Kadınlar AKP'ye Albert Einstein'in sözlerini hatırlattı
12:31
JINHA
ANKARA - Siyasi soykırım operasyonları ve Medya Savunma Alanları'na yönelik Türk savaş uçaklarının hava saldırısına tepki gösteren kadınlar, AKP'ye Albert Einstein'in, 'aynı şeyleri tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemek aptallıktır' sözlerini hatırlattı. "Savaşı dayatanlara karşı, barış mücadelesine her zamankinden daha fazla ihtiyaç var" diyen kadınlar, "Kürtler her türlü saldırıyı bertaraf etmesini bildi, ders almayanlar yok olacak ama örgütlü olan halk daha güçlenerek bu saldırıyı da boşa çıkaracaktır" dedi.
Yüzlerce kişinin gözaltına alındığı siyasi soykırım operasyonları, Medya Savunma Alanları'na yönelik Türk savaş uçaklarının dün akşamdan başlayan hava saldırıları ile AKP savaş konseptini devreye koydu. Tırmanan savaş ve saldırılara ilişkin konuşan Ankara'daki sivil toplum örgütü, siyasi parti ve sendika temsilcisi kadınlar, "Bu saldırı birleşilerek boşa çıkarılır" dedi. Kadın Dayanışma Vakfı Üyesi Nihan Damarlı "Rojava'da bir kadın devrimi yaşanıyor ve tepkiler bu kadın devrimine. Suruç katliamı aslında yeni inşa edilmek istenen hayata yönelik bir saldırıydı. Ama vazgeçilmemesi gerekiyor ve kadınlar devam ettirmeli bu inşayı. Savaşları erkekler çıkarıyor ama kadınlar zarar görüyor. Kadınlar pazarlar kurularak bir mal gibi alınıp satılıyor, kaçırılıyor, cariye olarak alınıyorlar. Savaşın en çok açı çekeni, fedakarlık yapmak zorunda kalanı, ezileni biz kadınlarız ve barışın ne kadar gerekli olduğunu en iyi biz kadınlar biliriz. Bu yüzden kadınlar girişimlerde bulunarak inisiyatifi ellerinde bulundurmalı ve farklı hayatlar yaşayan kadınlar birbirlerinin hayatlarına dokunarak ötekileştirmeden uzak ortak hareket etmeli ve barış isteklerini hep beraber haykırmalı. Artık ülkenin bütün kadınları birleşmeli, herhangi bir ayrımcılık yapmadan sorumluluk üstlenmeli. Uzun yıllardır süren bir savaş var ve ortak bir çalışmayla, örgütlenme ile barış isteklerini dile getirmeliler" diye konuştu.
'Kadınlar barışın çağrıcısı olacak'
KESK Kadın Sekreteri Gülistan Atasoy, "Rojava'da yaşanan devrim bir insanlaşma hareketiydi. Bu insanlaşmanın öz değerleri üzerinde ilk toplumsallaşmayı yaratan kadınların mücadelesiyle gerçekleşti. Suruç'da yapılan saldırı insanlığa yapılan bir saldırıydı. Sonrasında da yaşanan infazlar, ölümler ve çatışmalı süreç aslında tekrar geriye dönüşün, yeniden bir savaşın tüm Ortadoğu' ya ve Türkiye' ye yayılmasının amcıydı. AKP' nin son 13 yıldır tekçi otoriter yapısıyla 7 Haziran'la tek adamlık sistem üzerinden başka hesapları vardı bu hesaplar insanların yeni yaşam çağrısına cevap olmasıyla boşa çıktı. Dolayısıyla ya yerinden barışın bu topraklarda yeşermesi sağlanacak ya da eski zihniyetin yeniden bu topraklarda zuhur etmesi hesapları ortaya çıkacak. Biz kadınlar olarak, Türkiye'deki tüm toplumsal muhalefeti yürüten kesimler olarak bu süreçte daha çok müdahil olmak durumundayız. Bu anlamda yapılan tüm barış çağrılarına eylemlerine karşı toplumsal muhalefeti bir araya getirmek gibi bir görevimiz var. Bu da en çok barışa ihtiyacı olan kadınlar tarafından toplumsallaştırılabilir. Çünkü kadınlar barışı en çok savunan Kobanê'de, Rojava'da olduğu gibi aslında barışın temsilcisi olmuştur. Bu nedenle bütün barış çağrılarına kadınlar olarak cevap olacağız. Barış yürüyüşlerinin örgütlemede ve çalışmalarında yer alacağız" diye konuştu.
