BDP: Hükümet Van depremini rant aracı haline getirmiştir

16:13

 


JINHA


AMED - BDP Genel Merkez, Van'da yaşanan deprem felaketinin ikinci yıl dönümünde yayınladığı yazılı basın açıklamasında Van depremi üzerinden iki yıl geçmesine rağmen, insanların aynı sıkıntıları yaşadıklarını belirterek, felakete rağmen Van'ın afet bölgesi ilan edilmemesine ve hükümet'in Van'a karşı ayrımcı bir yaklaşım sergileyerek, bölge halkına ikinci bir felaket yaşatmasını eleştirdi. BDP açıklamasında, "Van halkının acısını yüreğimizde taşımaya devam ediyoruz" dedi.


Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Genel Merkezi, 23 Ekim 2011 tarihinde Van'da meydana gelen depremde aralarında iki basın emekçisinin de bulunduğu yaşamını yitiren yüzlerce kişiyi anmak amacıyla yazılı bir basın açıklaması yayınladı. Ülke tarihinin en büyük felaketlerinden biri olan depremde yüzlerce insanın yaşamını yitirdiğini, on binlerce insanın ise evsiz kaldığını hatırlatan BDP, "Van bölgesi sosyal ve ekonomik olarak tarihin en ağır yıkımını yaşamıştır. Ancak asıl yıkım depremin altında kalan devletin ve hükümetin insanlık vicdanını sızlatan yaklaşımı olmuştur" dedi.


'İki yıl geçmesine rağmen halk hala mağdur'


Felaketin hemen ardından ulaştırılması gereken yardımların günler sonra Bölgeye ulaştırıldığına dikkat çeken BDP, "Yardımlar bekletilmiş ve dağıtımı da eşit bir biçimde yapılmamıştır. İnsanlar günlerce soğukta, aç, susuz bekletilmiş, çaresizlik içindeki binlerce insan göç etmek zorunda kalmıştır" ifadelerine yer verdi. "Hükümet,  yerel yönetimlerin ve sivil toplum örgütlerinin yardım dağıtımını da engellemiştir" diyen BDP, halka ilk anda yardım eden belediye başkanı Bekir Kaya ve parti yöneticilerinin KCK adı altında gerçekleştirilen operasyonlar ile tutuklandığını kaydetti. BDP, yaşanan deprem felaketine rağmen Van'ın afet bölgesi ilan edilmemesine ve Hükümetin Van'a karşı ayrımcı bir yaklaşım sergileyerek, bölge halkına ikinci bir felaketi yaşattığına dikkat çekerek, aradan geçen iki yıla rağmen Van depreminin yaraları sarılmadığı gibi, halkın mağduriyetinin de hala devam ettiğini belirtti.


'Konutlar, borç yükünün altında verildi'


İnsanların konteynırlardan çıkarıldığını ve gidecek yeri olmadığı için konteynırlarda kalanların da elektriği ve suyu kesilerek, insanlık dışı bir yaşama mahkûm edildiklerini ifade eden BDP, "Aynı mağduriyetler deprem konutlarında da yaşandı. Van ekonomisi yerle bir olmuşken bu gerçek göz ardı edilerek deprem konutları, insanlar aşırı borçlandırılarak dağıtıldı. İmkânı ve geliri olmayan insanlar konut edinemediği gibi, bin bir çileyle konut almaya çalışanlar da aşır borç yükünün altına sokuldu" şeklinde ifadelerde bulundu. Bu durumun soygun olduğuna ve deprem konutları üzerinden rant sağlandığına işaret eden BDP, "Aradan geçen iki yıla rağmen halk kan ağlamaktadır. Gelen yardım paralarının nereye, ne şekilde dağıtıldığı bile netlik kazanmamıştır" dedi.


'Depremzede halka, sefalet, açlık reva görüldü'


"Van halkı, depremin yaralarını saracağına Van depremini siyasi ve ekonomik bir rant aracı haline getiren bir iktidar zihniyetiyle karşı karşıya kalmıştır" vurgusunu yapan BDP Genel Merkez, Van'da elektriği ve suyu kesilerek konteynırlardan çıkmaya zorlanan ailelerin, iki aydır açlık grevinde olduğunu da hatırlatarak "Hükümetin Van halkına, açlığı, sefaleti, yıkımı reva gören, çaresiz insanları konteynırlardan çıkartmak için çağ dışı yollara başvuran bu anlayışını kınıyoruz açıklamasında bulundu. Van halkının yaşadığı sorunların sorumlusu olarak AKP Hükümeti ve emrindeki devlet kurumlarını gösteren BDP, açıklamasına şu ifadelerle devam etti:


"Van halkı kendisine yaşatılan bu durumu asla unutmayacaktır ve her fırsatta bunun hesabını soracaktır. BDP olarak tüm gücümüzle, imkânlarımızla, yerel yönetimlerimizle depremin yaşandığı ilk günden bu yana halkımızın yanında olduk, birlikte ağladık, birlikte mücadele ettik, birlikte direndik, seferber olduk. Bundan sonra da Van halkının yanında olacağız ve sesi olmaya devam edeceğiz. Bir kez daha depremde yaşamını yitiren kardeşlerimizi saygıyla anıyoruz. Van halkının acısını yüreğimizde taşımaya devam ediyoruz."


(sg/gk)