Berfo'dan Havva'ya, Kader'den Arin'e toprağını, suyunu ağacını koruyanlar
09:09
Güler Can/JINHA
HABER MERKEZİ - Doğaya ve onun parçası olan insanlığa eril zihniyetin açtığı savaşa karşı en büyük direnişi, en önde kadınlar verdi. "Halkım ben" diyerek yaylalarını korumaya çalışan Havva Ana'dan, 28 yıl boyunca oğlunu arayan Berfo Ana'dan, HES'lere karşı mücadele veren 17 yaşındaki Leyla'ya kadar kadınlar direnişin sembolleri oldu.
Eril zihniyetin doğaya, insana, evrene tahakkümcü anlayışının beraberinde getirdiği savaşlara, haksızlıklara, zulümlere karşı verilen direnişte kadınlar tarihten bu yana ön saflarda yerlerini aldılar. Gezi eylemlerinde, Rojava'da direnen, HES'lere karşı mücadele eden, kayıp çocuklarını arayan kadınlar en gencinden yaşlısına kadar mücadele sembolü oldu. Kadınların en önemli eylemlerinden biri de 1995'den bu yana her hafta çocuklarını, eşlerini arayan Cumartesi Anneleri oldu. Cumartesi Anneleri'nin ilerleyen yaşlarına rağmen yaz kış, gaz cop demeden yürüttüğü adalet mücadelesinin sembollerinden biri 105 yaşında yaşamını yitiren Berfo Kırbayır'dı.
Berfo ana 28 yıl oğlunu aradı
Berfo Ana, 13 Eylül 1980'de gözaltına alınan oğlu Cemil Kırbayır 8 Ekim 1980'de kaybedildiğinde 77 yaşındaydı. O günden 105 yaşında ölünceye kadar yılmadan mücadele eden Berfo Ana oğlunu bulmak için çalınmadık kapı, başvurulmadık makam bırakmadı. "Benim oğlumun kemiklerini bulmadan ve Kenan Evren hesap vermeden beni gömmeyin" diyen Berfo Ananın bu vasiyeti yerine getirilemedi. 21 Şubat 2013'de hayata gözlerini yuman Berfo Ana Ardahan Göle'de defnedildi. Berfo Ana'nın yanında oğlu için ayrılan mezar yine açık kaldı. Cumartesi Anneleri adalet arayışlarını her Cumartesi Galatasaray Meydanı'nda sürdürmeye devam ediyor.
Tankın üzerinde eylemin sembolü oldu
Direniş sembollerinden biri de 31 Mayıs 2011'de Hopa'da öğretmen Metin Lokumcu'nun atılan gaz bombaları nedeniyle yaşamını yitirmesini protesto eden Dilşat Aktaş oldu. Dilşat Hopa olaylarının Ankara'da protesto edildiği eyleme polisler müdahale sırasında tankın üzerine çıkmış polis müdahalesi sonucu kalçası kırılmıştı. Kızılay'da polis tarafından şiddete maruz kalan Dilşat, aylarca hastanede yatmış felç tehlikesi de geçirmişti.
O dönem Başbakan olan Recep Tayyip Erdoğan Halkevleri Merkez Yürütme Kurulu üyesi Dilşat Aktaş hakkında "O kadın, kız mıdır kadın mıdır?" demiş kadınlardan yoğun tepki almıştı.
TOMA'nın karşısında kollarını açtı
İstanbul'daki Gezi Parkı gösterilerinin ilk günlerinde bir TOMA'yı karşısında durup kollarını açarak durduran kadın gösterilerin sembollerinden birine dönüştü.Üzerindeki siyah elbise nedeniyle 'siyahlı kadın' olarak adlandırılan
Avustralyalı Kate Cullen daha önce de Avustralya'nın ''sığınmacıların ülkeye gelir gelmez gözaltına alınması politikasını'' protesto etmek için sokağa çıktığını, ayrıca ailesiyle Irak savaşı karşıtı gösterilere ve Sydney'deki Occupy - İşgal eylemlerine katıldığını anlatmıştı.
'Kırmızılı kadın' olarak tarihe geçti
28 Mayıs 2013'te çekilen ve tüm dünyaya geçilen Gezi eylemlerini anlatan en iyi karelerden biri olarak tarihe geçti. Dünyada yılın en iyi basın fotoğraflarından biri olarak sayısız listeye giren fotoğrafta 'kırmızı kadın' olarak hatırlanan Ceyda Sungur vardı. Yüzüne biber gazı sıkılan İTÜ Araştırma Görevlisi Ceyda Sungur hakkında defalarca soruşturma açılırken, Ceyda Sungur, sosyal medyada en çok konuşulan insanlardan biri haline geldikten sonra, kendisine gelen yüzlerce röportaj teklifini reddetmiş ama İngiliz gazetesi The Sunday Telegraph'a bu fotoğrafı hakkında şunları söylemişti: "Bana sorarsanız protestolar ifade özgürlüğü ve halkın gücünü temsil ediyor. İnsanlar, ilk kez olarak sahip oldukları gücün verdiği güveni hissediyor. Her şeyi değiştirebileceklerine inandıkları güce sahipler"
Kırmızı fuları Antalya'daki eylemin simgesi olmuştu
Antalya'daki gezi parkı protestolarına katıldığı gerekçesiyle gözaltına alınan Ayşe Deniz Karacagil, "Kırmızı fularlı kız" olarak tanınmış, 2 Ekim 2013'de tutuklanmıştı. Polis sorgusunda 'Taktığı kırmızı renkli fuların sosyalizmi simgelediği' yönünde sorular yöneltilen Deniz, 11 Ekim günü Antalya L Tipi Kapalı Cezaevi'nden Alanya- Mahmutlar L Tipi Kapalı Cezaevi'ne nakledildi. 4 ay 6 gün tutuklu kalan Deniz, geçen 6 Şubat'ta tahliye oldu. Hakkında 'kamu malına zarar vermek', 'kamu görevlisine karşı direnmek', 'toplantı gösteri ve yürüyüş kanununa muhalefet', 'terör örgütü üyeliği' ve 'kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşleri düzenlemek' suçlamalarından ve bu suçları birden fazla işlemekten 24 yıldan 98 yıla kadar hapis cezası istendi. Deniz daha sonra PKK'ye katıldı.
