasının önüne geçeceği kanaatine varıldığı" vurgulandı.
'Adalet duygusu zedelendi'
Raporun değerlendirme bölümünde Dilan hakkında dönemin İçişleri Bakanı Muammer Güler ve İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu tarafından "marjinal örgüt üyesi" ve "militan" ifadelerinin kullanıldığı, basın organlarında "terörist", "hak etmiş" ve "keşke ölseymiş" şeklinde yorumlar yapıldığı anlatıldı. Dilan'ın bu ifadelerden etkilendiği vurgulanarak, "Alp üzüldüğünü ve haksızlığa uğradığını hissetmiştir. Valinin ve Bakanın yaptığı açıklamalarda Alp'in çocuk olduğu göz ardı edilmiş, toplum nezdinde birtakım kişiler tarafından suçlu olarak yaftalanmasına neden olmuş, adalet duygusunu zedelemiştir. Çocuk olmasından kaynaklanan gerekli hassasiyet gösterilmemiştir" denildi. Bu arada, ailesinin de kızlarının güvenliği konusundaki endişelerinin halen sürdüğü vurgulandı.
(gc)

