'Ağlamak yok annemiz özgürlüğe adım attı'
15:31
JINHA
HABER MERKEZİ - Suruç katliamında yaşamını yitirenler on binlerce kişinini katılımıyla İstanbul, Dersim, Hatay, Trabzon ve Van'da son yolculuğuna uğurlandı. İstanbulda Nazegül Boyraz'ı binlerce kadın omuzlarında taşıdı. Kızı Yasemin "Kimse ağlamasın annemiz özgürlüğe adım atarak öldü" dedi. Van'da defnedilen Yunus Emre Şen'in cenazesine katılan arkadaşı Emre Genç de "Kobanê'de Kürt ve Türk kardeşlerimizi buluşturacağız. Devlet buna engel olamayacak" dedi.
Suruç'ta yaşanan bombalı saldırıda yaşamını yitiren Yunus Emre Şen memleketi Van'da binlerin katılımıyla son yolculuğuna uğurlandı. Sabah saatlerinde Belediye Garajı'nda karşılanan Yunus Emre'nin cenazesi binlerce araçlık konvoyla Yeni Mahalle Derneği önüne getirildi. Burada sarı kırmızı yeşil bayrağa sarılı cenazeyi omuzlarına alan binler "Yeni Mahalle Şehitliği"ne doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüşte "Kobanê'de Bakur'da bedel ödedik bedel ödeteceğiz", "Kanlı resimlerin ressamları Tayyip+AKP=İŞİD" pankarlatı ile PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın posterleri, PKK, YPJ, YPG bayrakları taşındı. Yürüyüş boyunca zılgıtlar çalınarak "Şehit namirin" sloganları atıldı.
Yunus Emre'nin cenazesi mezarlığa getirildikten sonra dini vecibeler yerine getirildi. Okunan duaların ardından demokrasi ve özgürlük mücadelesinde yaşamını yetirenler anısına saygı duruşunda bulunuldu. Cenaze törenine HDP milletvekilleri Tuğba Hezer, Remzi Özgökçe, Adem Özcaner, HDP ve DBP il eş başkanları, belediye eş başkanları, Barış Anneleri Meclisi, KJA aktivistleri, MEYA-DER, SGDF ve ESP üyeleri de katıldı. Cenaze töreninde konuşan MEYA-DER Şube Başkanı İbrahim Alkan Yunus Emre'nin ailesine ve halka başsağlığı diledi.
'Kürt ve Türk kardeşlerimizi buluşturacağız'
İbrahim Alkan'ın ardından Yunus'un arkadaşı ESP Üyesi Emre Genç konuştu. "Yunus ile birlikte Kobanê'ye çantamızda barışı, adaleti, çocuklara oyuncakları taşıyorduk. Ama çantalarında oyuncak taşıyanlar tırlarında silah taşıyanlar tarafından katledildi" dedi. Yunus'un bıraktığı yolda yürüyeceklerini belirten Emre Genç, "Kobanê'de Kürt ve Türk kardeşlerimizi buluşturacağız. Devlet buna engel olamayacak" ifadelerini kullandı.
Daha sonra söz SGDF üyesi Şevin Söğüt ise Suruç'a gittiklerinde askerler ve polisler tarafından defalarca arandıklarını söyleyerek, "Patlamanın nasıl olduğunu anlamadık birden bir ses duyuldu ve bütün arkadaşlarımız yere yığıldı. Türkiye kardeşlik köprülerinin kurulmasını istemedi. Bu yüzden bu katliamı yaptı. Ama tüm Kürdistan halkı ile el ele verip bu köprüleri kuracağız" dedi.
Konuşmaların ardından Yunus'un mezarına sarı kırmızı yeşil ve SGDF'yi temsil eden kırmızı filama bırakılarak Cevdet Paşa Mahallesi'nde kurulan taziye evine geçildi.
'O benim oğlum değil yoldaşımdı'
Katliamda yaşamını yitiren 27 yaşındaki Çağdaş Aydın da Dersim'de binlerce kişinin katılımıyla son yolculuğuna uğurlandı. Çağdaş'ın annesi Saniye Aydın'ın feryatları duygusal anlar yaşanmasına neden olurken, Çağdaş'ın dayısı Ali Ekber Uçar da SGDF'nin Kobanê'ye göndereceği oyuncakları temsilen eline bir oyuncak aldı. Ali Ekber Uçar, "Çağdaş şu anda sonsuzluğa yürüyor. Bunun hesabını soracağız" diye haykırdı.
