Nimet Tanrıkulu: Acilen barış için mutabakat oluşturulmalı
09:04
JINHA
İSTANBUL - BİKG'den Nimet Tanrıkulu, 2 buçuk senedir müzakere sürecinin tek taraflı yürütüldüğüne dikkat çekerek, "Devlet seçim sonuçlarını hazmedemedi ve yıllarda olduğu gibi oluşturdukları kendi derinleriyle iş başına geçti. Barışın toplumsallaşması, demokrasi ve özgürlükler için acilen bir mutabakatın oluşturulması lazım. Esas olan bütün kesimler ve halklar tarafından barış mutabakatı için ısrar edilmesidir " dedi.
Türkiye Devleti'nin iki gün önce başlattığı gözaltı operasyonları ve son olarak da dün gece TSK, Medya Savunma Alanları'na yönelik hava saldırısı gerçekleştirdi. Medya Savunma Alanlarına yönelik gerçekleştirilen hava saldırısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Barış İçin Kadın Girişimi'nden (BİKG) Nimet Tanrıkulu, 2 buçuk senedir müzakere sürecinin tek taraflı yürütüldüğüne dikkat çekti. Nimet, AKP'nin seçim sonuçlarını hazmedemediğini belirterek, "AKP, 1990'lı yıllarda olduğu gibi oluşturdukları kendi derinleriyle iş başına geçti. Barışın toplumsallaşması, demokrasi ve özgürlükler için acilen bir mutabakatın oluşturulması lazım. Esas olan bütün kesimler ve halklar tarafından barış mutabakatı için ısrar edilmesidir " dedi.
'Devletin politikalarıyla barış olmaz'
Kadınlar olarak Türkiye topraklarında uzun seneler barış için mücadele ettiklerini ifade eden Nimet, "Devletin, bu sistemin yürüttüğü barış politikalarına karşı 'böyle barış olmaz' dedik. Barış toplumsallaşmadığı, şeffaflaşmadığı sürece sahici olmaz dedik. Söylemlerimizden biriside devletin müzakere sürecinde sahici olmadığıydı. Sayın Öcalan'da müzakere sürecinde görüşmelerde izleme gruplarının olmasını ve kadıların masada yer alması gerektiğini belirterek, kadınların olmadığı yerde barışın gerçekten yürümesinin mümkün olmadığını söylemişti" diye konuştu. Var olan hükümetin 'savaş hükümeti' rolünü oynadığını vurgulayan Nimet, "Türkiye sınırlarından hükümet kurulmadan saldırılar yapılıyor. Bütün savaş malzemeleri kullanılarak yüzlerce insana saldırıyorlar. Kobanê'de IŞİD'e değil YPJ/YPG'ye saldırıyorlar. IŞİD'le kol kola sınırdaydılar. Devlet bugün IŞİD'e saldırabilecek noktadaysa bütün her şeyi biliyorsa neden daha önceden IŞİD'e saldırmadı" diye sordu.
'90'larda ki infaz süreçlerine başladı'
Nimet, gerçekleştirilen gözaltı operasyonlarında Günay Özarslan'ın katledilmesine de değinerek, "Operasyonlarda, yargısız değil aksine yargılı bir şekilde belirli yargılarla bir kadın katledildi. Kişilerin ne olurlarsa olsun sağ ele geçirilme hakkı var. Devlet 90'larda ki 80'lerde ki gibi infaz süreçlerine başladı. Yaratılan düşmanlıklara yenilerini ekliyorlar. Devlet kendi rolünü oynuyor" dedi. Suruç'ta katledilen SGDF'lilerin de barışın toplumsallaştırılması için orada olduklarını söyleyen Nimet, "Barışın dilinde ısrarcı oldular. Ama bu da olmadı. Her şeye rağmen her şeyde ısrar etmemize rağmen devlet bunda da aksi davrandı" şeklinde konuştu.
'Saldırılar barış sürecinin konuşulduğu dönemde gerçekleşti'
Türkiye'nin Medya Savunma Alanlarına yönelik gerçekleştirdiği bombalı saldırıların ciddi bir boyutu olduğunun altını çizen Nimet, "Tam da barış sürecinin konuşulduğu bir dönemde gerçekleşmesi ciddiyetini göstermektedir. Bu konuda ana akım medyanın da yaptığı bir çığırtkanlık var. Bu saldırıların, savaşın ve vahşetin mimarlarından birisi de medyadır. Yalan yanlış haberlerle bunları yapmaktadır" diye kaydetti. Nimet, barış için ısrarcı olunması gerektiğini ifade ederek, "Barışın toplumsallaşması, demokrasi ve özgürlükler için acilen bir mutabakatın oluşturulması lazım. Esas olan bütün kesimler ve halklar tarafından barış mutabakatı için ısrar edilmesidir. Türkiye halkları 2 buçuk senede çözüm sürecine itiraz etmemiştir. Devlet 7 Haziran seçimlerinde uğradığı 'yenilgi' sonrası bu durumu göstermiştir. Paris katliamının arkasında da bu vardı" dedi.
'Kobanê'de tampon bölgeyle barış olmaz'
Tampon bölge oluşturmak ve sınırlara duvarlar çekmekle barış olmayacağını dile getiren Nimet, "Bunlar kendi mekanizmalarını kurma yöntemleridir. Kobanê'de tamponla barış olmaz. Barış bu ülkenin halklarının talep ettiği gibi olur. Bu barıştaki ısrarına halkların ısrarıyla yaşadık. Medyada izledik Sayın Öcalan'ın görüşlerinin devam etmemesiyle ilgili. Bütün bu sürecin imkanlarının kullanması gereken şahsiyet bütün imkansızlıklarını kullanıyor bu doğru değil. Halk zaten seçimlerde onların bugün uyguladığı savaş politikalarından dolayı oylarını çekmişti. Siz savaş politikalarınızla bunu yapamazsınız. Oylarının düştüğünü düşünmesi gerekirken halklara kendi sınır ötesine saldırması bir devlet politikası olamaz" diye belirtti. Nimet, gençlerin ve savunma siyaseti yürütenlerin barış mücadelesini devam ettireceklerini belirtti. Türkiye ve Kürdistan'da mücadele eden insanların barış için ısrarcı olduklarını söyleyen Nimet, "İktidar hırslarından vazgeçmelidir. Bu hırslar halklara fayda sağlamayacaktır. Kadılar bunu halklarla paylaşmalı. Savaş kışkırtıcılığını doğru anlatmamız lazım" şeklinde konuştu.
'Tecrit kaldırılsın, hırslarından vazgeçsinler'
Son 3 aydır durma noktasına gelen çözüm sürecinin acilen başlaması ve PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde ki tecridin kaldırılması gerektiğini ifade eden Nimet, "Hırslarından nefretlerinden vazgeçsinler. Halklar kim doğru politika yürütüyorsa görüyor. Mecliste kararlar çıkarabilirler savaşı başka noktalara sürükleyebilirler bu açıdan da muhalefet doğru noktada durmalı. Yaşanan savaşa dur diyelim her tarafta barış için kararlıyız ısrar ediyoruz diyelim. Hükümetin kurulmasında ısrarcı olalım aslında suç işliyor her ne kadar üyesi olmasak da LAHEY'e başvurmalıyız. Gözümüzün önünde haklarını arayan kendi topraklarında barışı kurmaya çalışan Kobanê halkına savaş açılmış durumda. Kadının özgürleşmesi ve 90larda yaşadığı savaş hakikatlerini biliyoruz" değerlendirmelerinde bulundu.
(dk/dc)

