Yaralılar hastanede patlama anını anlattı

12:27

Bêrîtan Elyakut-Zehra Doğan/JINHA

RIHA - Suruç katliamından yaralı olarak kurtulan gençler hala tedavi altında. Yaralı gençlerden Çağdaş Küçükbattal, patlama anını anlatarak "Kendimizi neyin içerisinde bulduğumuzu anlamadık bir an. Patlama anından sonra her tarafa arkadaşlarımızın savrulduğunu fark ettim ve o an saldırıyı gerçekleştirenlerin AKP eliyle desteklenen DAİŞ çetesinden başkası olamayacağını kendi kendime söyledim" diye konuştu.

Urfa'nın Suruç ilçesinde 32 kişinin yaşamını yitirmesine sebep olan Amara Kültür Merkezi'nde gerçekleşen bombalı saldırının ardından 2 gün geçti. Yüzlerce yaralının tedavisi hala hastanelerde sürüyor. Yaralıların birçoğu da yoğun bakımda. Urfa Harran Hastanesi'nde yoğun bakıma girmeyi başararak yaralılarla konuştuk. Saldırıda kolundan yaralanan Mazlum Dermirtaş, Kobanê'nin inşası çerçevesinde Suruç'a geldiklerini dile getirerek, Kobanê'ye geçme amaçlarını anlatmak amacıyla Amara Kültür Merkezi'nde basın açıklaması yapmak için bir araya geldiklerini söyledi.

'Katliamın katili AKP faşizmidir'

Suruç yol ayrımına girdikleri anda polisler tarafından durdurulduklarını ve arandıklarını belirten Mazlum, "Polislerin ve güvenlik güçlerinin Suruç içerisinde bombayla gezebilen DAİŞ çetelerinin elini kolunu sallayarak gezmesine seyirci kalması utanç verici bir durumdur. Kaybettiğimiz arkadaşlarımızın en büyük katilleri AKP faşizmi ve göz yuman devlettir. Yıllardır bizler bu kıyımlara bu katliamlara maruz kaldık ama hiçbir zaman buna boyun eğmedik eğmeyeceğiz. Yoldaşlarımızı bizden alanlara hesap soracağız" diye konuştu. Katliama uğradıkları alandan tekrar kalkacaklarını ve daha güçlü bir şekilde mücadele edecekleri söyleyen Mazlum, yaşamını yitirenlerin hesabını er ya da geç soracaklarını dile getirdi.

'Burnuma yanık et kokuları geliyordu'

Gezi Parkı protestoları sırasında yüzüne isabet eden gaz fişeği nedeniyle gözünü kaybeden 28 yaşındaki Çağdaş Küçükbattal, HDP'den İstanbul Milletvekili Adayı olmuştu. Kobanê için Suruç'a gelen Çağdaş patlamadan yaralı olarak kurtuldu. Urfa Haran Hastanesi yoğun bakım ünitesinde tedavi gören Çağdaş, tüm haksızlıkların karşısında mücadele yürütmekten vazgeçmeyeceğini ifade etti. Ayağından ve göğsünden yaralanan Çağdaş, "Açıklama bitmek üzereyken bir anda kafamı çevirdim arkaya doğru, bir ateş gördüm. Ondan sonra ateş, toz bulutları oluştu ve burnumuza yanık et kokuları geldi. Biz o arada yere düşmüştük. Ondan sonra alandan ayrılmaya başladık. Genelde televizyonlarda izleriz, 'bir patlama olur, arkasından ikincisi olur' düşüncesiyle alandan ayrıldık. Daha sonra tekrar dönüp yaralı arkadaşlara yardımcı olmaya çalıştık" dedi.

'Kendi kendime patlamayı DAİŞ'in yaptığını söyledim'

Çağdaş konuşması esnasında bir anda iki arkadaşını sorması yaşamını yitirenlerden haberdar olmadığını da ortaya çıkardı. Ailesine arkadaşlarını sorduğunu ve onların da arkadaşlarının yaralı listesinde olduğunu söylediğini anlatan Çağdaş, "Bir açıklama yaptık ve açıklamanın ardından sloganlarımız yükselirken patlama meydana geldi. Kendimizi neyin içerisinde bulduğumuzu anlamadık bir an. Patlama anında sonra her tarafa arkadaşlarımızın savrulduğunu fark ettim ve o an saldırıyı gerçekleştirenlerin AKP eliyle desteklenen DAİŞ çetesinden başkası olamayacağını kendi kendime söyledim" diye konuştu. Çağdaş, Gezi'de bir gözünü kaybetmesine rağmen mücadeleden vazgeçmediğini söyleyerek, her saldırının kendilerini daha da hırslandırdığını ve mücadele azimlerini yükselttiğini vurguladı.

(gc)