19 yıldır gelmeyen adaleti AİHM’e soracak
07:57
Şehriban ASLAN/JINHA
MUŞ –PKK’ye para topladıkları iddiasıyla 1994 yılında gözaltına alınan ve aralarında 70 yaşındaki babası da bulunan 15 köylüden Ramazan Adıyaman, sayısız işkenceden geçirildiklerini anlatarak, “İşkencede öldürdükleri babamın cenazesini bir mağaraya götürüp eline bomba sıkıştırdılar. Sonrasından bombayı patlattılar. ‘Babanız mayına bastı ve öldü’ dediler. Mayına basmış olsaydı elleri değil ayakları hasar görürdü. 19 yıldır açtığım davadan hiçbir sonuç alamadım. Bu nedenle davayı önce Yargıtay’a ardından AHİM’e taşıyacağım” dedi.
Muş'un Melazgir İlçesi’nin Toraka Köyü’nde PKK'ye para yardımı yaptıkları iddiasıyla 23 Aralık 1994 yılında gözaltına alınarak, sayısız işkenceden geçirilen 15 kişiden biri olan Ramazan Adıyaman, 19 yıldır hak mücadelesi vermeye devam ediyor. Kendilerine C Timi diyen yüzü maskeli kişilerce gözaltına alınarak, işkence edildiklerini ve işkence sırasında babasının öldürüldüğünü söyleyen Ramazan, kendilerine yapılan haksızlığı mahkemeye taşıdıklarını fakat 2 astsubay ve 4 erin yargılandığı davanın 19 yıldır ertelendiğine dikkat çekerek, duruşmanın tekrar ertelenmesi durumunda AİHM’e başvuracağını dile getirdi.
‘Sayısız insan işkenceden geçirildi’
Ramazan, “1990’lı yıllarda buralarda halk çok acılar çekti. PKK’li olduğu gerekçesiyle sayısız insan işkenceden geçirildi ve öldürüldü. O dönemlerde bu kişiler tarafından buralar cehenneme dönmüştü. Eve şeker almak için bile karakoldan izin alıyorduk” sözlerini ifade etti. Gözaltı sırasında kendilerine yapılan işkenceyi anlatan Ramazan, babasının 70 yaşında olmasına rağmen gözaltına alındığını ve sayısız işkenceye tabi tutulduğuna dikkat çekerek, “Ağır işkencelerden geçtik. Falakaya yatırıldık, baş aşağı sarkıtıldık, soğuk tazyikli suya tutulduk ve kışın soğuğunda Kar’ın ortasında yüz üstü bekletildik. Hepimiz işkenceden dolayı ağır yaralandık. 70 yaşındaki babam ne yazık ki, bu işkenceye dayanamadı ve öldü” dedi.
'İşkenceyle öldürdükleri babamın eline mayın sıkıştırıp patlattılar’
İşkencede öldürülen babasının naşının kendilerine verilmediğini kaydeden Ramazan, “Bizi serbest bıraktıktan sonra babamın cenazesini bize vermediler. Babamın öldüğünü bize söylemediler. ‘O biraz daha kalacak’ dediler ve bizi gönderdiler. Köyümüze yakın bir yerde bir mağara var. Babamın cenazesini oraya götürdüler ve eline bomba sıkıştırdılar. Sonrasından bombayı patlattılar. Bize de, ‘Babanız mayına bastı ve öldü’ dediler. Cenazesini aldıktan sonra babamın ellerinin parçalandığını gördük. Mayına basmış olsaydı en çok ayakları hasar görürdü” diye konuştu.
‘4 yıl boyunca köyden çıkmamıza izin verilmedi’
Gözaltına alındıktan sonra köylerine yapılan baskıların daha çok arttığına dikkat çeken Ramazan, “Artık köyden çıkamaz olmuştuk. İşimiz çıktığında, köyden dışarı çıkmak için karakoldan izin almamız yetmezmiş gibi, eve aldığımız bir torba şekeri bile önceden karakol taramasından geçiriyorduk. Attığımız her adım izinli olması gerekiyordu. Aksi halde karakolun baskısı daha çok şiddetlenebilirdi. Böylece 4 yıl boyunca köyden dışarı hiç çıkamadık” diyerek 1990’lı yıllarda her köylünün potansiyel suçlu olarak görüldüğünü ifade etti.
‘AHİM’e başvuracağım’
Kendilerine yapılan haksızlığı kabul etmediğini bu nedenle 19 yıl önce dava açmak için Malazgirt Cumhuriyet Başsavcılığı’na gittiğini kaydeden Ramazan, “Savcılığa gidip dilekçemi vermek istedim. Ancak savcı bana ‘Siz terörsünüz, öldürülmeyi hak ediyorsunuz’ diyerek dilekçeyi yüzüme fırlattı. Bize bunları yapan kişilerin peşini bırakmamaya kararlıydım. Bu yüzden yüzüme fırlatılan dilekçemle beraber Muş’un bir diğer ilçesi olan Bulanık’a gittim ve davamı açtım. Davayı açtım ama, şimdi de davanın sonuca bağlanması için 19 yıldır mücadele veriyorum. Davada 2 astsubay ve 4 asker yargılanıyor. Ancak 19 yıldır bir sonuç çıkmadı. 18 Aralık tarihinde dava yine görülecek. Tekrar ertelenmesi durumunda önce Yargıtay’a daha sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuracağım. Davanın peşini bırakmayacağım” dedi.
(şa/zd/mg)

