'Ne pahasına olursa olsun boyun eğmeyeceğiz'

15:13

JINHA

AMED - Diyarbakır'da 90 sivil toplum örgütü Suruç katliamını ortak açıklama ile kınadı. DTK Eşbaşkanı Hatip Dicle, "Halklara karşı gerçekleştirilen bu vahşi katliamı yapanları, destekleyenleri ve sessiz kalanları şiddetle kınıyoruz. Tüm dünya halklarını seferberlik ruhuyla dayanışmaya çağırıyoruz. Ne pahasına olursa olsun, vahşice ve barbarca yapılan bu saldırılara sessiz kalmayacak boyun eğmeyeceğiz" dedi.

Diyarbakır'da DTK öncülüğünde, aralarında DBP, HDP, KJA, İHD'nin de bulunduğu 90'ı aşkın siyasi parti, sivil toplum örgütü ve meslek örgütü Suruç katliamını kınamak için DTK binası önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya HDP'li vekiller, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Gültan Kışanak, ilçe belediye eşbaşkanları da katıldı. "Kürdistan IŞİD'e mezar olacak", "Katil IŞİD işbirlikçi AKP" sloganlarının atıldığı eylem öncesinde binaya siyah çarşaflar asılarak katledilen gençleri temsilen 32 karanfil bırakıldı. DTK Eşbaşkanı Hatip Dicle, 30'u aşkın kişinin yaşamını yitirdiği ve 100'ü aşkın kişinin de yaralandığı saldırının İŞİD çeteleri tarafından yapıldığını ifade etti.

'Enternasyonalist ruha planlı saldırılar sürüyor'

Hatip, yaşanan katliamın Rojava Devrimini, Kürt halkı ve dostlarını, Kobanê'de büyük bir direnişle elde edilen zaferi hedeflediğini belirterek, İŞİD çetelerinin, Kürt halkının kazanımlarına ve verilen eşitlik, özgürlük mücadelesinin yarattığı enternasyonalist ruha planlı saldırılarını sürdürdüğünü söyledi. AKP hükümetinin, Adana, Mersin, Bingöl, Erzurum ve Diyarbakır'da olduğu gibi önlem almadığını kaydeden Hatip, "AKP'ninIŞİD'e karşı olan tavrı herkesçe bilinmektedir. İŞID çetelerinin Türkiye'den Rojava'ya rahatlıkla giriş çıkış yaptıkları, yaralıların sınır illerinde tedavi edildiği ve IŞİD çetelerinin Türk askeriyle boy boy fotoğrafları sıklıkla basında yer almaktadır. Ayrıca Adana'da savcılık tarafından durdurulan MİT TIR'larında yapılan arama ile Suriye'ye insani yardım adı altında silah gönderildiği de ayyuka çıkmıştır. Tüm dünya AKP ile IŞİD'in nasıl sıkı bir bağ içinde olduğunu biliyor" dedi.

'Saldırın ve yaşanan can kayıplarının sorumlusu hükümettir'

Katledilen SGDF üyesi gençlerin 19-24 Temmuz tarihleri arasında Kobane'de olacaklarını kamuoyu ile paylaştıklarına işaret eden Hatip, "Ancak 19 Temmuz tarihinde Suruç Kaymakamlığı'nca Kobane'ye geçişlerine izin verilmemesinin ardından Suruç'ta bir gece konaklamak zorunda kalan gençlerin, 20 Temmuz'da geçişlerine izin verilmemesi ile ilgili basın açıklaması yaparken bu vahşi saldırının hedefi olmaları düşündürücüdür. Ayrıca alışılmışın dışında, yapılan basın açıklamasında hiç bir güvenlik önleminin alınmamış olması da sorgulanması gereken diğer bir husustur" diye kaydetti. Gerçekleşen bunca planlı saldırı karşısında yurttaşların can güvenliğini sağlamakla yükümlü olan hükümetin benzer saldırıların olabileceği ön görülmesine rağmen gerekli tedbirleri almadığına dikkat çeken Hatip, "Bu nedenle söz konusu saldırının ve yaşanan can kayıplarının sorumlusu hükümettir. AKP IŞID'e karşı tavrını netleştirmeli ve bunu deklere etmelidir" dedi.

'Kürdistan halkları bu kanlı oyunu boşa çıkaracak iradeye sahip'

AKP hükümetinin açık bir savaş kararı verdiğini sözlerine ekleyen Hatip sözlerini şöyle sürdürdü: "PKK Lideri Abdullah Öcalan'a uygulanan tecritte ısrar edilmesini, Türkiye illerinde uygulanan ve OHAL'i andıran güvenlik tedbirlerini, toplu gözaltılar, ırkçı saldırılar, seçim öncesinde başlayan ve sonrasında devam eden bombalamalar, sınır ötesi hava operasyonlar ve sınır içerisinde gerçekleştirilen kara operasyonları bu durumu kanıtlar niteliktedir. Ama şu bilinmeli ki Kürdistan halkları, insanlığa karşı gerçekleştirilen bu kanlı oyunu ve barbarlığı boşa çıkartacak iradeye, sağduyuya, mücadele azmine, güç ve deneyime sahiptir. Halklarımıza karşı gerçekleştirilen bu vahşi katliamı yapanları, destekleyenleri ve sessiz kalanları şiddetle kınıyor ve protesto ediyoruz. Yaşanan katliama inat tüm Dünya Halkları'nı Kürt halkı ile seferberlik ruhuyla dayanışmaya çağırıyoruz. Ne pahasına olursa olsun, halklarımızın bir arada eşit, adil, özgür ve onurlu birlikteliğine ve geleceğine vahşice ve barbarca yapılan bu saldırılara karşı sessiz kalmayacak boyun eğmeyeceğiz."

(sg-şh/fk)