Çilem Doğan: O silah patlamasa oradan sağ çıkmayacaktım
12:17
JINHA
ADANA - Adana Kadın Platformu avukatları Songül Yıldız ve Fatoş Hacıvelioğlu, Çilem Doğan'ı cezaevinde ziyaretine gitti. Avukatlara yaşadıklarını anlatan Çilem, bundan sonra kadın hakları için mücadele edeceğini belirterek, "O silah o anda patlamasaydı, kesinlikle ben oradan sağ çıkamayacaktım" dedi.
Adana Kadın Platformu avukatları Songül Yıldız ve Fatoş Hacıvelioğlu, kendisine uyguladığı şiddete karşı eski eşi Hasan Karabulut'u öldüren Çilem Doğan'ı cezaevinde ziyaretine gitti. Ardından açıklama yapan avukatlar, "Tüm kadınlara bir selam getirdik. Kadın katliamlarının arasında, ölmekten son anda kurtulabilen bir kadından" dedi.
Çilem'i gördüklerinde ilk olarak cezaevindeki diğer kadınlarla birlikte Adana Kadın Platformu'na bir mektup yazdıklarını "Hapisteki kadınlar hep erkek kurbanı olmuşlar" dediği belirtildi. Sonra Çilem'in nasıl ölmemek için öldürmek zorunda kaldığını anlattığını belirten avukatlar, Çilem ile görüşmelerini şöyle aktardı:
'Tüm karakollar şiddete tanık'
"Hikayesi öyle tanıdıktı ki. '2.5 yıllık evliliğimde bir tatlı ekmek yemedim' diye özetledi yaşadıklarını. Daha evliliğinin 28. gününde başlamış şiddet. 'Hafif' diye tabir ettiği dayaklarda değilse de, ağır dayakların hepsinde şikayetçi olmuş. Saydığı şiddet vakalarını biz not etmekte zorlandık. Şehrin nerdeyse tüm karakollarında kaydı olduğunu anlatıyor.
Yaşadığı şiddete şahit olarak gebeliğini takip eden doktoru gösteriyor. Hamileyken bile defalarca dayak yedim, nerdeyse her kontrole yaralı gittim diye anlatıyor.
'En fazla 3 gün yatıp çıkıyormuş'
'Şikayet ediyordun, peki sonra ne oluyordu, ceza almıyor muydu' diye sorduğumuzda, 'Ne gezer' diyor. En fazla 3 gün yatıp denetimli serbestlik ile çıkıyormuş, bir de e-devlet üzerinden davalarını takip ediyormuş adam, duruşmaya yakın tarihlerde biraz duruluyormuş şiddeti.
'Emniyet Çilem'i korumadı'
Boşanmak istemiş, dava da açmış aslında ama eşi bu kez de onu ailesine, kardeşine zarar vermekle tehdit etmiş, mecbur kalmış davasını geri çekmeye. Eşinin hep yasa dışı işlerle uğraştığını, tefecilik yaptığını anlatıyor. 15 gün önce bu işlerden dolayı eşi hakkında şikayette bulunmuş, emniyet sen biraz daha izle, bize bilgi ver demiş. Yine de korumamışlar Çilem'i."
'Halen onu arkamda hissediyorum'
Çilem'in daha sonra olay gününü anlattığını aktaran avukatlar, Çilem'in anlatımlarıyla o günü de şöyle aktarıyor: "Bana 'bavullarını hazırla, Antalya'ya gideceğiz, orda fuhuş yapacaksın' dedi. İtiraz edince vurdu, düşürdü. Ondan kurtulmaya, ayağa kalkmaya çalışırken elim tutunduğum yatakta, yastığın altındaki demire değdi. O anda silahı nasıl aldım, nasıl vurdum hatırlamıyorum. O silah o anda patlamasaydı, kesinlikle ben oradan sağ çıkamayacaktım. Ben aslında onun yaralandığını, öldüğünü bile anlamadım. Halen arkamdan geldiğini sanıyordum, korkumdan kapıyı üzerine kilitleyip kızımı alıp kaçtım. Öldüğünü öğrenince kendim gidip teslim oldum.'
Olaydan sonra psikolojisi altüst olmuş, uyurken gözlerinin açık kaldığını söylüyormuş koğuş arkadaşları. 'Halen onu arkamda hissediyorum' diyerek anlatıyor ruh halini.
'Kadın haklarını savunacağım'
Son olarak cezaevinden çıkınca ne yapacağını soruyoruz Çilem'e. 'Hep dört duvar arasında kalacak olsam da bundan sonra kadınlar için mücadele edeceğim. Çıkarsam gerekirse şehir şehir dolaşacağım, kadın haklarını savunacağım' diyor.
En çok kızı için endişeleniyor, üzülüyor Çilem. 'O daha çok küçük, anne ilgisine, şefkatine muhtaç ama cezaevi koşulları çok kötü, onu buraya alamam' diyor."
(gc)

