EŞİTİZ: Cinsel suçlara af getiren taslağı kabul etmiyoruz
09:31
JINHA
İSTANBUL - EŞİTİZ, Adalet Bakanlığı'nın yargıda pazarlık usulu getiren yasa taslağıyla kadına yönelik suçların suç olmaktan çıkarılmaya çalışıldığı, kadın ve çocuklara yönelik suçlara bir gizli af getiriliğini belirterek, taslakta yer alan maddelerde İstanbul Sözleşmesi'nin de ihlal edildiği kaydedildi. Kadınların görüşü alınmadan hazırlanan taslağın kabul edilmeyeceği belirtilen açıklamada, "Taslağı tümüyle reddediyoruz" denildi.
Eşitlik İzleme Kadın Grubu (EŞİTİZ) Adalet Bakanlığı'nın yargıda pazarlık sistemi getirecek "Ceza yargılamalarında iş yükünün azaltılması ve alternatif çözüm yöntemlerinin geliştirmesine" yönelik kanun taslığına ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, kanun taslağının 5 yıla kadır hapis cezasını gerektiren suçlarda şüpheli suçunu kabul ederse cezanın 1 yıla indirileceği hatırlatılarak "pazarlık" konusu yapılacak suçlar arasında "hakaret, tehdit, şantaj, yaralama, sarkıntılık, reşit olmayanla cinsel ilişki, cinsel taciz gibi kadınları yakından ilgilendiren suçların da, bu "pazarlık usulü"ne tabi tutulacağı kaydedildi.
'İkinci büyük gizli af getiriliyor'
Kadınların adalet arayışını iş yükü olarak görülemeyeceğini, kadınlara karşı suçların suç olmaktan çıkarılamayacağı, pazarlık, uzlaştırma, erteleme, paraya çevirme gibi yöntemlerle geçiştirilemeyeceği belirtilen açıklamada, taslak ile Ceza Yargılaması Yasası'nda, şikâyete bağlı olsalar dahi, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşmaya tâbi olmaması kuralının tahrip edileceği kaydedildi.
Açıklamada, TCK'da 2014 yılında yapılan değişiklik ile cinsel suçlarda "sarkıntılık" kavramının geri getirildiği ve kimi cinsel suçlarda 5-10 yıl arası olan cezanın 2-5 yıla indirilerek bir gizli af getirildiği şimdi de bir adım daha ileri gidilerek uzlaştırma/parasallaştırma ile ikinci bir büyük af ve suç olmaktan çıkarma operasyonu yapıldığı kaydedildi.
'İstanbul Sözleşmesi ihlal ediliyor'
Kadınlara karşı suçların adım adım, konu konu suç olmaktan çıkarıldığı vurgulanan açıklamada, İstanbul Sözleşmesi'nin "Kadınlara yönelik şiddet, ister kamusal ister özel alanda meydana gelsin, kadınlara fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik acı veya ıstırap veren veya verebilecek olan toplumsal cinsiyete dayalı her türlü eylem veya bu tür eylemlerle tehdit etme, zorlama veya keyfi olarak özgürlükten yoksun bırakma anlamına gelir ve bir insan hakları ihlali ve kadınlara yönelik ayrımcılığın bir biçimidir" maddesi hatırlatıldı. Yine İstanbul Sözleşmesi'nde psikolojik, fiziksel, cinsel ve ekonomik, kadına karşı tüm şiddet biçimleriyle ilgili olarak "arabuluculuk ve uzlaştırma da dâhil olmak üzere zorunlu alternatif çatışma çözüm süreçlerini yasaklamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri" alma görevi yüklediği belirtilen açıklamada, sözleşmede ayrıca "Taraf Devletlere, suça karşı bir para cezası emredildiği takdirde, failin mağdura karşı mâli yükümlülüklerini yerine getirip getiremeyeceğini göz önünde bulundurmak üzere gereken yasal ve diğer tedbirleri alma" görevini de yüklediği kaydedildi.
'Dehşet verici girişim'
Taslakta kadınlara karşı yaralama, cinsel suçlar dahil birçok suçta para cezası getirilirken, İstanbul Sözleşmesi'nin bu gereği de unutulduğu belirtilen açıklamada şunar kaydedildi: "Günde en az beş kadının öldürülmekte olduğu bir ülkede, siyasi iktidarların şiddeti daha başladığında, kadınlara karşı ilk hakaret, ilk tehdit, ilk şantaj, ilk yaralama vb. suçlarda daha etkin cezalar getirerek çözmesi gerekirken; bu suçları daha da yaptırımsız hale getirmeye çalışması dehşet verici bir girişimdir."
'Taslak kadınlara gönderilmedi'
Adalet Bakanlığı'nın taslağı ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına gönderirken kadın platformlarına göndermediğinin altı çizilen açıklamada, yasa tasarılarının ilgili örgütleri dışlayarak hazırlanmaması gerektiği hatırlatıldı. Türkiye kadın hareketini/LGBTİ hareketi dışlayarak hazırlanan hiçbir yasanın kabul edilmeyeceği vurgulanan açıklamada, "Getirilmek istenen bu yeni ceza sistemi ile bir adım daha ilerlemek ve adeta bireylere karşı suçlar, suç olmaktan çıkartılmak istenmektedir. Ayrıca hukuk sistemine sokulan ve adeta iktidarca atanan 'arabulucular/uzlaştırmacılar' kategorisi ile yargı daha da 'özelleştirilmektedir' denildi.
'Taslağı tümüyle reddediyoruz'
Açıklamada, taslağın yargının yükünü hafifletme, cezaevlerini boşaltma amacıyla oluşturulduğu belirtilen açıklamada, "Kadınlara karşı suçları, suç olmaktan çıkarmaya, kadınları saldırganları ile barıştırma/uzlaştırma girişimlerine, kadın/erkek tüm yurttaşların haklarına, güvenliğine ve onuruna karşı suçları, halktan 'yeni bir vergi toplama yöntemi' haline getirmeye, hukuk sistemini (iktidar atamalı) arabulucular/uzlaştırmacılar olarak parça parça özelleştirmeye, 'müstehcenlikle mücadele' ve 'çocukları koruma' bahanesiyle özgürlüklerimizin daha da kısıtlanmasına, yargıç kararı bile olmadan, 'terörle mücadele' bahanesiyle, şirket, dernek, parti, vakıf iletişiminin tespiti, dinlenmesi, gizli soruşturmacı (ajan) görevlendirilmesi ve teknik araçlarla izleme yapılmasına dair son TCK taslağınızı tümüyle reddediyoruz" denildi.
(gc)

