'Arîna min çeleng e li dinê bi nav û deng e'
09:32
Zehra Doğan-Bêrîtan Elyakut/JINHA
RIHA - Son slogan olan, “Sibel’den Arîn’e yürüyoruz zafere” sözlerinin ardından ölümsüzleşen güneşin çocuklarının saldırıya uğradığı noktada kızı Arîn Mîrkan’ı anlatan Wahide Xenan onu hala çocukluğunda söylediği “Arînamin çelenge lı dünyê nav û denge” sözleriyle andığını söylüyor.
Urfa’nın Suruç ilçesinde 20 Temmuz günü DAİŞ çeteleri tarafından gerçekleştirilen bombalı saldırının ardından 31 güneşin çocuğu ölümsüzlüğe doğru yol alırken, tek amaçlarının Kobanê’li çocuklara oyuncak ulaştırmak olan bu gençlerin saldırıdan hemen önce attığı slogan ise “Sibel'den Arin' e gidiyoruz zafere” sloganı olmuştu. Patlamanın gerçekleştiği noktada 31 kahramanın anısına oluşturulan taziye yerini bu gün son sloganın Arî’ninin annesi Wahide Xenan ve ablası Dicle Gencxemis ziyaret etti. Saldırıyı duyar duymaz Efrîn’den Suruç’a gelen Wahide ve Dicle ardından Kobanê’ye geçerek Arîn'in tecavüzcü kadın düşmanı çetelere karşı ölümsüzleştiği Mıştenur Tepesi’ni ziyaret edecek. İnsanlığın onurunu savunmak gibi zor bir görevi yaşamını feda ederek gerçekleştiren Arîn’i annesinden dinledik. Kızını “Arîna min çeleng e li dinê bi nav û deng e” sözleriyle yüreğinde ölümsüzleştiren anne Wahide, tüm dünya kadınları için kadın köleciliğine karşı mücadele etme umudu olan kızını gözleri parıldayarak anlatıyor.
‘Kızım yüreğimin ta derinliklerinde’
Duruşu itibariyle kamuoyuna da yansıyan mütevazi kişiliğe sahip Arî’ni sevgi dolu sözlerle ona iltifat ederek büyüttüğünü söyleyen Wahide, “Saçlarını tararken, banyosunu ederken, uyuturken sürekli ona güzel sözler söylerdim. Kızımı hep yücelten ifadelerle konuşurdum. Arin’imin gerçek adı Dilar, onun tüm dünya kadınları için sembolleşen saçlarını örerken, ‘Dilar’amın çelenge, li dinyê nav u denge’ derdim. Bu sözlerimden çok hoşlanırdı. Yüreğimin ta en derinlerinde yaşattığım kızıma her sabah, her akşam yine aynı sözleri söylüyorum. Yüreğimdeki kızım hiç ölmedi, biliyorum sizin yüreğinizde de ölmedi” diyor.
‘Fotoğraftaki gibi hep gülerdi’
Arîn Mîrkan, 5 Ekim 2014 yılında Kobanê’yi kuşatan DAİŞ çetelerine karşı tıpkı Sibel Bulut gibi fedai eylem gerçekleştirip ölümsüzleşen YPJ’li kahramanlardan… Tüm dünya ve her birimiz, Efrînli YPJ savaşçısı Arîn’in yaşamı ve özgürlüğe ölümüne tutkun o bakışlarına ve yüzündeki tebessümü hafızasına kazıdı. Peki ya annesi onu nasıl hatırlıyor, annesi onu şöyle anlatıyor: “Kızım çok olgun bir çocuktu. Her kesi çok severdi, hep örnek olurdu arkadaşlarına. Şimdi onu gülümseyen fotoğraflarından tanıyorsunuz ya, işte tam da öyleydi benim kıymetlim, sessiz ve güleç yüzlü kızdı benimkisi.
‘Saçlarını tarar türküler okurdum’
Arîn’imi el bebek gül bebek büyüttüm. Tüm anneler çocuklarını öyle büyütür ya ama benimkisi bir başkaydı, sanki geleceği görebiliyordum, bu yüzden daha bir düşkündüm kızıma. Saçlarını tarar türküler okurdum üzerine. Kızım beni hiç üzmedi, öyle bir gitti ki aramızdan, gidişine de üzülemiyor insan, çünkü sanki hep yaşıyor gibiymiş gibi hissediyorsunuz, daha bir onurlanıyorum.
