Yüksekova ve Karakoçan'da sosyalist gençler uğurlandı

19:10

JINHA

HAKKARİ/ELAZIĞ - Suruç katliamında yaşamını yitiren Süleyman Aksu Yüksekova'da, Cebrail Günebakan ise Karakoçan'da son yolculuğuna uğurlandı.

Polisin bir açıklama sırasında ağzını yırtmaya çalışmasıyla polis şiddetine direnişin simgesi olan Cebrail Günebakan Karakoçan'da toprağa verildi. Katliamda yaşamını yitiren Cebrail'in cenazesinin ilçeye omuzlarda girdi. İlçe meydanında düzenlenen törene yüzlerce kişi katıldı. Ardından Cemrail'in cenazesi sloganlarla mezarlığı doğru yola çıkarıldı. Konvoy eşliğinde Doğanoğlu köyüne getirilen cenaze kılınan namazın ardından toprağa verildi. Cebrail'in annesi Haskar Günebakan tabuta sarılarak Kürtçe ve Türkçe ağıtlar yaktı. Anne Haskar'ın "Sen neden üç gündür beni aramadın. Sana bunu yapanlar Allah'ından bulsun" sözleri törene katılanları gözyaşlarına boğdu.

Süleyman Aksu Yüksekova'da uğurlandı

Suruç katliamında yaşamını yitirenlerden Eğitim Sen ilçe yöneticisi İngilizce öğretmeni Süleyman Aksu'nun (26) cenazesi, otopsi işlemlerinin ardından memleketi Hakkari'nin Yüksekova ilçesine doğru yola çıkarıldı. Süleyman'ın cenazesi ilçeye 20 kilometre uzaklıkta bulunan Şakitan (Suüstü) Köprüsü'nde kitlesel olarak karşılandıktan sonra yüzlerce araçlık konvoyla ilçeye doğru hareket edildi. Çarşı merkezinde plakasız 2 araç paniğe neden olurken, söz konusu araçlar halk tarafından çarşı merkezinden çıkarıldı. Yine YDG-H üyesi gençler de, ilçenin stratejik noktaları, cenaze konvoyu güzergâhı ve mezarlık çevresinde güvenlik önlemleri aldı.

İlçe boşaldı, şehitliğe aktı

Cenaze konvoyunun ilçeye girmesiyle beraber yurttaşlar yol güzergâhında zılgıt, zafer işaretleri ve sloganlarıyla cenazeyi karşılarken, konvoy AKP ilçe binasının bulunduğu yere vardığında çevrede bulunan yurttaşlar, "Katil DAİŞ, işbirlikçi AKP" sloganını attı. Polisin çok sayıda zırhlı araçla çembere aldığı AKP binasının bulunduğu apartmanda oturan yurttaşlar, dalgalandıkları bayraklarla cenaze konvoyuna selam durdu. Daha sonra Abdullah Canan Köprüsü'ne getirilen cenazeyi burada ellerinde uzun namlulu silahlar bulunan özel harekât timleri zırhlı araçlarla konvoyun önünü kesti. Burada cenazenin geçişine izin verilmeyince, kitle daha sonra Qada Azadiyê'nin (Özgürlük Meydanı) üzerinden çarşı merkezine giriş yaptı. Cenaze burada, aralarında HDP Hakkari Milletvekilleri Abdullah Zeydan, Nihat Akdoğan'ın yanı sıra Süleyman öğretmenin meslektaşları ve öğrencileri, DBP, HDP, DTK, MEYA-DER, KURDÎDER, KESK, KJA, İHD, TUHAD-FED yöneticileri ve temsilcileri, köy komünleri ve mahalle meclislerinin de bulunduğu 7'den 70'e onbinlerce kişi tarafından karşılandı. Cenaze daha sonra omuzlara alınarak M. Şerif Camisi'ne getirildi.

Öğrenciler: Hocam son dersini çok iyi anladık

Onbinler yürüyüş boyunca DAİŞ çetelerine ve AKP'ye lanet yağdırırken, öğrencileri gözyaşları içerisinde "Süleyman hocam son dersini çok iyi anladık" pankartı taşıdı. Mahşeri kalabalık cami önünde beklerken, Süleyman Aksu'nun cenazesi helallik alınması amacıyla cenaze aracıyla son kez aile evine götürüldü. Tabutun üzerine kına tepsisi ve şekerler bırakan kadınların feryatları yürek burkarken, kardeşleri fenalık geçirdi. Ardından tekrar camiye getirilen cenazenin dini vecibeleri yerine getirildikten sonra, kitlesel yürüyüşle Orman Şehitliği'ne getirildi. Süleyman Aksu'nun kardeşi İhsan Aksu ise, Gever halkına görkemli sahiplenmesi için teşekkür ederek, "Şehit tüm Kürdistan'ın şehididir. Binlerce yoldaş canını feda etti ve Kobanê'yi bırakmadı. Şimdi de öğretmen, öğrenci, avukat ve doktorlar canlarını kutsal topraklar için feda etti" dedi.

Polis çatışma çıkardı

Yapılan konuşmaların ardından on binler, Dize Mahallesi'nde aile evi önünde kurulan taziye çadırına geçerken, çarşı merkezinde polisin halkın güvenliğini sağlayan gençlere saldırması sonucu çatışma çıktı. Gaz bombaları ve plastik mermilerle gençlere saldıran polise, taş ve molotofkokteylilerle karşılık verildi. Çarşı merkezinde çatışmalar devam ediyor.

(ekip/fk)