Katliamın yaralıları: Ölümsüzleşenlerle yolumuza devam edeceğiz
10:29
Bêrîtan Elyakut- Zehra Doğan/JINHA
RIHA - Suruç katliamında yaralanan kadınlar konuştu. "Saçlarıma yoldaşlarımın parçalanmış bedenleri bulaşmış bir durumdaydı" diyen Ceren Çoban, halkın ilk anda olaya müdahale etmesinin ölü sayısının artmasını engellediğini söyledi. Pınar Galip ise "Bu saatten sonra mücadelemiz daha güçlü bir biçimde devam edecek. Yoldaşlarımız için 'öldüler' demeyeceğiz onlar bizler için ölümsüzleştiler" dedi.
Kobanê inşa çalışmalarına başlandığı sırada Kobanêli çocuklar için çalışma başlatan SGDF'li gençler geldikleri Suruç ilçesinde DAİŞ'in katliamıyla karşılaştı. Yaşanan katliamın ardından yaşamını yitirenlerin sayısı 32'ye yükselirken yaralılar kaybettikleri arkadaşlarından habersiz bir şekilde hastaneye gelen her ziyaretçiye arkadaşlarını soruyor. Patlamadan kurtulanlar Urfa hastanelerinde yatan yaralı arkadaşlarını hastane kapısı önünde bekleyerek acılarını paylaşıyor. Patlamanın etkisini üzerlerinden atamayan gençler gazetecilerle konuşmaya da çekiniyorlar. Öncelikle güven duyduktan sonra konuşan gençlere JINHA adına yaşadıklarını sorduk. Yaşadıkları patlamanın etkisini hala üzerlerinden atamayan gençlerin ilk olarak söyledikleri cümle, "Bu patlama AKP hükümeti ve DAİŞ çetelerinin ortaklaşa düzenledikleri bir patlamadır" oldu.
'Arin'den Sibel'e mücadele büyüyor sloganıyla birlikte patlama oldu'
ESP İzmir üyelerinden Pınar Galip, İzmir ekibi olarak Suruç'a erken girmelerinden kaynaklı GBT kontrolüne takılmadıklarını söyleyerek, farklı illerden gelen her aracın GBT kontrolünden geçtiğini belirtti. Pınar, Kobanê'ye geçebilmek adına milletvekillerinden oluşan heyetin görüşmeleri yapmak için gittikleri anda kendilerinin de gelme amaçlarını anlatmak amacıyla bir basın açıklaması yapma kararı aldıklarını dile getirdi. Pınar, "Açıklama bittikten sonra son sloganımızı atıyorduk ve bu slogan da 'Arinden Sibele mücadele büyüyor' sloganı esnasında patlama meydana geldi. Ben ve birçok arkadaş o an kültür merkezine gaz bombası atıldı sandık. Şoka girdiğimizden kaynaklı durumu sonra fark ettik" diye belirtti.
'Çocuklar 'babam öldü' diye çığlık atıyordu'
Pınar, patlamanın ardından etrafa insan parçalarının savrulmasıyla birlikte çığlıkların arttığını ve panik olduklarını ifade etti. Pınar, "Etrafta çocuklar vardı ve 'babam öldü' diye ağlıyordu. Suruç halkının soğukkanlı bir şekilde olaya müdahil olup yaralıları araçlarına almasıyla birlikte belki de yaralılar kurtarılabildi" dedi. Ambulansların olay yerine erken geldiğini ancak polislerin bir anda yolu kapatması nedeniyle işlerini yapamadıklarını söyleyen Pınar, "Polis barikatı açmak yerine orada durumu daha fazla karıştırdı. Halkın tepki göstermesi üzerine polisler araçlara gaz bombası atmaya başladı. Bu durum kabul edilemez ve polisler bilinçli bir şekilde saldırıyı gerçekleştirdi" dedi.
'Mücadelemiz daha hırslı bir şekilde sürecek'
DAİŞ saldırısını bir irade kırma amacı olarak gördüklerini ifade eden Pınar, yapılan saldırının Diyarbakır patlamasının devamı olduğunu kaydetti. DAİŞ'in en büyük korkusunun hayata geçirdikleri yıkımı düzene sokanların mücadelesi olduğuna dikkat çeken Pınar, "Bizim mücadele bakış açımızı değiştirmedi. Aksine bizleri daha fazla hırslandırdı ve öfkemizi büyüttü. Bu saatten sonra mücadelemiz daha güçlü bir biçimde devam edecek. Yoldaşlarımız için 'öldüler' demeyeceğiz onlar bizler için ölümsüzleştiler. Amara Kültür Merkezi'nde düşen bayraklarımızın asıldığını ve kaldırıldığını gördük. Onların bıraktıkları bayrakları kaldıracak ve mücadelemizde devam edeceğiz" dedi.
