'Onlar gibi gençlere sahip olduğumuz için hala umutluyuz'
14:23
JINHA
İSTANBUL - Cumartesi Anneleri, Suruç katliamını protesto etmek için bu hafta sessiz oturma eylemi yaparken haftanın açıklamasında Suruç katliamının devletin savaş politikalarının sonucu olduğu belirtilerek, "Onlar gibi gençlere sahip olduğumuz için hala her şeye rağmen gelecekten umutluyuz" denildi.
Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması amacıyla sürdürdükleri adalet arayışlarının 539'uncu haftasında Galatasaray Meydanı'nda bir araya geldi. Cumartesi Anneleri'nin kayıplarının fotoğrafları ve kırmızı karanfilleri taşıdığı eylemde ayrıca, Urfa'nın Suruç ilçesinde katledilen SGDF'li gençlerin isimlerinin yapıştırıldığı karanfiller ve "Umudun çocukları Suruç şehitleri" yazılı dövizler yer aldı. Cumartesi Anneleri'nin Suruç katliamını protesto için konuşmadıkları eylemde kaybedilenlerin kardeşleri konuştu.
'Suruç'ta kardeşlerimizin geleceklerini çaldılar'
Eylemde ilk olarak söz alan kaybedilen Hayrettin Eren'in kardeşi Faruk Eren, devletin ülkeyi 1990'lı yıllara çekmeye çalıştığına vurgu yaparak, "Zor bir hafta geçiriyoruz. 31 kardeşimiz için ağlıyoruz. Ülkemizde bombalar patlıyor" diye konuştu.
Kaybedilen Rıdvan Karakoç'un kardeşi Hasan Karakoç, 20 yıldır annelerin ağlamaması için direndiklerini söyledi. Hasan, "Bir hafta önce canımızın yarısını aldılar. Şimdi bu meydanda onlara diyoruz ki, 'mücadelenizi devam ettireceğiz'. Eli kanlı katillerin sonu hep mahkumluktur. Yaptıklarının cezasını çekeceklerdir" dedi.
Kaybedilen İsmail Bahçeci'nin kardeşi Umut Bahçeci ise, "Böyle devlet olmaz olsun. Devlet faşizm uyguluyor. Suruç'ta kardeşlerimizin geleceklerini çaldılar. Acilen insanlık adına adım atılmalı" sözlerine yer verdi.
Hasan Ocak'ın kardeşi Maside Ocak'ta, "Geçen hafta Cemil abi ve Çağdaş buradaydı. Şimdi onlarsız buradayız. Onlarla aynı mücadele yürüttüğümüz için gururluyuz" ifadelerini kullandı.
'Yaşananlar iktidarın izlediği Kürt karşıtı savaş politikalarının yansımasıdır'
Ardından basın metnini okuyan İHD İstanbul Şubesi Üyesi Meryem Göktepe, "Onlar Galatasay'da, Roboski'de, Soma'da adalet arayan annelerin yanında olan merhametli, vicdanlı çocuklarımızdı. Cemil bizi yalnız bırakmadı. Büşra Galatasay'da basın açıklaması okudu. Hatice Ezgi bizi desteklemek için her fırsatta Galatasaray'a geldi. Çağdaş her Cumartesi Galatasaray'da elimiz ayağımız oldu. Onlar gibi gençlere sahip olduğumuz için hala her şeye rağmen gelecekten umutluyuz" dedi.
Suruç'ta yapılan katliamın devletin barış karşıtı politikaları olduğunu belirten Meryem, yapılan katliamların devletin bilgisi ve yol vermesi dışında olamayacağını söyledi. Meryem, "Bütün bu olup bitenler iktidarın izlediği Kürt karşıtı savaş politikalarının yansımasıdır. Türkiye'nin güvenliği içte ve dışta Kürtlerle düşmanlık değil, eşit yurttaşlık ve dostluk politikasını gerektirir" sözlerini kullandı.
Son olarak Meryem, "Bugün barış istiyoruz talebini her zamankinden daha gür, daha ısrarlı dillendirmeye ihtiyacımız var. Ülkede ve bölgede barış istiyoruz. İnsanlar ölmesin, yaşasın istiyoruz. Ülkede ve bölgede vahşet, kin, intikam değil insanlık egemen olsun istiyoruz" diye belirtti.
Basın metninin okunmasının ardından eylem sona erdi.
(ro-mı/dc/gc)