Suruç'taki müdahalenin boyutlarını gösterdi
Birçok kişi Hasibe Mengirkaon'u AFP'den Bülent Kılıç'ın çektiği fotoğrafla tanıdı. Bir TOMA aracının tazyikli su sıkarak kendisi kovalaması Suruç'taki atmosferi de gösteriyordu. Kobanê sınırında canlı kalkan olmak için günlerdir Suruç'ta bulunan DBP Mardin İl Eş başkanı Hasibe Mengirkaon, uzun süredir Kürt kadın hareketinin bir aktivisti.
'Vali kaymakam kimdir halkım ben'
Karadeniz'de 8 ilin yaylalarını birbirine bağlayacak 2 bin 600 kilometre uzunluğundaki "Yeşil Yol Projesi" için Rize'nin Çamlıhemşin İlçesi Yukarı Kavrun Yaylası'na tepkiler nedeniyle sokulamayan iş makineleri, vadinin arka tarafındaki Samistal Yaylası'na komando birlikleri eşliğinde getirilerek yol çalışması başlatıldı. Durumu haber alınca bölgeye hareket eden yöre sakinleri, arızalandığı iddiasıyla bırakılan iş makinesi yolu kestiği için yaylaya giremedi. İnsan zinciri ile taş taşıyarak yeni bir yol oluşturdu. Samistal Yaylası'na ulaşan grup, iş makinesinin önüne geçerek yol çalışmasını durdurdu ve nöbete başladı. Dozerin geçeceği güzergahın önüne elinde sopasıyla oturan Havva Bekar, ''Yaylaların yolu birleşmeyecek. Kesinlikle istemiyoruz. Biz çocukluğumuzdan beri burada yaşıyoruz. Vali, Kaymakam kimdir? Ben halkım halk'' diye isyan etti.
HES'e karşı mücadelenin sembolü Leyla
Erzurum'un Tortum İlçesi'ne bağlı Bağbaşı Beldesi'nde bulunan Ödük Vadisi'nde yaptırılacak HES'lere karşı düzenlenen eylemlere katılan Leyla Yalçınkaya askere hakaret ettiği iddiasıyla hakkında dava açıldı. Leyla'nın 12 Eylül 2011 günü Bağbaşı'nda yapılan protesto gösterileri sırasında İlçe Jandarma Komutanlığı'nda görevli er Abdullah Teke'ye hakaret ettiği ileri sürülmüştü. Hakkında Tortum Sulh Ceza Mahkemesi'nde 'hakaret' suçlamasıyla dava açılan Leyla için 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası istenmişti.
Arin Mirxan Kader Ortakaya çetelere karşı direnişin sembolleri
Kadın mücadelesini, barbar DAİŞ çetelerine karşı destansı mücadele veren YPJ'li kadınlar en önde yürüttü. Rojava'ya saldıran, binlerce Ezidi kadını kaçıran, kadınlara, kız çocuklarına saldıran, köle pazarlarında satan DAİŞ çetelerinin en büyük korkusu YPJ'li kadınlar oldu. Her biri ayrı bir destan olan YPJ'li kadınlardan Arin Mirxan, 5 Ekim 2014'de Miştenur'da çetelere karşı fedai eylem yaptı. Arin'in eylemiyle onlarca çete öldü. Kobanê direnişinin bir başka sembol ismi de asker kurşunuyla yaşamını yitiren Kader Ortakaya oldu. Toplumsal Özgürlük Platformu üyesi olan sosyolog Kader Ortakaya Suruç sınırında günlerce nöbet tuttu. 6 Kasım 2014'de Özgür Sanat Girişimi'nin Kobani sınırında gerçekleştirdiği insan zinciri eyleminde asker müdahale etmiş, Kader asker kurşunuyla sınırda yaşamını yitirmişti. Kader şu notu düşmüştü: "Her devrim küçük bir kıvılcımla başlar. Ve vardır her namlunun ucunda bir yaşam ateşi. Böyle büyük düşler de yolculuklarla başlar. Ve serüvenciler düşer bu yollara."
(fk)