'Duyduğum tek şey çığlıklar oldu'
Ankara Sosyalist Deneği Üyesi Ceren Çoban, Suruç'a girmeleriyle birlikte polislerin ve askeri araçların kendilerini taciz edecek şekilde turladığına değinerek, askeri araçların turlayışlarına aldırmadan Kobanê'ye geçeceklerinin heyecanını yaşadıklarının altını çizdi. Yaşadıkları heyecanı ve amaçlarını anlatmak adına basın açıklaması yaptıklarının kaydeden Ceren, Kobanê devriminin kadın devrimi olduğu vurgusunu yaptıklarını kaydetti. Açıklamanın ardından "Sibelden Arine mücadele büyüyor" sloganını atarken patlamanın yaşandığına vurgu yapan Ceren, "Daha arkada olmamdan kaynaklı fizikken bir hasar görmedim. Bir anda her yerin karardığını gözlerimizin önünde konfetinler patlıyor gibi hissettim ve duyduğum tek şey çığlıklar oldu" diye konuştu.
'Saçlarımın arasına yoldaşlarımın parçaları bulaştı'
"Saçlarıma yoldaşlarımın parçalanmış bedenleri bulaşmış bir durumdaydı" diyen Ceren, bölge halkının ilk anda olaya müdahale etmesinin kendileri açısından büyük bir önem arz ettiğini vurguladı. Ceren, "Olay anında şoka girmemden kaynaklı bir amcanın beni tokatlayıp 'kendine gel' dediğini hatırlıyorum. Kürt halkının gözleri önünde yıllardır katliamlar yaşamasından kaynaklı soğukkanlı bir şekilde olaya müdahale etti. Katliamı yaratanların işbirlikçileri olan güvenlik güçleri en büyük zayiatı yaratmak adına gaz bombasıyla bizlere saldırdı. Türkiye devleti DAİŞ'i desteklediğini bir kez daha gözler önüne serdi" ifadelerini kullandı.
'Öz savunmayı büyüterek erk zihniyeti korkudan titreteceğiz'
Katliamı yaratanların ve iş birlikçilerinin kimler olduğu noktasının kendileri açısından sır olmadığına vurgu yapan Ceren, "Bizler bu katil devleti de hükümeti de biliyoruz. Biz gençler artık uyandık ve bu nedenle bizleri hedef aldılar. Hükümet nedense Amed katliamında, Kobanê katliamında ve birçok katliamda sağır dilsizi oynuyor. Rojava devrimini biz genç kadınlar ellerimizle örüyoruz ve örmeye de devam edeceğiz. Nasıl ki Rojava'da, Kobanê'de ve Tilebyad'da kadınlar zılgıtlarıyla mevzileri DAİŞ'ten temizlediyse bizler de bulunduğumuz her alanda öz savunmayı büyüterek DAİŞ gibi iş birlikçileri gibi erk zihniyetleri korkudan titreteceğiz" dedi.
'Kardeşimin, yoldaşımın yapmak istediğini ben yapacağım'
Yaralılardan SDGF'li Sibel Işık'ın ablası Ayşe Işık ise, "Benim bu katliamda kardeşimin ötesinde yoldaşım yaralandı. Kardeşim gibi yüzlerce genç yaralandı ve yaşamını yitirdi. Birçoğunu yolculadık ancak yaralıları aileler olarak yalnız bırakmayacağız. Sibel Kobanê inşasında yer almaktan çok mutluydu ve bizimle her dakika bu heyecanını paylaşıyordu. Bu inşanın gerçekleşmesini istemeyen güçler eliyle bu katliam gerçekleştirildi" diye belirtti. Kobanê'de bulunan çocuklar için oyuncaklar topladıklarını söyleyen Ayşe, AKP iktidarının katliamı desteklemesiyle herkese bir mesaj vermek istediğinin altını çizdi. Ayşe, "Hem DAİŞ hem de onun iş birlikçi AKP ne yaparsa yapsın Kobanê'de o çocuk parkı da kütüphanede yapılacak. Kardeşimin, yoldaşımın yapmak istediğini ben aktif şekilde yapacağım" diye konuştu.
(gc/fk)

