Meclis'in acil harekete geçmesi için kadınların taleplerini topluyorlar
09:03
JINHA
İZMİR - İzmir'de Halkevci Kadınlar; seçim süreci boyunca siyasi partilerin kadınlara verdikleri sözlerin yerine getirilmesini sağlamak için harekete geçti. Kadınların taleplerini bizzat onlardan dinlemek için ev ev dolaşan kadınlar, hükümet kurulmasını beklenmeden acil olarak adım atılmasını sağlamayı amaçlıyor.
25. dönem hükümeti için koalisyon tartışmaları sürerken kadınlar için hükümet kurulması beklenmeden acil olarak atılması gereken adımlar olduğuna işaret eden Halkevci kadınlar, kadınların taleplerini topluyor ve siyasi partilerin seçim sürecinde kadın cinayetlerini durdurmak ve kadın haklarına yönelik verdikleri sözlerin takipçisi olduklarını duyuruyor. Haklevci kadınlar olarak Meclis'ten acil olarak bekledikleri genel çerçeve itibariyle 8 madde belirlediklerini kaydeden Gizem Coşkun, mahallelerde kapı kapı dolaşarak kadınlardan talepler toplayacaklarını aktardı. AKP de dahil olmak üzere siyasi partilerin seçim sürecinde kadın cinayetlerinin durdurulmasına yönelik birçok vaatte bulunduğunu hatırlatan Gizem, "Oy veren insanların sadece oy vermekle kalmayıp bu taleplerin peşine düşmesi sağlamak istiyoruz. Bir taraftan tamamıyla bir demokrasi talebi" diye konuştu.
'AKP, toplumsal cinsiyet eşitliğini hedef alıyor'
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın ve AKP hükümetinin kadınlara yönelik yaptığı uygulamaların gösteriş usulü olduğunu belirten Gizem, bu uygulamaların da aslında toplumsal cinsiyet eşitliğini hedef aldığını ifade etti. AKP'nin kendi kadın örgütlerini kurarak ataerkil sistemi meşru kıldığını belirten Gizem, "Kızı Sümeyye Erdoğan'ın başı çektiği temsilcileri, çeşitli uluslararası sözleşmelere gönderdiler. Bunların hepsi kadın mücadelesinin bugüne kadarki kazanımlarını kökten ortadan kaldıracak şeyler. Burada kadınlar yok, bu güne kadar mücadele eden feministler yok, kadın hareketi içerinde önde gelen hareketler yok. Tamamen bizi saf dışı bırakarak, kendi kadın örgütlerini yaratıp, tamamen toplumsal cinsiyet eşitliğini hedef alan şeyleri ortaya koydular. 'Toplumsal cinsiyet adaleti' dediler, bunları tartıştırdılar ve sadece cezaya indirgediler. Biz biliyoruz ki bunlar toplumsal süreçle değişmediği sürece ve bu eşitlik sağlanmadığı sürece hiçbirinin gerçekliği yok. Aslında kampanyamızı bunu da anlatabilecek bir araç olarak da düşündük" dedi.
'Toplanan talepleri Meclis'e göndereceğiz'
Koalisyon tartışmaları arasında kadınların taleplerini duyurmak, kamuoyu ve gündem yaratmak adına çalışma başlattıklarını anlatan Gizem sözlerine şöyle devam etti: "Savaş ortamının yaratılmaya çalışıldığını görüyoruz ve kadınlar ölmeye devam ediyor. İlla bir hükümet kurulmasına gerek yok. Ki hükümet kurulana kadar acil atılacak bir sürü adım var. Bunlardan birisi de kadınların talepleri, kadınlara haklarının geri verilmesi gibi şeyler olsun istiyoruz. Böyle dertle başladık. Bunun içinde kent meydanlarında stantlar kuracağız. Kadınlar taleplerini yazsın, biz aracı olalım ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na ulaştıralım ve bunu gündem yapalım diye bir dert edinmiş olduk. Halkevlerinin bulunduğu mahallelerde kapı kapı dolaşacağız ve kadınların taleplerini toplayacağız. Talepleri çoğaltmak için kadın örgütlerine gideceğiz ve daha sonra talepleri bir şekilde ulaştıracağız."
'Kadın Bakanlığı ile taleplerimiz kadın dilinden olacak'
8 talep arasında yer alan, "Kadınları aile içinde tanımlayan değil kadınlar için kurulmuş bir Kadın Bakanlığı yeniden kurulmalıdır" talebine değinen Pelin Ogus ise Kadın Bakanlığı'nın Aile Bakanlığı'na dönüştürülmesiyle kadına özel yasalar çıkarma değil, aileyi yüceltmek ve kadını aile içine, yani ev içine hapsetmek istendiğini belirtti. Toplumsal cinsiyet eşitliğini savunan kadınlar olarak kadın mücadelesini eşit haklar ve eşitlik üzerinden verdiklerini anlatan Pelin, "Şimdi bu eşitliğimizi ve tüm kazanımlarımızı elimizden alan bir kurum var. Mesela karşımızda bir İzmir Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM) var. ŞÖNİM ki yıllarca kadın mücadelesinin kazanımıyla elde edilmiş bir şey. Ama onun işletilmesi ve onun içeriğine baktığımızda uygulamaları korkunç bir şekilde. Tamamen cinsiyet eşitsizliği ve kadını tekrar aile, ev içine hapsetme ve şiddet karşısında mücadeleyi bırakıp bunu kabullenme üzerinden. Bu yüzden kadın bakanlığı bizim için bu anlamda önemli. Kadın taleplerini neden topluyorsak, kadın bakanlığını da o yüzden istiyoruz. Kadın taleplerini kadının dilinden yansıtabilsin istiyoruz" dedi.
Halkevci kadınların Meclis'ten bekledikleri acil 8 talep şöyle:
*Devlet kadınları koruyamıyor. Kadınlar en yakınlarındaki erkekler tarafından şiddete ve cinsel saldırıya maruz kalıyor, hatta öldürülüyor. Bu yüzden gerekli yasal düzenlemeler derhal yapılmalı, kadına yönelik şiddet önemli bir insan hakkı ihlali olarak ele alınmalı, kadına yönelik şiddet olaylarında kadın beyanının esas alınmalı, erkeği aklayan haksız tahrik uygulamasına son verilmeli, şiddete maruz kalan kadınlar için sığınaklar açılmalıdır.
*Kadınların evlendikleri zaman kendi soyadlarını kullanmaya devam edebilmeleri için Medeni Kanun'da değişiklik yapılması gereklidir.
*Kadınları aile içinde tanımlayan değil kadınlar için kurulmuş bir Kadın Bakanlığı yeniden kurulmalıdır.
*Kadınlar için güvence olmazsa olmaz koşullardan birisi olmalıdır.
*Toplumsal yaşam kadın-erkek eşitliğine göre yeniden düzenlemeli, eşitsizliği derinleştiren söylemler karşı önlem alınmalıdır.
*Kadına yönelik şiddetin engellenmesi için TBMM acil toplanmalıdır ve kadın örgütlerinin de içinde bulunacağı bir "Kadın Şiddeti Komisyonu" kurulmalıdır.
*Cinsiyetçi, ayrımcı politikalar sonlandırılmalı, hiç kimse cinsel yöneliminden ötürü toplumsal yaşamdan dışlanmamalıdır.
*8 Mart Dünya Kadınlar Günü tatil olmalıdır.
(mh/fk)