Dersim Cemevi'ndeki törenin ardından omuzlara alınan Çağdaş Aydın'ın cenazesi, kızıl bayrakların açıldığı yürüyüşle Seyid Rıza Meydanı'na getirildi. Binlerce kişinin cenazeyi alkışlarla karışladığı meydandaki törende konuşan ESP PM Üyesi Münevver İltimur, Koçgiri'den Dersim 1938 katliamına, Roboski'den 1 Mayıs 1977'ye, Maraş'tan Sivas'a, Gazi'ye kadar yaşanan katliamlara rağmen mücadelenin durmadığını belirterek, Suruç'ta yaşanan katliamın da bu mücadeleyi durduramayacağını ifade etti.
'Bu savaş ilkesiz yürüyor bunlar ahlakını kaybetmiş'
Törene katılan DTK Eşbaşkanı Hatip Dicle yaptığı konuşmada, hep birlikte bir acının paylaşıldığını ve bugün yürekleri dağlayan acıyı paylaşmaya geldiklerini ifade etti. Kürdistan'da yürütülen mücadele nedeniyle 40 yıldır büyük acılar yaşandığını hatırlatan Hatip Dicle, "Bu savaş çok ilkesiz, çok ahlaksızca yürüyor. Hani derler ya savaşın da bir ahlakı vardır. Bunlar ahlakını kaybetmiş" dedi.
Bombalı saldırıda yaşamlarını yitiren 32 kişinin Harun Karadenizlerin, Mahirlerin, Denizlerin, İbrahimlerin yaptıkları gibi destek vermek için orada olduklarını ve onların yolunda yürüdüklerini ifade eden Hatip Dicle, "Onların Kobanê'ye geçmelerine izin vermeyen AKP hükümeti bu insanlarımızın güvenliğinden direkt sorumlu olmalarına rağmen gençlerimizin vahşet dolu barbarca saldırıya uğramalarına engel olmadan göz yumdular. AKP zihniyeti ve AKP hükümetinin somutlaştığı Tayyip Erdoğan zihniyetinin DAİŞ zihniyetinden bir farkı yok. Kürt halkı, Kürdistan özgürlük halkı ve Sayın Öcalan asla ve asla bu biat kültürüne evet demeyecektir" şeklinde konuştu.
'Çağdaş beni solladı'
Çağdaş'ın babası Fethi Aydın ise sözlerine, "O benim bir oğlum değil yoldaşımdı" diyerek başladı. Çağdaş'la birlikte 32 kırmızı karanfilin de yaşamını yitirdiğini dile getiren Fethi Aydın, "Çağdaş ölmedi yoldaşlar, binlerce, milyonlarca Çağdaş var. Barbar IŞİD çetesi ve AKP tarafından katledildik. Patlamada ben de yanındaydım. Çağdaş beni solladı. Hüseyin Demircioğlu yoldaşın dediği gibi, ilk ben olmalıydım. Özgür Kürdistan ve sosyalist bir toplum yaratmak için bedeller veriliyorsa bedelleri biz veririz. Biz Seyid Rızaların torunları olarak büyüdük. Sosyalist bir toplumu kurmak için ya hep beraber ya hiç birimiz" dedi.
Konuşmaların ardından Çağdaş Aydın'ın cenazesi, Dersim'in Ovacık ilçesine bağlı Çaxberi (Güneykonak) köyüne getirilerek, burada toprağa verildi.
Koray Çapoğlu köyünde toprağa verildi
Katliamda yaşamını yitiren 32 yaşındaki Koray Çapoğlu, Trabzon’un Of ilçesi Yanıktaş köyünde toprağa verildi. Koray Çapoğlu’nun cenazesi dün gece saat 01.10 sıralarında uçakla Trabzon’a getirildi. Cenazeyi havaalanında ailenin yanı sıra, HDP Diyarbakır Milletvekilli Ziya Pir ile İstanbul Milletvekili Emine Beyza Üstün ve partililer karşıladı. Koray'ın cenazesi dün gece Of İlçesine getirildi. Askerlerin Balaban mevkii ve Yanıktaş köyü civarında, çok sayıda polis de ilçeyi abluka altına alırken araçların köye gidişine izin verilmedi. Koray'ın cenzesi Yanıktaş köyündeki aile kabristanlığında toprağa verildi.
