Suruçlular: Katil belli destekleyen belli ne yüzle geliyorsunuz?

11:23

JINHA

RIHA - Dün yaşanan katliamın ardından Amara Kültür Merkezi bahçesi Suruçlular tarafından taziye yerine çevirildi. Duaların okunduğu ağıtların yakıldığı bahçede gelen herkes birbirini teselli etmeye çalışırken Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun kente geleceği haberleri tepkiye neden oldu. Suruçlular, "Katil belli, destekleyen belli ne yüzle geliyorsunuz?" diye soruyor.

Kobanê'nin yeniden inşasına katılmak için Suruç'a gelen Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu'nu (SGDF) üyelerinin Amara Kültür Merkezi'nin bahçesinde basın açıklaması yaptığı sırada meydana gelen bombalı saldırıırı ardından kentte yas ve öfke hakim. Katliamın ardından saldırının gerçekleştirildiği Amara Kültür Merkezi'nin bahçesi yas yeri olarak belirlendi. Taziye yerine gelenler birbirlerine baş sağlığı dileklerinde bulunuyor. Kadınların ağıt yaktığı bahçede, yas için devasa demliklerde çaylar demlendi, su dağıtıldı ve dualar okundu.

Yas ve öfkenin kenti olan Suruç'a Başbakan Ahmet Davutoğlu ve beraberindeki bakanların geleceği haberlerin üzerine gerginlik yaşandı. Kültür merkezinin bahçesinde sabahlayan kadınlar, "Katil belli, destekleyen belli, Ahmet Davutoğlu'nu burada istemiyoruz" diye tepki gösterdi.

'Ne yüzle geliyor o Başbakan?'

Dünden bu yana bir an bile bahçeden ayrılmayan kadınların yaktıkları ağıtlar tüm yurttaşları gözyaşlarına boğdu. Urfa Barış Anneleri'nden Xanım Demir, özellikle devlet tarafından yapılacak tüm ziyaretlere tepkilerinin sert olacağını söyledi. Xanım, "Ne yüzle geliyor başbakan? DAİŞ'i destekleyenler şimdi de katliamın nasıl bir profesyonellikte yapıldığını merak ettiği için mi geliyor? Bu nasıl bir yüzsüzlük, madem çok duyarlıydılar, aylar öncesinden yaptığımız tüm ihbarları göz önünde bulundurup, kentti incelemeye gelirlerdi" diye tepkisini dile getirdi.

'Başbakan'ın gelmesiyle katledilenler tekrar yaşayabilecek mi?'

Özellikle Suruç üzerine çok büyük planların döndüğünü söyleyen Hacire Demir de, kentte hiçbir devlet yetkilisi görmek istemediklerini söyledi. Hacire,"Katliam olduktan sonra, ölen öldüğüyle kaldıktan sonra buraya gelip ne yapacaklar, ölenler geri gelebilecek mi? Burada devletten habersiz kuş bile uçmazken, bombacı nasıl bu gençlerin içine girebildi? Ben artık yaşlı bir kadın olarak bile emniyetten tüm adımlarım takip ediliyor, sürekli gözaltına alınıyorum, o zaman bu bombacıya dair nasıl bir bilgi alınmaz" dedi.

'Başbakan'ın üzgünüm deme lüksü yok'

Cumhurbaşkanı Tayyip Esrdoğan'ın "Hedefimiz Suruç" söylemlerine dikkat çeken Hacire, başta Tayip Erdoğan olmak üzere tüm baskıcı güçlerin Kürt bölgesi üzerinde planlarının olduğunu dile getirdi. Artık AKP'nin Müslümanlık üzerinden siyaset yapmasından vazgeçmesi gerektiğini vurgulayan Hacire, "Din kullanılarak buradaki insanlar katledilemez, artık Erdoğan safını belli ettirmeli. Kürtleri katletmekten zevk alan bir katliamcı anlayış var karşımızda. Biz onun ağzından savaş köpürdüğünü çok iyi biliyoruz. Bir oğlum din kullanan DAİŞ'e karşı savaşmak için Şengal'e gitti. Bir yılı olmadan cenazesi bana geldi. Bu yüzden kimse bana dini anlatmasın. Buna rağmen ona inat hala barış diyoruz" diye konuştu. Hacire son olarak,5 Haziran Diyarbakır ve 25 Haziran Kobanê saldırısına dikkat çekerek, "Başbakanın buraya gelip, 'bilmiyorduk, çok üzgünüz' deme lüksü yok artık. Böyle bir şeyin olmasını istemeseydi, önceki saldırıları açığa çıkarırdı" diye konuştu.

'Oğlumu askerde katleden devlet acımasız'

Geçtiğimiz yıl Neswroz bayramında askerde olan bir oğlunun intihar süsü verilerek katledildiğini söyleyen Halide Demir de yas yerinde ağıtları en derinden yakan kadınlardan. Halide, "Şimdi birçok kişi bu katliamın devlet eliyle yapılmadığını düşünüyor, çünkü AKP'nin bu kadar acımasız olduğunu tahmin edemiyorlar. Ama ben biliyorum çünkü benim oğlumu da aynı zihniyet katletti. Oğlum askerdeyken sürekli Kürt sitelerine girdiği için ve Newroz günü benim Newroz bayramımı kutladığı için silahla başından vurularak katledildi. Sonra da 'intihar etti' denilerek cenazesi bana yollandı. İşte devlet bu kadar acımasız, ben bunu en büyük acılarımla öğrendim" dedi.

(zd-be/fk)