Rihan: Halkın devrimine sahip çıkmak için söz verdik
09:03
Zerîn Kurtay-Roksan Efrin/JINHA
QAMIŞLO - Rojava Devrimi'nin başlangıcından itibaren içinde yer alan Rihan Tahir eşini kaybettikten sonra asayiş güçlerine katılarak, ülke savunmasında aktif yer almaya başladı. Toplumsal geleneklerin dayatmalarına devrimden aldığı güçle direnen Rihan, "Biz halkların devrimine sahip çıkma sözü verdik" diyor.
4. yılına giren Rojava Devrimi sunduğu yeni yaşam modeliyle heyacan yaratırken, insan hikayaleriyle ise romanlara konu olacak kahramanlıklara sahne oluyor. Yazılmayı bekleyen binlerce hikayeden biriden Rihan Tahir'in hikayesi. Rihan'ın eşi Kesra Tahir Rojava Devrimi'nin başladığı 19 Temmuz 2012'de topraklarını savunma için YPG saflarına katıldı. Kesra, kısa bir süre sonra işgal güçlerine karşı yürütülen direnişte yaşamını yitirdi. Kesra'nın yaşamını yitirdiği tarihte henüz yeni doğan Bahoz 2 yaşını doldurdu.
'Devrim için söz verdik'
Toplumsal geleneklerde ailesinin 'yeniden evlen' baskısına karşı duran Rihan bunun yerine asayiş güçlerine katıldı ve silahını alarak, toprağını savunmak için görev aldı. Devrimin bir parçası olduğunu ve bununla gurur duyduğunu belirten Rihan yaşamını anlatmaya "Biz halkların devrimine sahip çıkma sözü verdik" sözleriyle başlıyor. Eşinin aynı zamanda yoldaşı olduğunu ve onun anısı ve tüm devrim şehitlerinin anısına bağlı kalacağını belirten Rihan, "Ben asayişe katılmadan önce belediyede çalışıyordum. Biz halkların devrimine sahip çıkma sözü verdik ve bizim için nerede olursa olsun şehit düşen eşim Kesra'nın ruhuyla çalışacağız. Kesra asayişe katılmıştı, halkın ve kendisinin kültürel gerçekliğine dönmesi istiyor ve bunun için mücadele veriyordu" diyor.
'Kendimi tanıyorum'
Oğlu Bahoz'un doğumunda yaşadıkları bir anıyı paylaşan Rihan, "Bahoz dünyaya yeni geldiğinde eli havadaydı. Şehit Kesra da bebeğin havada duran elini görünce 'bu çocuk büyüyünce devrimci olacak onun adı Bahoz olsun' dedi. Bahoz bir devrimcinin çocuğu ve babasıyla her zaman gurur duyacak" diye belirtiyor. Eşinin yaşamını yitirmesinin ardından geleneksel baskılara maruz kaldığını ancak boyun eğmediğini belirten Rihan şunları söyledi: "Eşim şehit düştükten sonra çok sıkıntı yaşadım. Bana bir daha evlen dediler, ancak ben kabul etmedim. Toplumun bu anlayışı ortadan kalkana kadar da mücadele edeceğim. Bana dayatılanlara karşı boyun eğmeyeceğim, kendimde özgür bir kişilik yaratmak istiyorum. Kadının gücünü ben bir kez daha asayiş içerisinde gördüm. Devrim ve asayiş bana gerçek aşkın ve kendimin gerçekliğini tanımama yol açtı. Toplum kadınların tek başına bir şey yapamayacığını düşünüyor, ancak ben ve benim gibi kadınlar insanlara kadınların tek başına kendi ayakları üzerinde durabileceğine gösterdi. Ben çocuğum Bahoz için hem anneyim hem de babayım. Her şekilde evimi de yönetebiliyorum. Diğer önemli bir konu da tüm şehitlerin anısına bağlı kalmak için uğraşıyorum."
'Yeni bir nesil için mücadele etmek önemlidir'
Gelecek nesiller için mücadelenin daha güçlendirilmesi gerektiğini belirten Rihan kadınların Rojava'da gelecek inşasının öncüsü olduğunu anlatıyor. Rihan son olarak şunları dile getiriyor: "Biz ne kendi dilimiz ne de kültürümüzle büyüdük. Egemenlik altında yaşayan halk ve kadınlar olarak etki altında bırakılmıştık. Ancak gün kadını tanıma ve başkaldırma günüdür. Kadınlar olarak bu halka öncülük edebilmeliyiz. Kendi kültürümüzden mahrum bırakıldık. Bizlerin yeni nesil için mücadele etmesi ve şehitlerimizin intikamını almamız gerekir. Hepimizin Kürt kültürüne dönüş mücadelesini yürütmemiz gerekiyor. Ancak bir çok aile bunun farkında değil, bu görevlerini yerine getirmek istemiyorlar. Bunun için bu tür ailelere seslenerek bu günün yaşam hakkını tanıma bilme günü olduğunu söylemek istiyorum. Kendi elleriyle kendi haklarını yok etmesinler. Devrim biz kadınlara kendi ayaklarımız üzerinde durmayı öğretti."
(rb/şg/fk)

