DAİŞ’le anılan Adıyaman’da halk ‘can güvenliğimiz yok’ diyor

09:02

Zehra Doğan-Bêrîtan Elyakut/JINHA

SEMSUR – İntihar bombacılarının kimliğinin açıklanmasıyla beraber gözlerin çevrildiği kentte yurttaşlar tedirgin. Mikrofonu uzattığımız esnaf yaşadıkları panik yüzünden kepenkleri erken saatlerde indirdiklerini belirtirken kentte ayrıca DAİŞ çetelerinin küçük esnaf tarzında yayıldığı söyleniyor. Menzil şeyhinin de desteklediği iddia edilen çetelerin Kahta ve Samsat’ta karargah kurdukları belirtiliyor.

Diyarbakır'daki HDP mitingine bombalı saldırı düzenleyen Orhan Gönder ile Suruç'ta sosyalist gençlere dönük canlı bomba saldırısı gerçekleştiren Şeyh Abdurrahman Alagöz'ün de Adıyamanlı olmasıyla birlikte kentte gerginlik tırmandı. “Huzur kenti” diye nitelendirilen kentte son zamanlarda DAİŞ çetelerinin artmasıyla birlikte, “huzursuz kent” haline geldi. Mikrofonu uzattığımın esnaf artık kepenklerini erkenden kapattığını söylerken, köylüler de gece saatlerinde nöbette olduğunu belirtiyor. Özellikle son zamanlarda çarşaflı peçeli kadınların çoğaldığı kentte herkes birbirinden şüphe eder haline geldi. Kentte en dikkat çekici nokta ise Diyarbakır bombacısının da içinde bulunduğu Alevi gençlerin DAİŞ’e katılması.

'Kahta ve Samsat'ta karargah mı var?'

Yurttaşlardan aldığımız bilgilere göre çetelerin küçük esnaf halinde kendini kentte var etme ve kabul ettirme taktiğiyle 3 yıl önce yayılmaya başladığı belirtiliyor. Özellikle fırın, küçük bakkal, zücaciyeci ve çay ocakları gibi işletmeler açarak örgütleme çalışmaları sürdüren DAİŞ çetelerine en büyük desteğin ise Menzil Şeyhi’nin verdiği iddia ediliyor. Ayrıca kentte 20 Temmuz günü Kurk köyü kırsalında bir uzman çavuşun yaşamını yitirmesi ve iki uzman çavuşun da yaralanmasıyla sonuçlanan, HPG'liler ile askerler arasında çıkan çatışmaya DAİŞ'lilerin neden olduğu ileri sürülüyor. Neredeyse her sokakta DAİŞ çetelerinin olduğu kentte ayrıca son zamanlarda Afgan, Türkmen gibi daha birçok halktan şüpheli kişilerin arttığı belirtilerek, hızla örgütlenen DAİŞ içinde evliliklerin de yine örgüt içinde yapıldığına dikkat çekiliyor. Yetkili kişilerden aldığımız bilgilerde ise Kahta ve Samsat’ın DAİŞ’in karargahı olduğu belirtiliyor.

‘Gece eğitimleri yapılıyor, örgütleme okullarda başlıyor’

Terörist saldırıyı gerçekleştiren Şeyh Abdurrahman Alagöz'ün ağabeyi tarafından Bahçelievler Mahallesi'nde işletildiği öne sürülen İslam Çay Ocağı ise deşifre olmalarının ardından kapatılmış durumda. Mikrofonu uzattığımız esnaflar ise tedirgin. Tuhafiye işletmecisi Senem Yılmaz, “Artık huzurumuz kalmadı, her an birileri saldıracak diye bekliyoruz” diyor. DAİŞ’in hızla örgütlenmesine rağmen herhangi bir önlemin alınmadığını söyleyen Senem, DAİŞ’in okul ve kuran kursunda çocukları örgütlediğinin vurgusunu yaptı. Manav işletmecisi Yasemin Varan ise artık sabah en kalabalık olduğu dönemde dükkanı açtıklarını ve hava kararmadan ise kepenkleri indirdiğini belirtiyor. Yasemin, “Gece eğitimleri gibi eğitimler yapıyorlarmış. Çarşı peçeli kadınlar ve sakallı erkeklerle doldu. Hiç kimse korkudan ses çıkaramıyor, çok korkuyoruz” diyor.