18 yaşındaki Okan Hatay'da toprağa verildi
Saldırıda yaşamını yitiren 18 yaşındaki Okan Pirinç, Hatay'da toprağa verildi. Defne ilçesine bağlı Hancağız Mahallesi'ndeki evlerine getirilen Okan Pirinç'in cenazesi burada bir süre bekletildi. Daha sonra Okan Pirinç'in tabutu arkadaşlarının omuzlarında Hancağız Mezarlığı'na getirildi. Buradaki törene CHP Hatay Milletvekilleri Serkan Topal, Hilmi Yarayıcı, Birol Ertem ile CHP'li yönetici ile yaklaşık bin kişi katıldı. Okan Pirinç'in annesi Nuray ve babası Ziya Pirinç gözyaşlarına hakim olamadı. Mezarlıkta "Suruç şehitleri ölümsüzdür, AKP-DAİŞ çeteleri kaybedecek" pankartı açılırken, arkadaşları Okan'ı alkışlarla son yolcuğuna uğurladı.
'Ağlamak yok annemiz özgürlüğe adım atarak öldü'
Bombalı saldırıda yaşamını yitirenlerden Nazegül Boyraz binlerce kişi tarafından Gülsuyu Cemevi'nde yapılan cenaze töreniyle son yolculuğuna uğurlandı. Nazegül Boyraz'ın cenazesine katılmak isteyen binler Gülsuyu Cemevi'ne yürüyüş düzenledi. Yürüyüşe aralarında HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya ve CHP Genel Sekreteri Gülsel Tekin'in de bulunduğu çok sayıda siyasi parti ve sivil toplum örgütünden temsilciler de katıldı. Yürüyüşte Suruç'ta yaşamını yitirenlerin fotoğrafları ile "Suruç katliamının hesabını soracağız. Beraber savunduk beraber inşa ediyoruz" yazılı ESP, SDGF imzalı pankart açıldı.
'Kimse ağlamasın annemiz bunu isterdi'
Kitleyi Gülsuyu Cemevi'nde Nazegül'ün ailesi karşıladı. Cenaze ardından helallik almak için Maltepe Zümrütevler Mahallesi'ne götürüldü. Nazegül Boyraz'ın cenazesinin evine getirilmesiyle duygusal anlar yaşandı. 4 çocuk annesi Nazegül'ün kızı Yasemin Boyraz "Kimse ağlamasın annemiz bunu isterdi. Annemiz asla hastalıktan ölmek istemezdi. Annemiz özgürlüğe adım atarak öldü" dedi. Bu sırada Boyraz'ın yakınları fenalık geçirdi. Tabutun başında bulunan HDP Milletvekili Hüda Kaya aileyi sakinleştirmeye çalıştı.
Cenazesini kadınlar omuzladı
Evine getirilen Nazegül'ün tabutunun üzerine karanfiller atıldı. Ardından Nazegül'ün naaşını omuzlayan kadınlar Küçükyalı Mezarlığı'na doğru binlerce kişi ile yürüyüşe geçti. Yürüyüşte sık sık "Suruç katliamının hesabını soracağız", "Şehitler yaşıyor komünistler savaşıyor", "Bedel ödedik bedel ödettireceğiz" sloganları atıldı. Okunan duaların ardından Nazegül toprağa verildi. Defin işleminin ardından Nazegül için "Teslim olmak yok" adlı şiir okundu. Törende konuşan ESP PM Üyesi Hacer Elçin, katliamın hesabını soracaklarını belirterek, "Bizler şehitlerimizin hayalini gerçekleştireceğiz" dedi. Konuşmaların ardından "Yaşasın partimiz MLKP" sloganı ile cenaze töreni sona erdi.
(ekip/çk/gc)