'Korku ve baskı yaratarak tek başına iktidar olmayı hedefliyor '
Kadın Özgürlük Meclisi üyesi Sakine Esen, "Dün Sayın Cumhurbaşkanının yaptığı konuşmalar hem toplumda korku iklimi yaratmaya hem de Müzakere Süreci'ni sona erdirildiğini ifade eden açıklamalardı. Tabi bu açıklamalar toplumun her kesiminde kaygı ve tedirginlik yaratmaya dönüktü. ' Bu daha başlangıç, operasyonların başlangıcı. Talimat verdim' ifadeleri aynı zamanda hukuk devletinden çıkıldığının bir ifadesiydi. AKP Hükümeti seçimlerde istediği sonucu alamayınca toplum üzerinde korku ve baskı yaratarak tek başına iktidar olmayı hedefliyor. Bunun yanı sıra uzun süredir Sayın Abdullah Öcalan üzerinde bir tecrit devam ediyordu ve bu tecritle de savaş konseptini devreye sokmuş gibi görünüyor. Bu temelde birçok insan gözaltına alındı ve birçok yerde bombardımanlar gerçekleştirildi. Barış. müzakereler, Çözüm Süreci bizim için son derece kıymetli. ' Bunlar çığırından çıkmıştı' ifadesinde ne anlatmaya çalışıyor? Çığırından çıkan bir şey varsa devreye sokulan savaş konseptidir. Gözaltına alınan arkadaşlarımızın derhal bırakılmasını ve geçici hükümetin toplumun geleceğini ve şu anını derinden etkileyen kararları almaması ve bu tür kararlar alma yetkisinin olmadığını düşünüyoruz. Bir savaşı başlatmaya, müzakere sürecini bitirmeye tek başına geçici bir hükümet yetkili değildir. O yüzden şuan ki geçici hükümet yetkililerine, cumhurbaşkanına savaş konseptini durdurun çağrısında bulunuyoruz" diye kaydetti.
Mücadele çağrısı
Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Selma Gürkan da "Hükümet, çözüm ve barış yanlısı olmadığını bu operasyonlarla bir kez daha gösterdi. Yetkisi olmayan geçici bir hükümetin ülkemizi hem içerde hem de dışarıda bir savaşa sürüklemesi savaş suçu işlediği anlamına gelmektedir. Daha önce birçok hükümet savaşmayı denemiştir ve sonuçları ortadadır. Biz emek, demokrasi ve barış güçleri olarak ülkemizin yeniden bir savaş ortamına sürüklenmemesi için bütün halkımızı barış ve çözüm için mücadeleye çağırıyoruz" şeklinde konuştu.
'Mücadele daha da yükselecektir'
Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan ise bu operasyonların ilk olmadığına vurgu yaparak "Gözaltı ve tutuklamaları gerçekleştiren aslında bir hükümet bile olmayan geçici hükümet pozisyonunda olan AKP Hükümeti'ni kınıyorum. Bunu bilsinler ki Kürt halkının 30 yıllık demokratik mücadelede pek çok kez bu tür saldırılar yapıldı. 10 binden fazla insanı cezaevlerinde susturmaya çalıştılar. 5-6 yıl öncede KCK adı altında yapıldı bu operasyonlar. Gözaltı ve tutuklamalarla hiçbir şey elde edilmedi ve edilmeyecek. Şuan ki mevcut taplo eskinin tekrarıdır. Albert Einstein'in bir sözü var 'Aynı şeyleri tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemek aptallıktır' cümle zaten her şeyi açıklıyor. AKP Hükümeti 30 yıldır tekrar tekrar aynı şeyi yapıyor. Operasyonlarla halkı yıldırmaya, korkutmaya, sindirmeye çalışıyor. Ama sonuç almak için dönüp bu halkın demokratik mücadelesine bakması gerek. Halkın bu görkemli mücadelesinde hiçbir geri adım atmayan Kürt Halkı bu operasyon dalgasında da geri adım atmayacaktır. Tam tersine mücadeleyi daha da fazla yükseltmesine vesile olacaktır" ifadelerinde bulundu.
(fk)