‘Sıkı sıkı sarkıldı ve gitti’
Okulu çok sevmesine rağmen bir dönem hiç okula gitmedi, hep ‘okulda öğrenemediklerimi kendi başıma yaptığım okumalarımda yapabiliyorum’ derdi. Birde yerinde durmazdı hiç çok hareketliydi. Sık sık komşuların, amcasının dayısının evine gider gelirdi. Niye bu kadar geziyorsun dediğimde 'Halkımı çok seviyorum. Onların yanında olmak istiyorum' diyordu. Bir gün gelip bana sıkı sıkı sarıldı öptü. ‘Hayırdır neden böyle sarılıyorsun’ diye sormuştum, o da bana ‘annemsin sen benim’ diyerek gülümsemişti. O gece gittiği gündü. Onun için daha önce de Arîn'im kahramandır, dünyada yankı uyandıracak diyordum hep. Arîn bu sözümü yerine getirdi. Kürtlerin omzumda çok ağır yük var. Arîn’im büyüdü ve gerçekleştirdiği fedai eylemle bu yükü biraz azalttı. Arîn'imin gerçekleştirdiği eylem Kürt halkı için umut oldu. Kızımla gurur duyuyorum. Mücadele katıldıktan sonra içinde fotoğrafının da bulunduğu bir mektup göndermişti bize. Orada hep benden bahsediyordu.
‘Artık bir yoldaşım’
Arin'in bir arkadaşı yanıma gelip Arin'in 3 gün önce Kobanê'ye geçtiğini söyledi. Bende onu ne zaman görebileceğimi sordum, arkadaşı "Kobanê özgürleştiği zaman gidip görürüz" cevabını verdi. Bu konuşmadan 7 gün sonra fedai eylemi gerçekleştirdi. Arîn Kurban Bayramı'nda evden ayrılıp katılım yapmıştı, yine Kurban Bayramı’nda şehit düştü. Arîn'in 4 kardeşi de YPG saflarında. Benim için bütün şehitler aynı. Kardeşleri de onun yolunda ilerliyor. Kızımın onurlu mücadelesini sürdürmekten kesinlikle vazgeçmeyeceğiz. Ben artık bir anneden ok yoldaşım, işte bu yüzden kızım öldü diyemem.”
Kahramanlar her daim ardından bir tohum bırakır tekrar yeşersin diye, Arîn ise ardından binlerce tohum veren çiçeklerden. Başta ailesi olmak üzere tüm dünya kadınları mücadele saflarına iten inanç tohumlarını eken onurlu kahramanlardan… “Benden 2 yaş daha küçüktü ama Arin o kadar olgun düşünüyordu ki onun küçük olduğunu bilemezdiniz” diye kardeşi Arîn’i anlatan Dicle Gencxemis, 4 kız 7 erkek 11 kardeşli bir ailenin en küçüğü olan Arîn’in onun yaşama bağlılığı, yaşama yaklaşımının tüm kardeşlerinkinden daha farklı ve gerçekçi olduğunu söyleyen Dicle, “ Çok güler yüzlüydü, gülerken kahkaha atardı mesela. Bir ortamda sessiz sessiz oturduğunu göremezdiniz. Çok cana yakındı ve hemen ilişki geliştirirdi arkadaşlarıyla. Çok kitapta okurdu. Yoldaşlık duygusu onda çok gelişmişti. Arkadaşlarını kendinden daha çok düşünür ve severdi. Okuduğu okulda da çok başarılıydı. Sınıfında hep birinci gelirdi. Lise ikinci sınıfta da birinci oldu. Üçüncü sınıfı da 2 ay okuduktan sonra mücadeleye katıldı” diye kardeşini anlatıyor.
‘Şimdi hepimiz onun yolundayız’
Dicle Arîn’i son olarak şu sözlerle anlatıyor: “Mücadeleye katılacağı davranış ve söylediklerinden belliydi. Dağlardan bahsederdi hep oraların en güzel yer olduğunu söylerdi. Hep ‘yaşadığımız yerlerde dağdaki gibi bir yaşam yok’ derdi. Gerçek hayatın orada olduğunu söylerdi. Rejim güçlerinin baskısına da çok maruz kaldı. Okulda başarılı olduğu için hep bu başarısını kırmak isteyip, kendi çocuklarını ön plana çıkarmak istediler okul müdürleri, rejim yöneticileri. Rejimin baskısına artık dayanamadı ve gideceğini söyledi. 7 yıl boyunca göremedik. En son Kobanê'de gerçekleştirdiği eylemi duyduk. Şimdi hepimiz onun yolundayız.”
Arîn Mîrkan…
Nüfus adıyla Dilar Gencxemis yani Efrînli Arîn Mîrkan, daha 14 yaşındayken PKK saflarına katıldı. Kısa sürede komutan olan Arîn, Rojava devriminin başlamasıyla beraber, Kobanê’ye geçti. DAİŞ çetelerinin Kobanê’yi kuşatması sırasında cephede ön saflarda mücadele veren Arîn, son olarak çetelerle girilen çatışmada 4 Ekim 2014 yılında kadın düşmanı tecavüzcü çetelere karşı elindeki bombasıyla koşarak fedai eylem gerçekleştirdi. Fedai eylemiyle beraber çeteleri geri püskürten Arîn’in ardından göstermiş olduğu cesaretten dolayı kadınlar alanlara dökülerek hemen hemen dünyanın tüm kent meydanlarında onun posterini taşıyarak kadın özgürlüğü için haykırdı, haykırmaya devam ediyor. İşte bu yüzdendir o günden bu yana her devrimcinin ölümü pahasına attığı, “Sibel’den Arîn’e yürüyoruz zafere” sloganı…
(fk)

