Feodalizme inat kültür-sanat
08:32
Hicret ÇİFTÇİ/JINHA
RIHA – Feodal anlayışın hakim olduğu Viranşehir’de kültür-sanat alanında çalışma yürüten Viranşehir Kültür ve Sanat Merkezi üyesi kadınlar, her kadının sessiz bir çığlık olduğuna vurgu yaparak, “Toplumun tüm ön yargılarına güçlü duruşumuzla cevap olduk. Kadın eğer kendi ayakları üzerinde durmayı başarabilirse erkeklerden daha güçlüdür. O yüzden kadınlar artık kendi kabuklarından sıyrılmalıdır. Kendilerini ifade edebilecekleri alanlarda yer almalıdır” dedi.
Kürt kültürünün kendini koruması açısından büyük bir çaba içerisinde olan alternatif kültür merkezleri kadın tiyatrocuların yetişmesinde ciddi bir katkı da bulunarak, kadınların kendilerini yansıtabilmelerini ve geliştirebilmelerini sağlıyor. Kürt kadının tiyatrodaki yerine ve çektiği zorluklara ilişkin konuşan Viranşehir Kültür ve Sanat Merkezi üyesi 23 yaşındaki Axîn Tatlı, dört yıldır kültür ve sanat merkezinde müzik ve tiyatro çalışmalarında yer aldığına değinerek, Viranşehir gibi feodal bir yapıya sahip bir yerde kadının tiyatroda yer almasının zor olduğunu belirtti. Kültür merkezine başlarken büyük zorluklarla karşılaştığını dile getiren Axîn, ancak sorunları aştıkça güçlendiğini ve çalışmalarına daha çok bağlandığını söyledi.
‘Bağlama ile yürürken sözlü tacizlere maruz kalıyorduk’
Urfa’da kadının dışarı çıkmaması ve dört duvar arasında kalıp, çocuk doğurup yemek yapması gibi bir anlayışın hâkim olduğuna değinen Axîn, kadının sosyalleşmesinin, yadırgandığını ve engellendiğini belirtti. Kendi ailesinin de yurtsever bir yapıya sahip olmalarına rağmen böyle bir zihniyet mevcut olduğunu ancak kendisinin bunu aşmak için büyük bir mücadele verdiğini dile getiren Axin, daha önceleri yolda bağlama ile yürürken birçok sözlü tacize maruz kaldığını ifade etti. Axin, çocukluğundan bu yana tiyatroya ilgisinin olduğunu kaydetti. Birçok kadının tiyatroda yer almak istediğini ancak aileleri tarafından engellendiğine dikkat çekti. Doğasından dolayı kadının güçlü bir yapıya sahip olduğunu belirten Axîn, kadının birçok acı yaşamasına rağmen birçok olumsuzluğun üstesinden geldiğini, engellemelere karşı baş kaldırdığını dile getirdi.
’16 yaşında evlendirildim’
Viranşehir Kültür ve Sanat Merkezi üyelerinden Hediye Kalkan (21), ise küçük yaşta saz kursuna gizli gittiğini, ailesinin bunu öğrenmesi üzerine buna engel olduklarını söyleyen Axin, “Ailem sürekli sen kadınsın ayıptır. Sen sazı ne yapacaksın” gibi söylemlerde bulunduğunu dile getirdi. Çocukken şarkı söylemeyi çok sevdiğini dile getiren Hediye, “Sesim güzeldi. Bende kumanda ile kendime mikrofon yapıp şarkı söylüyordum. Aynur ve Rojda gibi şarkı söylemek istiyordum” dedi. Ailesinin durumunun kötü olmasından kaynaklı okula gidemediğini, annesini kaybettikten sonra ise 16 yaşında Türk biri ile zorla evlendirildiğini ifade eden Hediye, “Dilimiz birbirinden ayrı idi. Ortak bir noktamız yoktu. Bir yıl ancak katlanabildim ve sonra ayrıldım” dedi.
‘Beni yadırgayanlara güçlü duruşumla cevap oldum’
İki yıldır kültür merkezine geldiğini kaydeden Hediye, “Keşke daha önce Viranşehir’de bir kültür merkezi olsaydı. Benim buraya gelişim kolay olmadı” sözlerini ifade etti. İlk zamanlar boşandığı için insanların söylemlerinden çekindiği için üç yıl babasının evinden çıkmadığına dikkat çeken Hediye, boşandıktan sonra toplumun yargılarından kaynaklı psikolojisinin bozulduğunu belirtti. Başından geçenlerin suçlusunun kendisi olmadığını ve yaşadıklarını hak etmediğini vurgulayan Hediye, insanın yaşamını değiştirebilmesi için mutlaka bir yerden çıkış yapması gerektiğini söyledi. Okula kayıt yaptırmak için giderken kültür merkezine uğradığını ve önce saz kursuna kayıt yaptırdığını kaydeden Hediye, kültür merkezine gelerek yeni bir başlangıç yaptığını ve kendine bir yol bulduğunu belirtti. Saz ve erbane öğrendikten sonra tiyatro eğitimine başladığını ifade eden Hediye, “Tiyatroda kendimi buldum. Kadın olduğumu hissettim. Direnmeyi, mücadele etmeyi öğrendim. Buraya geliyorum diye beni yadırgayanlara güçlü duruşumla cevap oldum” diye belirtti.
‘Yaşadığım acıları sahneye taşıyorum’
Toplumda erkek olmadan kadının bir şey yapamayacağı algısının olduğuna değinen Hediye, toplumun “Kadının başında mutlaka bir erkek olmalıdır” gibi yaklaşımlar gösterdiğine değinerek, “Kadın eğer kendi ayakları üzerinde durmayı başarabilirse erkeklerden daha güçlüdür” dedi. Oynadığı her oyunda söylediği her şarkıda annesinin acısını, kendi yaşadığı acıları sahneye taşıdığını ve bunu Kürtçe yapmaktan ise büyük bir mutluluk duyduğunu söyleyen Hediye, “Bu alanda gelişmeyi ülkem ve ülkemin çocukları, kadınları için istiyorum. Kadınlar gül gibi kıymetlidir. Kadının kendini ifade edememesi çok kötü bir durumdur. Bugün binlerce kadın sessiz bir çığlıktır. Kadınlar kendi kabuklarından sıyrılmalıdır. Kadınlar artık içlerinde volkanlara dönmüş kıvılcımlarını ortaya çıkarsınlar. Dile getirsinler çektiklerini” şeklinde konuştu.
(hç/mg)