‘Alevilikte böyle bir terbiyesizlik olmaz’

Son gelişmelerde ise en tedirgin olanlar Aleviler. Satıcı kılığıyla DAİŞ çetelerin Alevi yaşam alanlarını fişleme duyumlarından sonra daha da tedirgin olan Aleviler aynı zamanda Alevilerden de çetelere katılmasına büyük bir tepki gösteriyor. Market işletmecisi Abuzer Yorulmaz Aleviler üzerinde Emeviler’den buyana sistematik bir şekilde katliam geliştirildiğinin altını çizerek, “Olası bir saldırı mümkün, yakındır” diyor. “Ben Şerefli Türkiye cumhuriyetinin Alevi Kürt bir vatandaşı olarak başımı yastığa rahat koyamıyorum” diyen Abuzer, yurttaşların böylesi huzursuzluk içine girmesinde hükümetin sorumlu olduğunu vurguladı. Bombalı saldırıların kişiler üzerine yığılmaması gerektiğinin altını çizen Abuzer, “Diyarbakır patlamasını gerçekleştiren zat, ‘ben Aleviyim’ diyor. Alevilikte böyle bir terbiyesizlik olmaz. Aile ne kadar üzüldüğünü ifade etse de ben aileyi de kınıyorum. Ailevilikte böylesi bir ahlaksızlık olmaz, DAİŞ’e katılması kabul edilemez. Yine de o tek suçlu değildir, suçlu bu ülkenin yönetici kadrosudur” diyor. DAİŞ çetelerine karşı artık seferberlik ilan edilmesi gerektiğini kaydeden Abuzer, “İmam ve din adamları artık 657 köleliğinden çıksın ve haddini aşan bu çetelere karşı harekete geçsin. Artık Adıyamanlıyım demeye utanıyorum” diyor.

‘Vuran da ölen de Allahuekber diyor hangisine inanacağız’

Evde çalışan kadınlar da çetelerin artmasıyla beraber kentte yürüyemez hale geldiklerini söylüyor. “Vuran da ölen de Allahuekber diyor hangisine inanacağız” diye tepkisini gösteren evde herhangi bir ücret almadan çalışan Fatma Yorulmaz, okula giden çocukları olduğu için panik halinde olduğunu söylüyor. Çocuklara uyuşturucu madde verilerek örgütleme yapıldığını iddia eden Fatma, “Ülke büyük bir kaosun içinde, gençler inanılmaz bir şekilde madde bağımlısı haline getirilirken, asker de ‘kafasına sıktı’ süsü verilerek çocuklarımız katlediliyor. Kürt nefreti hala eskisi gibi devam ediyor. DAİŞ eliyle bizim üzerimizde büyük bir katliam planı olduğunu düşünüyorum” diye tedirginliğini ifade ediyor. Herhangi bir ücret almayan ev işçisi Rabia Akel de gençlere uyuşturucu verildiğini iddia edenlerden. Rabia, “Birbirimizin telefonu ezberledik artık. Her an bir şey olacak diye tetikteyiz. Gece herhangi bir ses duyduğumuzda hemen telefona sarılıyoruz. Tüm ailelere sesleniyorum, çocuklarınıza sahip çıkın” çağrısında bulundu.

‘Aileler HDP’ye başvuruyor’

HDP Adıyaman İl Eş Başkanı Fahriye Akbaba örgütlenmenin vahim derecede hızla arttığını söylüyor. Şu ana kadar yüzlerce ailenin ‘Çocuğum DAİŞ’e katıldı kurtarın onu’ diye yardım istediklerini söyleyen Fahriye, “Ailelerin genelde emniyet başvurularının sonuçsuz kalıyor” diyor. Adıyaman’ın sosyoekonomik yapısına dikkat çeken Fahriye, “Herhangi bir iş istihdamının olmadığı kentte, gençler uyuşturucu bağımlısı haline geldi. Kendini bu tür şiddet saçan çetelerde var ediyorlar. Özellikle Menzil şeyhinin buna aracılık yaptığını görüyoruz. DAİŞ’im canlı bomba ailelerine yüklü bir miktarda para teklifinde bulunduğu iddiaları da kulağımıza geldi. Bir oyuncak engellenirken, bir bomba nasıl Suruç’a gider. Adıyaman’da şu ana kadar 4 canlı bomba çıktı. Bir tek devlet yetkilisi buraya gelip incelemede bulunmadı. O zaman tek suçlu AKP’dir. Ahmet Davutoğlu kente başka sebeplerden dolayı ziyarete gelmişti. Aileler ondan yardım istedi ama herhangi bir sonuç alamadı. Şimdi aileler bize başvurdu ve genel merkez olarak bir çalışma başlattık” diyor.

(zd)