Bursa ve İstanbul'da onbinler yoldaşlarını uğurladı
21:00
JINHA
İSTANBUL/BURSA - Suruç katliamında yaşamını yitiren HDP PM üyesi Ferdane Kılıç ve oğlu Nartan Kılıç Bursa'da, Derya Tuna, İsmet Şeker ve Cemil Yıldız ise Gazi Mahallesi'nde onbinler tarafından son yolculuklarına uğurlandı.
Kobanê'nin yeniden inşa çalışmalarında Çerkes halkıyla Kürt halkı arasında köprü olmak için SGDF üyeleriyle birlikte Suruç'a giden ve yaşanan bombalı saldırıda yaşamını yitiren HDP PM üyesi Ferdane Kılıç ve oğlu Nartan Kılıç için binlerce kişinin katılımıyla HDP Bursa İl Örgütü önünde, Nilüfer ilçesinde bulunan evlerinde tören düzenlendi. Ardından cenazeler Şeyh Edebali Camisi'ne getirildi. Cenaze namazına Ferdane Kılıç'ın eşi Metin Kılıç, saldırıdan yaralı olarak kurtulan kızları Sinem Kılıç'ın da aralarında bulunduğu binlerce kişi katıldı. Kafkas Dernekler Federasyonu (KAFFED) yöneticileri, HDP milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder, İdris Baluken, Ayhan Bilgen, Mithat Sancar, Asiye Kolçak, CHP'li milletvekilleri ve HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş da katıldığı cenaze namazının ardından Ferdana Kılıç ve Nartan Kılıç'ın cenazeleri araç konvoyuyla Hamitler Kent Mezarlığı'na getirilerek "Şehid namırın" sloganları eşliğinde defnedildi.
Duygulu anların yaşandığı defin işlemi sırasında Ferdana Kılıç ve Nartan Kılıç'ın mezarlarına Kafkasya'dan getirilen toprak atıldı. Ardından Çerkes geleneklerine göre mezar başında oluşturulan çemberde törene katılanlar aileye başsağlığı dileklerini sundu. Törende konuşan HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş konuşmasına Suruç katliamında yaşamını yitirenlerin ailelerine başsağlığı dileyerek başladı. Bir Çerkes atasözü olan "Atını kaybedenin kulağından nal sesi eksik olmaz" hatırlatarak konuşmasını sürdüren Selahattin Demirtaş, "Bizim de arkadaşlarımızın barış sloganları kulağımızdan eksik olmayacak" dedi.
Kobanê'nin yeniden inşası için sınıra gidenlerin barış için ve adaletsizliklere karşı mücadele ettiklerini kaydeden Selahattin Demirtaş, "Ana oğul Suruç'a bunun için gitmişti. Ülkenin güvenliği sadece silahlarla sağlanmaz. En büyük güvenlik zırhı kardeşliktir. Bunun için demokrasiye ihtiyacımız var. Artık bu ülkede gereğinden fazla acıya tanıklık ederek yaşamayı sürdüremeyiz. Arkadaşlarımızı kaybettik ama şunu da biliyoruz. Kan kanla temizlenemez. Tüm zorluklara rağmen barış çabamızı sürdüreceğiz. Halklar olarak çok öldük, katledildik, acı çektik fakat bu acıları gidermenin yolu yeniden savaş değil ezilenler olarak birbirimize sarılmaktır. Dolayısıyla onların bize bıraktığı miras budur. Bu ülkede kalıcı barışı sağlayabilirsek, bu ülkede adaletsizlikleri giderebilirsek bütün yitirdiğimiz canların mirasına bağlı kalmış oluruz" diye konuştu.
3 devrimci için ortak tören
Suruç katliamında yaşamını yitiren Cemil Yıldız, İsmet Şeker ve HDP Maltepe İlçe Eşbaşkanı Derya Tuna ise Gazi Mahallesi'nde on binlerin katıldığı tören ile son yolculuğuna uğurlandı. Eski Karakol önünde bir araya gelen onbinler, üzerinde katliamda yaşamını yitirenlerinin isimlerinin yazılı olduğu "Katliamcı İŞİD yenilecek, direnen halklar kazanacak" ve siyah bez üzerinde katliamda yaşamlarını yitirenlerinin resimlerinin olduğu pankartı açarak, yürüyüşe geçti. Yürüyüşün yapıldığı güzergaha çıkan yolların hepsinin çıkışları güvenlik şeritleri ile kapatıldı. "Şehit namırın" sloganları ile başlayan yürüyüşe, HDK Eş Sözcüleri Ertuğrul Kürkçü ile Sebahat Tuncel, HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, ESP Genel Başkanı Sultan Ulusoy, EMEP Genel Balkanı Selma Gürkan, HDP İstanbul milletvekilleri de katıldı. Gazi Cemevi önüne gelen kitle burada, cenazelerin alınmasını bekledi. Kitlenin bekleyişe geçtiği sırada, HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ da kitleye dahil oldu.
Katliamda yaşamını yitiren 3 devrimcinin cenazeleri, sloganlar eşliğinde cemevinden alındı. Cenazelerin çıkması ile birlikte adeta mahalle halkının tamamı cenaze kortejine dahil oldu. Yürüyüş boyunca Figen Yüksekdağ'ın göz yaşlarına hakim olamaması dikkat çekerken, mahallede esnaf tüm kepenkleri indirdi. Kitleyi mezarlık girişinde silahlı milisler karşıladı. Mezarlığa getirilen cenazeler ağıt ve sloganlar eşliğinde toprağa verildi. Aynı zamanda oğlu Mustafa Şeker'in de YPG saflarında yaşamını yitirdiği İsmet Şeker'in çocuklarının mezarlıkta yaktıkları, ağıtları duyanlar gözyaşlarına hakim olmadı.
Devrimcilerin cenazelerinin toprağa verilmesinin ardından, saygı duruşu gerçekleştirildi. Saygı duruşunun ardından konuşan ESP Genel Başkanı Sultan Ulusoy, katliamın sorumlarının İŞİD kadar AKP'de olduğunu kaydederek, Başbakan Davutoğlu'nun açıklamalarına tepki gösterdi. Yapılan konuşmaların ardından kitle, 3 devrimci için Kemal Pir Parkı'nda kurulan taziye çadırına geçti.
(ekip/çk/fk)
